Ne olacak bu dünyanın hali?

08.02.2015 21:52:07
A+ A-

"Aptallık çağı" diye bir belgesel izledim geçenlerde. Belgeselin konusu, küresel ısınma, hızlı tüketim, savaşlar, petrol açlığı. Belgesel gelecekte meydana gelebilecek felâketlere dikkat çekiyor ve alınacak önlemler konusunda uyarıyor. 

2000'li yılların başında tanışmıştık küresel ısınma sözü ile. Sıkça bahsediliyordu ekranlarda. Bahsedildi de ne oldu? Yeterince bilinçlenebildik mi? Önlem alabildik mi? Birey olarak çevre konusunda ne kadar bilinçliyiz? Ya kurumlar? Kurumlar çevre konusunda yeterince duyarlı ve bilinçli mi? Mesela kaç yerel yönetim çevrecilik konusunda önce bilinçlenmek ve sonra da bilinçlenditrmek adına projeler hazırlıyor? . Sadece bir ağaç dikmek, bir çiçeğe su vermekten ibaret olamaz değil mi çevre bilinci! En basitinden bugün naylon poşetlerin doğada yok olmasının ne kadar zor olduğunu bilerek hâlâ daha naylon poşet kullanılmaya devam ediliyor olması çevre bilinci ve duyarlılığının yeterince anlaşılmamış olduğunu gösterir. Bunun yanı sıra pek çok örnek verilebilir; arabaların egzozlarından çıkan gazlar, ısınma amaçlı yakıtların çıkardığı gazların zararları, çarpık yapılaşmalar, iklim değişikleri, kış mevsimlerin hızla yaz geçiş. Hal böyle olunca çevre bilinci ve duyarlılığından söz etmek mümkün değil! Mesela insanlarımız yürüyerek ulaşabilecekleri yakın mesafelere özel araçları ile gitmek yerine yaya olarak gidebilseler araçların zararlı yakıtların zararlı etkilerini önlemek adına bireysel olarak üzerimize düşen önlemi almış oluruz.

Ya denizler? Üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemizin denizlerinin kirlendiğini görüyoruz. Ama ne yazık ki bu konuda da yeterince dikkat edilmediğini, önlemler alınmadığını da görüyoruz. Oysa denizlerde yaşayan canlılar var bunu hepimiz çok iyi biliyoruz elbet!  Ama ne yazık ki o canlıların yaşam alanlarını kirletmekten bir türlü vazgeçemiyor insanoğlu. Oysa kimin ne hakkı var denizlerde yaşayan canlıların yaşam alanlarını yaşanılmaz hale getirmeye? ... Bilinçlenmek, teknolojinin ileri olduğu bu çağda hiç zor değil! Önemli olan doğru bilgiye ulaşmayı istemek! YANİ NİYET!

Aptallık çağı belgeselinde teknolojinin yeterince ileri olmadığı çağda yaşamış olan bir beyefendi şimdiki neslin arabalarının olduğunu ve kendilerinden daha ileri bir hayat sürdüğünü ama bunun daha mutlu olduklarının anlamına gelmediğini söylüyor. Çocukluk ve gençlik dönemi çağının zorluklarla geçtiğini, evlerinde su olmadığı için suyu uzaktan getirdiklerini, suyu ve elektriği kullanırken tasarruf yapmaya itina gösterdiklerini ve bunu onlara ailelerinin öğrettiğini söylüyor ve şöyle bir itirafta bulunuyor;

-"Biz çocuklarımıza bunları öğretmeyi akıl edemedik." diyor.

Bugün baktığımızda hayrete düşürecek derecede bir tüketim çılgınlığı ile karşı karşıyayız ve lükse özenti giderek yaygınlaşıyor... Üst model telefona, arabaya sahip olmak, lüks konutlarda oturmak, daha çok para kazanmak. Mesela ilkokula giden bir çocuğun elinde üst model bir telefon, tabletler, laptoplar görüyoruz. Böyle giderse çalışıp elde etmenin, kıymet bilmenin, tutumlu olmanın değeri yok olup gidecek. Tüketimin bu kadar hızla arttığı bu çağda önemli gayret, şevk gibi değerlerimizin yok olacağını düşünmek bile ürpertiyor insanı.  Tüketim çılgınlığının giderek arttığı,  doğanın hor kullanıldığı bir bu çağa "Aptallık çağı" denebilir ancak...

"Yani kaç yerinden delinmiş olmalı ki Dünya? .
Dünya desem, Dünya...
Değil desem değil...
Yaralı bir hayvan gibi soluk soluğa! ..."
Edip Cansever

http://Belgesel Aptallık Çağı: http://youtu.be/LGc7VRbKHbw @YouTube aracılığıyla



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.