Umarım Lavrov'un görev devamlılığı Türk dışişlerinde bir özeleştiri duygusu yaratır

23.11.2015 10:14:06
A+ A-

  •  
  • Ülkelerin dışişleri politikası o ülkelerin iç siyasetinin de omurgasını oluşturur. Yani başarılı bir dış işleri politikası o ülkeyi iç politika anlamında da başarılı kılar.
  •  
  • Bu hukuktan ekonomiye, sosyal kültürel gelişmelere kadar böyledir.
  •  
  • Örneğin dış politikada yaşanan sorunlar ister istemez o ülkenin ithalat ihracat politikasından turizm gelirlerine, oradan uluslar arası arenada haklarının korunmasına kadar birçok alanda sorunlar yaşanmasına neden olur.
  •  
  • Onun için ülkeler; daha doğrusu ciddi devlet politikası olan ülkelerde dış politikalar stratejik ve taktik alanda uzun vadeli projeler üzerine inşa edilir. Yani ciddi, uluslar arası alanda saygınlığı olan ve sözüne güvenilir ülkelerde dış politika zırt pırt değişmez. Yapılan kimi stratejik değişiklikler taktik hedeflerde fazla hissedilmez.
  •  
  • Dış politikada görev yapan uzmanlar ancak köklü dış politikalarda başarılı olarak yetişir. Örneğin bir ile her hangi bir alanda bir şekilde yetişmişliği olan üniversite mezununu vali olarak atayabilirsiniz; ama dış politikada uzun yıllara yayılan deneyimi olmayan birini konsolos veya büyükelçi tayin edemezsiniz.
  •  
  • Vali de Büyükelçi de esasında devleti temsil eder; ama bir iç politikada öteki uluslar arası politikada temsil eder.
  •  
  • Yazımın başına dönersem ülkelerin iç politikası dış politikasını olumsuz etkilerse o politika bumerag gibi döner gelir o ülkenin iç politikasını vurur.
  •  
  • Onun için dış politikada görev almak için alanında deney kazanmış olmak şarttır. Onlara onun için cumhurbaşkanının deyimiyle “monşer, ekslans” denir. Bu bir lütuf değil büyük emekler sonucu kazanılmış haklarıdır onların ve dış politika nasıl devamlılık isterse dış politika çalışanlarının; hatta bakanların bile görevlerinde devamlılık olması makbul olandır.
  •  
  • ABD de, İngiltere’de, Almanya’da veya Rusya’da bizde olduğu gibi dış işleri bakanı değişmez. Eğer bir siyasi iktidar devamlılık arz ediyorsa; onun dış politikada devamlılığı da esastır. Hatta siyasi iktidar değişiklikleri bile o devletlerde dış politikada köklü değişiklikler yaratmaz.
  •  
  • Yazının başlığına dönersem Rus dışişleri bakanı 2004 yılından bu yana görevdeymiş. Bizde ise aynı sürede beş bakan değiştirilmiş. Oysa o sürede siyasi iktidar aynı partiye aitti ve cumhurbaşkanlığına kadar ‘zorunlu kısa bir aradan sonra’ başbakan da aynı kişiydi. Ama dış işleri bakanlığı beş ayrı kişi tarafından temsil edildi.
  •  
  • Bunlardan Abdullah Gül'den Yaşar Yakış’a ve sonraki Dışişleri bakanlarına kadar hepsinin birbirine karşı çok açık dış politika anlayışları olduğu bugün izlenen dış politikayla ilgili kimi değerlendirmelerinde çok rahat gözlenebilir.
  •  
  • Buradan anlaşılan devletin oturmuş bir dış politika anlayışı olmadığı veya bu siyasi iktidar döneminde yeni dış politika izlendiğini; ancak onun da bakandan bakana değişilik arz ettiği gibi bir temel yanılgıdır.
  •  
  • Belki bugün dış politikadaki başarısızlık veya siyasi tıkanıklık dış poltikadaki siyasi öngörü eksikliğin ürettiği devamsızlıktan kaynaklanıyor olabilir; hatta "belki" değil öyledir
  •  
  • Örneğin “komşularla sıfır sorun” ya da “yurtta sulh cihanda sulh” ilkesinin akamete uğrayıp bütün komşularla sorunlu olmamızın veya iç politikada siyasi çatışmaların ve etnik kimlik çatışmalarının insanların inançlarını özgürce yaşayamamasının yanında kişisel yaşama özgürlüğünün bile müdahale edilebilir duruma gelmesi, uygulanan hukukun ve basın özgürlüğü gibi temel özgürlüklerin uluslar arası arenada bile eleştir konusu oluşu da dış politikada siyasi devamlılığın olmayışından kaynaklanıyor olabilir; ya da öyle olmadığını kim iddia edebilir?
