Zahmetin ardındaki rahmet

Zahmetin ardındaki rahmet DİN
5,0
03.04.2014 12:29:56
A+ A-

Zahmet...

Rahatlığından ödün vermek, üşenme kavramını yerle bir eden bir idrak meselesidir zahmet. Zaten bu idraki teneffüs eden kişi, zahmeti zahmet olarak görmez. O, her daim hazır, her daim tetiktedir. Çünkü O, zahmeti değil, zahmetin ardındaki rahmeti görmektedir.

Yaşamda her şeye aşkla bakmak, aşkla görmek ve aşkla konuşmak ne güzeldir. Her bir şeyin aşk boyutunu idrak etmek, her zorluğun, her bir sıkıntının ve derdin üstesinden gelmek demektir. Zaten aşkla bakan insan, engelleri değil, engellerin ardındaki mükafatı görendir. Yüce Allah, kullarına her an rahmet lütfeder. Otururken, yürürken, ayakkabını bağlamak için eğilirken, konuşurken vesaire... Her hareketinde bu rahmeti hissedersen, yaptığın her bir eylem sana zahmet olarak görünmeyecek, aksine Rabb'in sevabını, rahmetini hissettirecektir. Nasıl olacak bu aşk boyutunu idrak etmek? Dilersen kısa örneklemeler ile seni aşk boyutuna taşıyayım ne dersin? Bu güzel şuuru yaşamak, iliklerine kadar hissetmek ister misin? O halde dinle!

Öncelikle Ben'lik sıfatından sıyrılıp Bir'lik Sıfatına soyunmak gerekir. Yani, yaptığın her hareketin senin tasarrufun doğrultusunda değil de, Allah'ın Rahmeti ve emri sayesinde olduğunu benimsemek gerekir. Nefsine bunu kabullendirmek, aşkı boyutunun kapısını çalma kısmıdır. Mesela, şu an oturuyorsun muhtemelen, hemen ayağa kalk ve bu esnada "Ben kalkıyorum" diye birkaç kez tekrarla kendi kendine. Nasıl, bunu yaparken üzerindeki ağırlığı hissedebildin mi? Şimdi ise, "Allah'ın izniyle, emanet beden kalkıyor" diye tekrarlamanı istiyorum birkaç kez. Üzerindeki yükün hafiflediğini, bedenindeki zahmetin yerini Rahmetin aldığını hissettiğine eminim. İşte bu durum Aşk boyutudur. Bu his, zahmetin ardındaki rahmeti görmek ve yaşamaktır.

Sana bir öneri, bir nasihatte bulunmak istiyorum. Yapacağın her işin başında niyet et. Bilmeni isterim ki, niyetsiz ve Besmelesiz yapılan her iş hayırsızdır. Bunu sana katı bir kural olarak değil de, aşkla, sevgiyle yaşatmak istiyorum. Örnek vermek gerekirse, kitap mı okuyacaksın? "Allah'ım, senin izninle bu kitabı okumaya niyet ediyorum, bana hayrını nasip et" diye başla. Evden mi çıkacaksın? "Rabb'im, senin izninle evden çıkmaya niyet ediyorum, hayırlı işlerle meşgul eyle ve hayırlı insanlarla karşılaştır" diyerek çık. Ceketini giyerken, yemek yerken, arabanı kullanırken vesaire... Sana zaman kaybettireceğini düşünüyor olabilirsin, hatta bu sana zor gibi gelebilir ama birkaç kez denedin mi, sende alışkanlık yapacak ve niyetsiz hiçbir işe başlamayacağını göreceksin. Böylece her an Rabb'i anacak ve her şeyi O'nun izniyle ve rahmetiyle yapmış olacaksın. Bundan daha güzeli var mı?

Önerime kulak verip de, sana söylediklerimi uygulamaya başladığında zihninde zahmet diye bir kavram kalmadığını, bunun yerine rahmet tecellisini hissettiğini fark edeceksin. Evet, işte şimdi sen Aşk boyutundasın. Artık aşkla bakıyor, aşkla görüyor, aşkla duyuyor ve konuşuyorsun. Çünkü yüreğinde zuhur eden Allah aşkı sana bunu hissettiriyor. Her bir varlık, her bir vuku Rabb'in rızası ile olmuyor mu? Allah, başlı başına bir aşksa eğer, onun yarattıkları, olmasını istediği her bir şey zaten aşktır.

Sen! Baktığın her yerde Allah'ı görüyorsan, zaten hiçbir zorluk, hiçbir dert sana zahmet olarak görünmeyecektir. Çünkü sen, artık zahmetin ardındaki rahmetle meşgulsün.

Dua ile...

 

http://google.com/+farkındamısınsufi

http://www.facebook.com/farkindamisinsufi

http://blog.radikal.com.tr/Blog/farkinda-misin

http://farkindamisinsufi.blogspot.com

http://www.blogger.com/home

http://farkindamisinsufi.simplesite.com.tr

http://www.youtube.com/channel/UCINHdWqHyeftfdtTm4oR7GA



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.