Yoksa sen de Truman Show?un birer oyuncusu musun?

Yoksa sen de Truman Show?un birer oyuncusu musun? DİN
0,0
13.03.2013 20:50:33
A+ A-

 

3 boyutlu bir dünya düşünün. Ses var, ışık var, derinlik var. İnsanlar duyuyor, dokunup hissediyor, görüyor, tad alıyor ve kokluyor. Bu beş duyu sayesinde bu üç boyutlu dünyanın içinde ülfeti hiç ama hiç kırılmadan yıllarca yaşıyor. Dışarıdaki görüntü elektrik sinyalleriyle, üç boyutlu, son derece renkli ve canlı bir şekilde, hiç kesintiye beyninin küçücük görme merkezinde oluşuyor. Bir an kesintiye uğrasa insanın şuuru açılabilir, bu yüzden görüntü hiç kesilmiyor. Bundan dolayı da insan sakin bir şekilde bu üç boyutlu sahte dünyada yaşamını sürdürüyor. Onun tüm ihtiyaçları önüne hazır sunulmuş ya, o yüzden hiç düşünme ihtiyacı duymuyor.

Böyle hiç düşünmeden, yıllarca yaşıyor, şuur kapalı. Bakıyor ama görmüyor. Tıpkı Truman Show'da olduğu gibi. İşi oluyor. Sabah hazırlanıp işine gidiyor, her şey otomatikleşmiş onun için. Durakta uyuklayarak servisini bekliyor, serviste de uyuyor. İşe gidip robot gibi bilgisayarına oturuyor, tam vaktinde öğlen yemeğine çıkıyor, akşam yine evine dönüp televizyonun başına geçiyor ve dizilerini seyrediyor. Onlarla heyecanlanıyor, gülüyor, seviniyor, ağlıyor. Sonra da gidip uyuyor. Zaten milyarlarca insan da kendisi gibi yapıyor. Hiçbiri bu üç boyutlu hayatın dışına çıkamıyor. Onları oyalayacak o kadar çok şey var ki, iş hayatı, hastalıklar, çocuklar, borçlar, alışverişler. Değil düşünmek, hayat koşuşturması içinde kendisini bile unutacak hale geliyor.

Peki neden dünyada yaşayan milyarlarca insan bu üç boyutlu dünyanın dışına çıkamıyor? Çünkü izin yok da ondan. İnsan bu üç boyutlu sistemin içine kilitlenmiş. Bulunduğu yerden dördüncü boyutu göremiyor. Mesela kendisi gibi yaratılan ama ayrı boyutta olan melekleri ve cinleri göremiyor. Kendisi için çizilen kaderini yaşadığını fark edemiyor. Dış dünyanın görüntülerinin beyninde oluşturulduğunu kavrayamıyor. Allah tarafından bu üç boyutlu sisteme kilitlendiğinin farkında olmadığı içinde kapalı bir şuurla yaşamını sürdürmeye devam ediyor.

Andolsun, cehennem için cinlerden ve insanlardan çok sayıda kişi yarattık (hazırladık). Kalpleri vardır bununla kavrayıp-anlamazlar, gözleri vardır bununla görmezler, kulakları vardır bununla işitmezler. Bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha aşağılıktırlar. İşte bunlar gafil olanlardır. (Araf Suresi, 179)

"İnsan uykudadır, ölünce uyanır" sözü insanların içine düştüğü bu durumu aslında çok iyi özetliyor. İnsan işte ancak öldüğü zaman aniden, hiç beklemediği bir anda o üç boyutlu dünyanın içinden çıkıyor. O zaman dördüncü boyutu görebiliyor. Zaman ve mekân tamamen kalkıyor. İnsanın bedeni diye bir şey de kalmıyor, ruh haline geliyor. İnsanın mecbur olduğu bütün sistemler, bedeni ihtiyaçları, acizlikleri, hepsi kaldırılıyor. İnsan o zaman dünyanın aslında geçici bir yer olduğunu, imtihan olduğunu, asıl hayatın ahiret olduğunu anlıyor. Üzerindeki gaflet perdesi tamamen kaldırılıyor. Bakın insanların bu adeta uykudan uyanışları Kuran'da nasıl bildiriliyor:

Demişlerdir ki: "Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va'dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş". (Yasin Suresi, 52)

İnsan ölür ölmez görüş gücü keskinleşiyor, şuuru tam olarak açılıyor. Tüm hayatı boyunca Allah'ı unutarak bir hayat sürdüğünü anlıyor.

İşte ben bir yandan her gün işyerime gelirken yüzlerce, faunusun içinde yaşayan oyuncuları görüyorum. Hepsi rolünü mükemmel oynuyor. Gözlerindeki ifade bomboş. Ne için bu dünyaya geldiklerinin, ne için yaratıldıklarının farkında bile değiller, ölümün çok yakın olduğunun farkında bile değiller. Allah'ın onları sarıp kuşattığının farkında bile değiller. Sadece kaderlerini yaşadıklarının farkında bile değiller. O beyninin içindeki görüntülerin içinde kaybolup gitmişler, kendileri gibi milyarlarca insanın arasına karışmışlar. Ne kadar çabalarsa çabalasınlar, içinde yaşadıkları fanusun dışına asla çıkamazlar. Allah dilemedikçe asla gerçek hayatın bu dünya olmadığını fark edemezler. Ancak iman eden, Allah'ın akıl ve şuur verdiği insanlar bu milyarlarca insanın arasından sıyrılırlar. Bakarlar ve görürler, duyarlar ve anlarlar, Allah'ın yakın takibini tam kalplerinde hissederler. Çok kısa bir süre sonra ölümün gelip kendilerini bu üç boyutlu sahte dünyadan çıkaracağını bilirler. Dolayısıyla fanusun içinde yaşıyor gibi gözükseler de aslında akıl ve şuur olarak fanusun dışındadırlar. Fakat milyarlarca şuuru kapalı insanın içinde sayıları çok az olduğu için fark edilmezler.

Bu film konuyu daha iyi anlamanızı sağlayacaktır:

http://www.youtube.com/watch?v=5Qgi7VgQKfw&feature=relmfu

Kaynak: http://maddehayalmigercekmi.blogspot.com/



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.