Suriye'de üç aktör!

02.03.2016 00:31:20
A+ A-

Sakalım yok ki, dinleyenim olsun.

Bazı siyasi tespit ve öngörülerimi Ak Partili gürüh tarafından doğal olarak kaale alınmadığını vede kabül görmediğini tahmin edebiliyorum.

Her zaman söylemiş olduğum gibi, hiç bir partiye mensup olmadığım gibi her partiye eşit mesafede objektif şekilde eleştirinin dışında politika ile uzaktan yakından ilgilenmiyor ve ilgi alanıma da girmiyor zaten.

Özellikle son otuz yıl boyunca gelmiş geçmiş hükümetlerin yeni dünya düzeni ile birlikte ABD ve AB kontrolünde olduğunu defalarca ifade ettim.

Emperyal ülkelerin doğrultusunda dolaylı şekilde ülkede siyaset yapıldığını düşünenlerdenim.

Ülkede nasıl bir siyaset kurumu gerekiyorsa, o kurum aynen adeta "hazır kıta" oluşturuluyor ve hayata geçiriliyor.

Hatırlayalım, idam kararının kaldırılması gerekiyordu onbeş yıl önce ve mevcut hükümet alaşağı edilerek özellikle MHP'nin içinde bulunduğu hükümet kurularak idam'ın kaldırıldığını gördü bu ülkede.

Efendim, işin içinde Avrupa uyum yasaları var mış, muyum yasaları var mış, amiyane tabirle "kılıf uydurma" denir buna.

Neyse konumuz bu değil.

Ne diyorduk?

İstenilen hükümet anında "şak!" diye hazır.

Ondört yıl önce de benzer şeyler oluşturulmadı mı ülke siyasetinde?

Aynen o şekilde oluşturuldu efendim!

Gelelim esas meseleye..

Amerika ve Avrupa ülkeleri ve son yıllarda Rusya da dahil olmak üzere diğer ülkelerde de benzer yöntemler sürdürülmektedir.

Amaç belli,

Ortadoğu coğrafyasını yeniden şekillendirmek!

Gündemde olan Suriye'nin durumuna bakalım isterseniz..

Kim var Suriye'nin başında?

Esat.

Ortadoğu'nun yeniden şekillenmesinde eğer Esat engel gibi görünüyor olmuş olsaydı sanırım Washington tarafından ikibuçuk saat içinde görevine son verilirdi.

Washington'un yaptırım gücüne hepimiz hemfikiriz değil mi?

Oyun içindeki oyuna bakın siz hele.

Dört-dörtbuçuk yıldır Suriye'de iç çatışma formülü ile muhalif güçler örgütlendirildi.

Kim örgütlemiş olabilir?

Valla benim örgütleme yeteneğim sıfır!

Kim olacak Amerika tabiki. Eğit-donat desteği kimden?

Bizden!

Görebiliyorsunuz değil mi Amerika'nın dolaylı şekilde ülkeyi Ortadoğu bağlamında nasıl figüran gibi kullanmaya çalıştığını?

Multeciler durumuna bakalım şimdi de. Burası çok önemli ve ip ince bir nokta.

Suriyenin nufüsü kaç?

24-25 Milyon..

Suriye'nin etnik yapısına baktığımızda büyük çoğunluğunun Arap oluşturduğunu görüyoruz. Yüzde beş-altı civarında da Türkmen oluşturmaktadır.

Ayrica sunni çoğunlukta olmak üzere bir çok dini grupları barındırmakta olduğunun altını çizelim.

Peki, üçyüz-dörtyüzbin multecinin Avrupa ülkelerinde sığındığını varsayarsak, ülkemizde sığınmacıların sayıları resmi kayıtlara göre 3 Milyon, gayri resmi 5 Milyon!

Yani Suriye nufüsünün beşte biri.

Diğer bir deyişle, Türkmen nufüsünun tamamı neredeyse!..

Washington ve Moskova'nın birlikte almış oldukları kararına bakar mısınız lütfen..

Ateşkes!

Neden üç yıl önce değil de örneğin, bugün "ateşkes?"..

Ben söyleyeyim mi?

Beş yılda anca 5 Milyon multeci Suriye'yi terketmek zorunda bırakılabildi de ondan. Yani Türkmen nufüsünun tamamının Suriye'den terk etmesini istemiş olamaz mı Washington?

Aynen doğru bana göre. Zira Ortadoğunun yeni coğrafyasında Türkmensiz lakin Esat ile birlikte Suriye'nin devamı söz konusu olamaz mı?

Soruyorum şimdi..

Hükümetin başında Ak Parti değil de başka bir Parti veya koalisyon olmuş olsaydı, özellikle multeci konusunda bu denli tavizkar tutum sergilenebilir miydi?

Sanmıyorum.

İşte Ak Partinin varolma sebeplerinden biri de bu!

Horon oynanmaz, vurulur!

"Horon vurmak", deriz tulum eşliğinde oynanan oyuna.

Putin ve Obama, Suriye üzerine horon vuruyorlar belli!

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.