"..Ayrıca Cep Hocam, Sadece Cep!"

27.10.2013 18:41:09
A+ A-

Bir öğretmen (ben değilim tabii canım, bir arkadaş), erkek, Eğitim-Sen üyesi. 08.09.2005 tarihinde öğretmenliğe başladığı günden beri zorunlu olarak kamu çalışanlarının kılık ve kıyafeti ile ilgili yönetmeliğe uygun giyinerek işe gidiyordu, ama 21.10.2013 tarihinden beri okula küpe, grup t-shirt'ü ve kargo pantolon giyerek gidiyor.

İlk gün okul müdürünün onu gördüğünde gözlerinin fal taşı, ağzının garaj kapısı gibi açılışını, akabindeki telaşını ve aralarında geçen diyaloğu unutmayacak - ki kendisi neredeyse şöyle bir şey:

 

M: Hocam hayırdır?

Ö: Eğitim-Sen bir süre önce özgür kıyafet eylemi kararı aldı müdür bey, ben de bugünden itibaren katılmaya karar verdim.

M: ... Cık! Olmaz böyle hocam!

Ö: ... Sendikamın kararına uyuyorum hocam.

M: Sen yanlış anlamışsın, kravat serbest sadece, kravatı çıkarırsın onu anladık, tamam, onu biz de yapıyoruz zaten, ama bu ne?

Ö: O Eğitim-Bir-Sen'in eylemi müdür bey, Eğitim-Sen'in eylemi "tam özgür kıyafet" şeklinde, siz duymamışsınız bence, bir sorun araştırın isterseniz.

M: Keten pantolon olur anlarım ama yandaki cepler ne, olur mu?

Ö: Sendikanın kararında 'gündelik kıyafet' geçiyor, ben de gündelik hayatımda aşağı yukarı böyle giyiniyorum. ayrıca cep, sadece cep hocam!

M: Olmaz hocam! (yüksek ses ile)

Ö: Öğrencilerin yanında bu şekilde konuşmayalım isterseniz, başka yerde devam edelim mi müdür bey?

...

M: T-shirt markalı (baskılı demek istiyor), t-shirt'ün üstünde bir takım şeyler empoze eden şeyler var (Death t-shirt'ü; önünde 'gitar çalan Chuck Schuldiner'ın resmi, arkasında 'Death' logosu var) !

Ö: Gitar çalan bir adam var müdür bey, ne empozesi! Sendikamın kararına uyuyorum. Düşündüm, danıştım, ne yaptığımın farkındayım. Sizden ricam, lütfen şahsi algılamayın!

M: Şahsi olamaz zaten, şahsi olsa yaptırmam, öyle bir şeye ben sana izin vermem zaten!

Ö: ... Eyvallah!

M: Eğer gerçekten dediğin gibiyse böyle sendikanın Allah belasını versin! Başka bir şey demiyorum.

Ö: ...

M: Devlet de biliyor durumu, müsaade ediyor, devlet sizle bizi karşı karşıya getiriyor.

Ö: Kendi ağzınızla dediniz, devlet biliyor durumu, sendika kararı, karşı karşıya gelecek bir durum yok.

M: Hocam olmaz, biz devleti temsil ediyoruz. Öğretmenler olarak biz topluma örnek oluyoruz, yanlış hocam!

Ö: Örnek oluyorum zaten, kötü bir şey falan yapmıyorum bence, "böyle" de öğretmen olabileceğini gösteriyorum asıl, yanlış olduğunu düşünmüyorum yani.

M: Ben devleti temsil ediyorum, vatanımı, milletimi çok seviyorum. Bu ne böyle hocam, allah aşkına, küpe falan! Böyle öğretmen mi olur?

Ö: Ben öyle düşünmüyorum müdür bey, bence böyle de olur.

M: Bak hocam, senin çocuğun yok, ileride çocuğun olunca anlayacaksın. Çocuğunun böyle öğretmeni olsun ister misin?

Ö: Evet çocuğum yok ama ileride bir çocuğum olursa umarım çocuğumun öğretmeni benim gibi birisi olur!

M: O zaman ben de yetkimin gerektirdiğini yaparım, haberin olsun.

Ö: Buyrun, tabii ki.

M: Peki hocam, iyi dersler!

Ö: Sağ olun!
 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.