Luis Suarez yoksa Jose Mujica var!

27.06.2014 09:46:58
A+ A-

Uruguay, Dünya Kupası'nda İtalya ve İngiltere'nin bulunduğu gruptan bir üst tura çıkma başarısını gösteren ve ünlü futbolcusu Luis Suarez'in rakibini ısırmasıyla şu günlerde adından sıkça söz ettiren bir ülke.

Bizden binlerce km uzaklıktaki ve adını daha önce sadece Galatasaraylı Muslera ve Fenerbahçeli Lugano'dan bildiğimiz bu 3.5 milyon nüfuslu küçücük ülkeyi birde devlet başkanı Jose Mujica ile tanımakta fayda var.

Uruguay Başkanı Jose Mujica, ömrünün 14 yılı hapiste geçiren  78 yaşındaki eski Marksist bir gerilla. Onu dünyanın en fakir devlet başkanı, 12.000 dolarlık maaşının %90'ını fakirlere ve küçük girişimcilere dağıtan başkan, başkanlık sarayı yerine bir çiftlik evini tercih eden başkan, dış görünüşe önem vermeyen ve 1987 model Vosvos'u kullanan başkan olarak tanıyoruz.

Uruguay'daki  Jose Mujica etkisi bu magazinsel bilgilerin dışında açlık, savaşlar ve daha birçok sorunla boğuşan dünya için bir model olabilir. Nasıl mı? O zaman Mujica'yı biraz daha yakından tanıyalım.

Uyuşturucu ile mücadele: Uruguay hükümeti çıkardığı yasa ile uyuşturucu kullanımını suç olmaktan çıkardı. Esrarın ve tüm yan ürünlerinin kontrolü, ithalat ve ihracat yetkileri ekimi, yetiştirilmesi, hasadı, üretimi, saklanması, ticari olarak satılması ve dağıtımı devlete bağlandı. Böylece uyuşturucu tacirlerinin yasadışı faaliyetleri ve rant kapısı kapatılmış oldu. Uyuşturucu bağımlıları kayıt altına alınarak tedavi süreci ve gençlerin daha ağır maddelerden uzak tutulması yolunda dünya üzerinde en somut adım atılmış oldu.

Yoksullukla mücadele: Mujica döneminde ülkedeki yoksulluk oranı % 37'den %11'e geriledi. "İşçiler ürettikleri malları satın alacak ücrete sahip olmalıdır" anlayışıyla ülkenin zenginliğinin paylaşımı yeniden düzenlendi. "Daha az yoksulluk, daha çok ticaret" sloganıyla işçiden yana bir tutum sergileyen Mujica, emekçilerin patronlar karşısında sahipsiz bırakmadı. Ayrıca ülkedeki her çocuk ücretsiz eğitim ve temel gıdalardan yaralanma imkanına kavuşturuldu.

Eşcinsel evlilik yasalaştırıldı: Toplumun belli kesiminin tercihlerini ve yaşam biçimini görmezden gelmek yerine bu kesimlerin varlığını tanıyan Mujica Latin Amerika'da Arjantin'den sonra eşcinsel evliliği yasallaştıran ikinci ülke oldu. 

Sigara ile mücadele: Mujica, sigara ve sigara üreticileriyle amansız bir savaşa girdi. Sadece sigara kullanımına kısıtlama getirmekle kalmadı, Amerikan tütün devi Philip Morris'e karşı yürüten destansı mücadelesi ile kararlılığını kanıtladı. Küresel şirketlerle yüzleşmekten korkmayan Mujica, halk sağlığı konusunda tüm küresel baskılara göğüs gerdi.

Savaşa ve militarizme hayır: Her fırsatta dünyada her dakika askeri harcamalara 2 milyar dolar harcandığını dile getiren Mujica, eski bir silahlı gerilla olmasına karşın tek çözümün müzakere olduğunu dile getiriyor. Kötü bir müzakere iyi bir savaştan daha iyidir diyen Mujica, bu anlamda silahların susması gerektiğini belirtiyor.

Kürtaj yasallaştırıldı: Tüm Katolik baskılara karşın ülkede gebeliğin ilk 12 haftası içinde kürtaja izin verildi. Kadına yönelik pozitif ayrımcılık ve bedenleri üzerindeki inisiyatif hakkı kadına tanınmış oldu.

Guantanamo ayıbına hayır: Birçok kez insanlık dışı uygulamalarla gündeme gelen Guantanamo Kampı'nın kapatılması için girişimlerde bulundu. Ülkesinden tepki almasına karşın Guantanoma'daki tutsakları Uruguay'a almak için ABD yönetimine teklifte bulundu. 14 yılını siyasi tutuklu olarak geçiren Mujica, bu teklifini "İnsanlık için yapıyorum" diyerek savundu.

Aşırı tüketime karşı: O gereksiz tüketimi sınırlamak için çalışan gerçek çevreci. 2012 yılında Rio +20 Zirvesi'nde, o varlıklı toplumların kalkınma modelini eleştiren Mujica, "Öğleden beri sürdürülebilir kalkınma hakkında konuşuyoruz. Kitleleri yoksulluktan çıkarmaktan konuşuyoruz. Ama ne düşünüyoruz? Zengin ülkelerin kalkınma ve tüketim modelini mi istiyoruz? Şimdi size soruyorum: Eğer Hintliler Almanların hane başına sahip olduğuyla aynı oranda otomobile sahip olsaydı, bu gezegene ne olurdu? Bu aşırı tüketim seviyesi gezegenimize zarar veriyor." Diyerek düşüncelerini aktarıyor,  dünya liderlerinin çoğunu, büyümeye tüketimle ulaşılabileceğine inanma körlüğü içinde olmakla suçluyordu.

Jose Mujica'ya göre bu anlayış dünyanın sonunu getirecektir. Oysa dünya üzerinde yaşayan 7 milyar insan için gerekli her şeye sahiptir.

En yakın dostu Manuela: Manuela, üç bacaklı sevimli bir köpek. Mujica'nın en yakın dostu. Traktörle yanlışlıkla üzerinden geçince Manuela bir bacağını kaybediyor. Kendini suçlu hissettiğinden midir bilinmez o günden sonra hiç ayrılmamışlar Mujica ile Manuela ve kendine göstermediği özeni minik dostuna göstermiş hep.

***

Bu yıl içinde Uruguay Devlet Başkanı Jose Mujica'nın görev süresi dolacak. Yasalar gereği yeniden seçilme hakkı yok. Onun Uruguay'da yaptıklarına bakmak, hayalden uzak gerçekçi önerilerine kulak vermek gerekiyor.  Başta açlık ve savaşlarla boğuşan bir dünyada Mujica etkisini heyecan verici bir deneyim, ilerici bir yönetişim modeli olarak ele almakta fayda olacaktır.

Yazıya, Mujica'nın dünyaya en yoksul başkan olarak tanıtılmasına verdiği cevap ile son verelim:

"En yoksul devlet başkanı olarak anılıyorum ama kendimi yoksul hissetmiyorum. Yoksul insanlar sadece pahalı bir hayat tarzına sahip olmayı sürdürmek adına çalışan insanlardır ve her zaman daha fazlasını, daha fazlasını isterler. Bu bir özgürlük meselesi. Çok fazla mülke sahip değilseniz kendinizi hayatınız boyunca köle gibi çalışmak zorunda hissetmezsiniz ve böylece kendiniz için çok daha fazla zamanınız olur. Garip bir yaşlı adam gibi görünebilirim ama bu özgür bir seçim. Asıl özgürlük yaşamak için kazandığın zamandır"



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.