8 Mart; vicdani mastürbasyon günü

07.03.2016 21:32:21
A+ A-

Hepimizin 8 Mart Vicdani Mastürbasyon Günü kutlu olsun.

Yapılanları edilenleri umarım daha objektif gözle değerlendirmeyi öğreniriz. Dilerim bu sene kadın olarak kadın hakları nedir kavrayabiliriz. İnşallah gelecek sene kaç eksildik diye birbirimize sormayız.

Bugünün tarihçesini bilmeyen yoktur aramızda, ama yinede kısa bir özet geçmek isterim. 8 Mart 1857 de ABD nin New York kentinde daha iyi çalışma şartlarına sahip olmak isteyen kadınlar işyerlerinde greve başlarlar. Polisin müdahalesiyle fabrikaya hapsedilirler ve önlerine barikatlar kurulur. Çıkarılan yangında 129 kadın işçi yanarak can verir. 1910 yılında Kopenhag da düzenlenen 2. Enternasyonele Bağlı Kadınlar grup toplantısında, Almanya Sosyalist Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin 8 Martı,Dünya Emekçi Kadınlar günü olarak anılması fikrini sunar ve kabul edilir. Ülkemizde ilk kez 1921 yılında Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanır.

Olayın tarihi boyutu bir yana yıllardır süregelen bir polemik söz konusu bugün ile ilgili. Emekçi Kadınlar Günü mü, Kadınlar Günü mü ? Aslında tarihçesine bakarsak Emekçi Kadınlar Günü olmalıymış, ama dünya değişti, algılar değişti. Artık bugünün Kadınlar Günü olarak anılması gerekli. Zira kadınlarımız artık daha iyi çalışma şartları talebiyle inmiyor sokaklara. En temel özlük hakları olan yaşam hakkı peşindeler.

Yıllar önce küçük bir kız çocuğuyken, kadın olmanın ne denli zor olduğunu kavrayamadığım yıllarda bugün ile ilgili günlüğüme şuan beni utanç ve dehşet içerisine düşürecek notlar düşmüşüm. Hayatında hiç çalışmamış, sigorta girişi bile olmayıp koca parası yiyen kadınlar için bugünden men edilme fikri atmışım ortaya. Öncelikle bu bir öz eleştiridir, yıllar bana şunu öğretti; KADIN DAİMA EMEK VERENDİR.

Kadın olmak zor iş azizim, hele ki bu topraklarda. 2012 ? 2015 yıllları arasında erkek terörüne tam 5406 kadın kurban vermişiz.  Güzide ülkemiz Dünya Cinsiyet Eşitliği raporu verilerinde 142 ülke arasından 125. sırada yer alıyor. Birçok Afrika ve Ortadoğu ülkesi bizden üst sıralarda. Hep söylediğim gibi bu gurur hepimizin.

Ne yaptıysak zulüm ve şiddet adına beraber yaptık. Kadın ana oldu hakkından vazgeçti.  Kadın eş oldu erkeğini efendisi bildi. Kadın gelin oldu biat etmeyi öğrendi. Kadın bir türlü kendi olmayı öğrenemedi. Analarımızdan duyduğumuz "sinek kadar kocan olsun, başında dursun" vecizeleri ile geldik bugünlere. Bize, kendimizi savunmayı beceremeyiz duygusunu ne tatlı aşıladılar. Biz hak arayamazdık, hakkımız aranırdı. O da beyimiz lüzumlu görürse.

Gerçeklere yani şiddet gerçeğine dönecek olursak;  ülkemizde 100 kadından 42 si fiziksel şiddete maruz kalıyormuş. Bakın burada yalnızca fiziksel şiddet söz konusu. Bunun ekonomik, psikolojik, ve cinsel boyutları henüz değerlendirilmemiş bile. Sadece öldürülmek, dayak yemek değil masaya yatırılması gereken konu. Fuhuşa zorlanan kadınlar, baskıyla cinsel istismara uğrayan kadınlar, sorumsuz kocalar ve ev geçindirmekle mükellef kadınlar, hakaret duyan türlü aşağılanmalara uğrayan kadınlarımız ne olacak?

Ah güzel kadınlar iki gün önce yine neler oldu öyle. Kadın hakkı diye, feminist dürtülerle ve eril baskıya duyduğumuz öfkeyle indiğimiz meydanlarda bilin bakalım kim sürüklendi yerde? Hangi alçak zihniyetti o "siz gidin erkekleriniz gelsin" diye bağıran. Hangi yobazdı şiddete çare ararken şiddeti reva gören? Yürüyelim canlarım yürüyelim, çağırın istediğiniz yere gelmeyen Gözde yi Allah bildiği gibi yapsın. Yapsın da ümidim yok değişeceğine düzenin. Farkındalık yaratalım derken algı operasyonuyla anılmasın adımız? Olur mu olur bu ülkede. Peki biz meydanlarda yürürken ekranları başında bizi yüreğiyle destekleyen, içten içe isyan eden kadının akşam kocası eve gelince eften püften bahanelerle yiyeceği dayağı bir düşünsek? Eee ne anladık biz bu işten.

Diyelim 8 Martı kazasız belasız atlattık. 9 Martta tacize uğramayacağımızın, öldürülmeyeceğimizin garantisini hangi büyükbaş verecek?  İsterdim ki değişecek diyebileyim yürekten. Ama denmiyor, dense de samimi olmayacak. Dil başka yürek başka söylüyor.

Amaçları bizi ve bizim gibi düşünüp hak yemeyen onca insanı sindirmek.

Amaçları cesareti kırıp esaret başlatmak.

Platon un bir sözü vardır; "korku, köleliktir" der. Tam da günün sözü diye not almalık bir yerlere. Korkularımızla yüzleşip, restleşmenin zamanı gelmedi mi? Geldi elbet, hatta geldi de geçiyor bile.

Şimdilik yapılabilecek en mantıklı şey galiba sokaklara dökülmek, güçlenmek lazım gelir her şeyden önce. Sokaklar bizimdir, meydanlar bizim. Kim bilir belki duyulur feryadımız bu sefer!!!

Hepsi bir yana hepimizin 8 Mart Vicdani Mastürbasyon Günü kutlu olsun.



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.