  •  
  • Yazıyı okuduğumda analizi yazan Ünal Çeviköz’ün de “Lavrov’un ziyareti ne getirir? Ne götürür?” ü sorgularken benzer bir yaklaşım içinde olduğunu gördüm.
  •  
  • O belki kendi alanı olduğu için benim de işaret ettiğim noktaları örnekleyerek işaret etmiş.
  •  
  • “Türkiye, Suriye konusunda ne ABD ile ne Rusya ile ne de uluslararası toplumun genel yaklaşımıyla uyum içinde. Sorun sadece uyumsuzluk mu?” diye sorduktan sonra sorunun bir konuda uyumsuzluğun ötesinde dış politika alanında istikrasızlık ve sürekli strateji değişikliğinin ötesinde taktik değişikliğe gidildiğini ve özetle uzun vadeli ön görü eksikliği yaşandığını ifade ediyor.
  •  
  • Benim burada dikkat çekmek istediğim ‘dün Armağan Çağlayan’ın röportajında Celal Şengör’n Recep Tayyip Erdoğan için “ne kadar cahil olsa da uluslar arası temasları sonucu birçok bilgi edindiğini ve deneyim kazandığını” söylediği gibi’ Dışişlerinin ve yeni kurulacak hükümetin de dış işleri politikasını Lavrov’un 2004 yılından beri görev yaptığı halde, 2002 yılından bu yana devam eden siyasi iktidarın tam beş dışişleri bakanı değiştirmesi üzerinden sorgulayıp yanlışın esas nedeninin devamlılık arz eden bir dış politika izlenememesini olduğunu tespit edip bunun nedenleri üzerinde durmasıdır.
  •  
  • Eğer bu konuda samimi bir değerlendirme ve özeleştiri yapılabilirse Lavrov’la konuşmaların sonuçları ne olursa olsun Türkiye çok önemli kazanımlar elde etmiş olacaktır.
  •  
  • Öteki “Suriye konusunda gelişmeler ne yönde olur? Bugüne kadar izlenen siyasetin yanlışlıklarının faturası be olur? Bu konuda dış politika değişikliği hangi yöne evrilir?” gibi konular ancak yukarıda yazdığım gibi özeleştiri içeren bir değerlendirme yapılırsa anlamlı olur. Yoksa el yordamıyla veya birilerinin zorlamasıyla yapılacak dış politika değişikliğiyle yanlıştan dönülüp, doğru politikalara yönelinmesi ancak mevzi bir olumlu gelişmenin dışında bence başka hiçbir anlam ifade etmez.
  •  
  • Tabi burada siyasi iktidarın dış politikadaki istikrarsızlığını eleştirirken kendini solda tarif eden aydın kimliğin veya sol muhalefetin Bayırbucak Türkmenlerine karşı Rusya'nın başını çektiği bir saldırıya yönelik çarpık bakışını da görmemezlik edemeyiz.
  •  
  • Bilindiği gibi orada sivil halkı yerinden yurdundan eden bir saldırı var. Kimse "Rusya orada Işid var. Onun için oraya saldırıyor" diyemez. O saldırının gerisinde yatan gerçeğin Suriye hükümetinin elini güçlendirmek olduğu biliniyor.
  •  
  • Bu saldırı sonrası medyaya yansıyan sivillerin öldürülmesinden yine kitle göçüne kadar bölge insanın dramı yaşanıyor. Bunu etnik kimlik üzerinden ırkçı yorumlarla Türkiye'de ırkçılık üzerinden siyaset yapanlar sahip çıkıyor diye kendini solda aydın demokrat ilan edenlerin görmezden gelişi ve kimi ırkçı tepkileri alaya alırken kitle katliamına tepkide ayrımcılık da sanırım bizim aydın dünyamızın dış politika açısından açmazı oluyor.
  •  
  • Yani hepsini üsüste koyunca sanırım iktidarından, muhalefetine veya toplumsal muhalefet içinde olanlara kadar herkesin kendini sorgulmasında yarar var.
  •  
  • Lavrov’un 2004 yılından beri görevde olduğunu bizim aynı iktidarla aynı sürede beş dışişleri bakanı değiştirdiğimizi öğrenince düşündüklerimi bu şekilde ifade etme gereği duydum.                                    
  •  
  •  
  •  
  •  

 

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.