Yunus Peygamber balığın karnındayken

Yunus Peygamber balığın karnındayken DİN
0,0
25.12.2015 15:24:08
A+ A-

Hazret-i Yunus aleyhisselâm denize atılmış, büyük bir balık onu yutmuş. Deniz fırtınalı ve gece dağdağalı ve karanlık ve her taraftan ümit kesik bir vaziyette, "Senden başka ilâh yoktur. Seni her türlü noksandan tenzih ederim. Gerçekten ben kendine zulmedenlerden oldum." Enbiyâ Sûresi, 21:87. Ayetindeki  duası, ona sür'aten kurtuluş vasıtası olmuştur.

Şu duanın büyük sırrı şudur ki;

O vaziyette sebeplerin hepsi  sukut etti. Çünkü o halde ona kurtuluş verecek öyle bir Zat lâzım ki, hükmü hem balığa, hem denize, hem geceye, hem gök yüzüne geçebilsin. Çünkü onun aleyhinde gece, deniz ve balık, ittifak etmişler. Bu üçünü birden emrine boyun eğdiren  bir Zat onu güvenli bir sahile çıkarabilir. Eğer bütün halk onun hizmetkârı ve yardımcısı olsaydılar, yine beş para faydaları olmazdı.

Demek ki sebeplerin tesiri yok. Sebeplerin asıl sahibinden başka bir melce olamadığını aynelyakin gördüğünden, sırr-ı ehadiyet, nur-u tevhid içinde inkişaf ettiği için, şu duası birden bire geceyi, denizi ve balığı kendisine boyun eğdirmiştir. O nur-u tevhid ile balığın karnını bir denizaltı gemisi hükmüne getirip ve sarsıntılı vaziyette dağlar gibi denizin dalgaları dehşeti içinde , denizi, o nur-u tevhid ile emniyetli bir meydan, bir gezinti yeri ve seyir alanı halini alarak o nur ile gök yüzünü bulutlardan süpürüp, ayı bir lâmba gibi başı üstünde bulundurdu. Her taraftan onu tehdit ve baskı kuran  o varlıklar, her cihette ona dostluk yüzünü gösterdiler. Tâ  güvenli bir sahile  çıktı, bir kabak ağacı altında  altında Allah’ın lütfuna şahitlik  etti.

İşte, Hazret-i Yunus aleyhisselâmın birinci vaziyetinden yüz derece daha müthiş bir vaziyetteyiz. Gecemiz istikbaldir. İstikbalimiz, gaflet nazarı ile, onun gecesinden yüz derece daha karanlık ve dehşetlidir. Denizimiz, şu yeryüzüdür.

Bu denizin her dalgasında binler cenaze bulunuyor; onun denizinden bin derece daha korkuludur. Bizim nefsimizin yasak arzuları da, bizi yutan balığımızdır. Ebedi hayatımızı sıkıp mahvına çalışıyor. Bu balık, onun balığından bin derece daha zararlıdır. Çünkü onun balığı yüz senelik bir hayatı mahveder. Bizim balığımız ise, yüz milyon seneler hayatın mahvına çalışıyor.

Madem hakikî vaziyetimiz budur. Biz de, Hazret-i Yunus aleyhisselâma uyarak, bütün sebeplerden yüzümüzü çevirip, doğrudan doğruya, Sebeplerin asıl sahibi olan Rabbimize sığınıp  "Senden başka ilâh yoktur. Seni her türlü noksandan tenzih ederim. Gerçekten ben kendine zulmedenlerden oldum." Enbiyâ Sûresi, 21:87. demeliyiz ve aynelyakin anlamalıyız ki, gaflet ve sapkınlığımız sebebiyle aleyhimize birleşen  gelecek, dünya ve nefsin heveslerinin zararlarını def edecek yalnız o Zat olabilir ki, gelecek  onun emrinde, dünya onun kükmünde, nefsimiz onun idaresinde olsun.

Acaba Göklerin ve Yerin yaratıcısından başka hangi sebep var ki, en ince ve en gizli kalbimizin hatıralarını bilecek? Ve bizim için geleceği, âhiretin yaratılmasıyla ışıklandıracak ve dünyanın yüz bin boğucu dalgalarından kurtaracak -hâşâ-  Yüce Rabbimizden başka hiçbir şey, hiçbir cihette, Onun izin ve iradesi olmadan yardım edemez ve kurtarıcı olamaz.

Kaynak:

Bediüzzaman Said Nursi;Lemalar;Birinci Lema

bulentbicer01@hotmail.com

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.