Beyaz adam, yumuşak ten, yağlı beden, kapkara kalpler

16.03.2016 09:12:43
A+ A-

İlacı yapabilen, zehri de yapabilir. Hastalıklarımızın kökenine inmeden hastalıkları tedavi edemeyiz. Bunun için akıl fikir ve temiz bir zihin gerekir. Zihinlerimizi ne yapsak da temizlesek ve de daha az hata yapsak, nesillerimize güzel örnek olsak, güzelliklere sahip olsak, mutlu olup ışık saçsak, ışık arayan değil, bizzat ışığın kendisi olsak da bizi karanlıkta kalanlar arasa ne güzel olurdu değil mi?

Düşünen herkes kanaatimce bir yerde bir yanlışlık var ama nerede diye kendine soruyordur. Kimileri de aldıkları yüksek eğitim ve diplomaları ile ben oldum, ben biliyorum herkes bana uymalı ben dahiyim havalarında. Uzunca bir zamandır, rehber edindiğimiz batı, batıcılık batı eserleri, bizi bir noktaya getirdi. Dünyayı günlük zevkler ve arzularımızın, heva ve heveslerimizin tatmin edilmesi olarak algıladık. Bazen de bizzat batı ideolojilerini sorgulamadan kabul ettik. Öyle ya, âlim derecesine gelen herkes başka dilde ve başka gönülle düşünmeye başladı. Halk ne yapacağını şaşırdı. Çünkü kendisi mektup yazamazken, nesil birkaç dili konuşabiliyordu. Jön (jeune-young) Türklerle başlayan ithalat, umulduğu gibi ülkeye öyle bilim ve teknolojiyi sokmadı. Neticede belli bir noktaya gelinse de bizi İmparatorluk yapmadı. Bizi erite erite bir noktaya getirse de henüz yok da edemedi. Bazı noktalarda fikir beyan edemiyor olmak çok acı bir durum olsa da demokrasi çoğunlukla bunu gerektiriyor! Sınırlı, sorumlu, sorunlu.

Ben bazen merak ederim, Türkiye'de yüz temel eser, tavsiye edilen okuma kitapları özellikle mi tavsiye edilmiştir? Tavsiye edenlere kim tavsiye veya emretmiştir? Bu kadar uzunca bir zaman zarfında bu kitapların yüz temel eserin toplum üzerinde ne gibi olumlu ve olumsuz etkileri olmuştur. Farzı misal, Arap, Türk, Fars ve Çin kaynakları temel eser alınsaydı, seçilseydi, Beyaz Türkler esmer veya çekik gözlü mü olurdu? Daha olmadı, yakın zamana kadar korunmuş olan ve körfez savaşlarında ABD tarafından yerle bir edilen "Nizamiye Medreselerindeki" eserlerden seçilen önemli bir külliyat, dilimize neşredilseydi ve temel eser alınsaydı ki, bu kütüphaneler ve medreseler Selçuklu veziri Nizmamülmülk tarafından yaptırılmıştı. Sonuç ne olurdu? Hala geç kalmış sayılabilir miyiz? Beyaz adamın sadece yüzünün beyaz, teninin yağlı ve yumuşak kalbinin kapkara olduğunu ne zaman anlayacağız. Kızılderili atasözleri bile ne çok şey söylüyor, bizim beyazlaşmaya çalışan beyaz gibi esmer  adamlara.

Bir yemek, iyi bir yemek gerçek bir lezzeti verebilmesi için, her şeyin orijinal ve asıl olması gerekir. Bozulan dimağları tamir etmek, gökdelen gecekonduyu tamir etmeye çalışmak gibidir. Zehirli fikirlerle bezenmiş bir insanın da gecekondu gökdelenden farkı yoktur. Hiçbir ustayı kopya ederek usta olunur mu? İyi bir usta ustasından gördüğüne daha güzel şeyler katarak ilerlemesini devam ettirendir. Bu açıdan bakıldığında on yedinci yüz yılda yazılmış bir kitaba yirmi birinci yüzyılda tapmak, ist ve izm akımları ile takipçi olmak sadece başa kuyruk olmaktır. Daha iyisi bulunana kadar en iyi yol bu olabilir, daha iyi yol bulunmadan da lider olunmaz. Lider ülke olunmaz.

 



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.