Zorluk nedir sana göre, acı çekmek nedir, çile çekmek nedir söylesene bana...

Zorluk nedir sana göre, acı çekmek nedir, çile çekmek nedir söylesene bana... DİN
0,0
20.05.2013 09:44:48
A+ A-

 

Hakikaten zorluk nedir sana göre? Acı çekmek nedir? Hiç çile çektin mi bu hayatta? Yokluk gördün mü, yoksulluk nedir bildin mi? Savaşta kendin açken bir esiri doyurmak ne demek, bunu da bildin mi? Peki hiç Allah yolunda baskı gördün mü? İman ettiğin için insanların karşına dikildiğini gördün mü?

Öyle değişik bir zamanda yaşıyoruz ki, hayatında zorluk nedir bilmeyen insanlar kendilerinin gerçekten çok darlık ve sıkıntı içinde yaşadıklarını zannediyorlar. Birkaç saat trafikte kalıyorlar, altlarında klimalı arabaları, hemen bunalıyorlar. En büyük zorluğu bu hayatta, sonra gidiyor sıcacık evine, ayaklarını uzatıp oturuyor televizyonun karşısına, sonra da uyuklayıp yatağına giriyor. Ahir zamandayız ya, Müslümanım diyenlerin büyük bir kısmı da arkadaşlarıyla, dostlarıyla buluşup biraz sohbet etti mi "tamam işte, ben elimden geleni yapıyorum" diyerek köşesine çekiliyor. Yine işinde, gücünde, ticaretinde. Allah yolunda infak et dediğinde ise kaçacak delik arıyor.

Ama ahir zamandayız ya, kimi böyle bir eli yağda bir eli balda yaşarken bir de tüm hayatını Allah yoluna vakfeden Hz. Mehdi talebeleri var. Onlar hayatlarının her dakikasını tebliğe, Allah'ı Kuran'ı, İslam'ı anlatmaya ayırıyorlar. Allah yolunda işkence görselerde, baskı görselerde, hapsedilselerde asla vazgeçmiyorlar. Ellerindeki tüm imkanları, kazançlarını Allah yolunda harcıyorlar, nefsani bir hayatları yok. Bir Mehdi talebesinin önüne dünyayı yığsan "gel vazgeç bu hayattan" desen dönüp bakmaz bile. Hemen yüzünü Allah'a ve Allah yoluna döner. Hayattaki en büyük mutluluğu Allah yolunda gayret etmektir, bunun yerine hiçbir şeyi koyamazsınız.

Hz. Mehdi talebesi bunları yaparken kendini hiç ama hiç yeterli görmez. Söylediğim gibi ahir zamandayız ya Allah nimetini açtıkça o da tüm kazancını infak eder. Baktığında zengin zannedersin ama aslında fakirdir, kendine ait hiçbir malı, mülkü yoktur. Dünya hayatını satmıştır, hiç durmaksızın ahireti için çalışmaktadır. Hz. Mehdi talebeleri ahir zamanın en kıymetli insanlarıdır. Toplum onları dışlar, ayıplar, hor görür, akılsız olarak nitelendirir. Ama Allah asıl onların düşük akıllı olduğunu söyler. Peygamberimiz Hz. Mehdi'nin talebelerini anlatırken "her biri sizden 50 kişinin sevabını alacak" der. Sahabeler çok şaşırarak "neden?" diye sorarlar. "Onlar beni görmeden iman ettiler." diye cevaplar peygamberimiz.

Ahir zaman zorludur, çok çekicidir, dünya hayatı çok süslüdür, şeytan durmaksızın etrafta dolaşır. Ama Hz. Mehdi talebesinin aşkla atan kalbi kaymaz, dönüp bakmaz bile. Dünyayı istediği gibi yaşama imkanı varken o tüm imkanlarını elinin tersiyle iter, tüm dünyayı dolaşıp tebliğ yapar, Allah'ı anlatır, ahir zamanı anlatır, Hz. Mehdi'nin geldiğini müjdeler. Bütün bunları yaparken o da hep sahabelere özenir. Onların elli derece sıcakta peygamberimizle birlikte her şeylerini bırakıp savaşa çıktığını düşünür. İşte aşkla, şevkle karşılanan asıl güzellik bu diye düşünür. Onların gözlerinden yaşlar boşanarak peygamberimizle savaşa koştuklarını bilir. Allah yolunda ölüpte şehit olmaktan daha güzel bir şey var mı bu dünyada diye düşünür. İşte böyle, sahabe Hz. Mehdi talebesine özenirken o da sahabeye özenir, hayatı boyunca böylesine güzel bir ihlasın ve samimiyetin peşinde koşar...



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.