scorecardresearch.com iş sağlığı güvenliği - MEHMET ŞİRİN AKINCI - Radikal Blog

iş sağlığı güvenliği

04.11.2012 15:49:54
A+ A-

 

"İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği"

Dünyada ve ülkemizde sanayileşme ve teknolojik gelişmelere paralel olarak özellikle işyerlerinde üretken faktör olan çalışan kişilerin sağlığı ve güvenliği ile ilgili bir takım sorunlar ortaya çıkmıştır. Başlangıçta fazla önemsenmeyen bu sorunlar iş verimini ve işletmeyi tehlikeye sokmasıyla önem kazanmış ve üzerinde düşünülmesi gerekliliği doğmuştur.

Bu aşamada yapılan çalışmalar sonucunda işyerlerinde çalışma düzenini ve koşullarını kapsayan birtakım kurallar ve kanunlar yürürlüğe konmuştur. Ancak geçen zaman içinde bu düzenlemelerin yetersiz olduğu görülmüş ve soruna daha değişik açılardan yaklaşılması gerekliliği baş göstermiştir. Bunun üzerine yapılan çalışmalar ve araştırmalar sonucunda "İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği" kavramı doğmuştur.

Kanuna göre kamu ve özel sektör ayrımı olmaksızın tüm iş yerleri iş sağlığı ve güvenliği kanunu kapsamına girmektedir. Bu kanunla işveren, öncelikle çalışanların iş sağlığı ve güvenliği açısından işyerlerindeki bütün tehlikeleri tespit etmek yükümlüğündedir. Tespit edilen tehlikeler için her türlü gerekli önlemi alma yükümlüğü işverene ait olduğu, kanunda zarif bir şekilde belirtilmiştir. Buna istinaden risk değerlendirmesi yapma zorunluluğu ve gerekli eğitimi verme yükümlüğü vardır. Artık Türkiye'de kanun kapsamına giren bütün işyerlerinin risk değerlendirmesi yapma yükümlüğü vardır. Bunun akabinde çalıştırdığı her işçinin sağlık gözetimini, sağlık kontrolü ya kendi bünyesinde ya da ortak sağlık güvenlik birimlerinden faydalanma zorunluluğu, işçilerine iş sağlığı güvenliği açısında eğitim verme zorunluluğu getirildi. Bütün iş yerlerinde sağlık ve güvenlik açısından tehlikeler tespit edildikten sonra acil durum planı hazırlama zorunluluğu getirilirdi. Bunları genel itibariyle işverenin yapma zorunluluğu vardır.

 Burada bir sayı sınırlaması yoktur. Eskiden 50'den fazla işçi çalıştıran işveren iş sağlığı güvenliği kurulu kurmakla zorunluydu. Ama yeni kanuna göre 1 işçi çalıştıranla 50 işçi çalıştıran 6 aydan fazla çalışan iş yeri iş sağlığı güvenliği kurulu kurma zorunluluğu vardır. Şöyle bir durum doğuyor;  bir işçi kurum çalıştıran kendi bünyesinde bir iş sağlığı güvenliği birimi kurulu kuramıyorsa, ortak iş sağlığı güvenliği kurulu kuran firmalarla birlikte bir iş sağlığı güvenliği hizmeti alacaktır. Bu kurul çalışma hayatında oldukça önemli yere sahiptir. İşveren bu kurulda mevzuata uygun olarak alınan her kararı uygulamak zorunda olacak yani bir ticaret sektöründe 60 kişi çalıştıran bir işyeri bu kurulun mevzuata uygun gördüğü her kararı uygulamak zorunda olacaktır. Kurulun verdiği karaları uygulanmaması durumunda kanunda tanımlanmış idari para cezası ve cezai yaptırımlar açıkça belirtilmiştir.

Risk değerlendirmesi yapmamak 3.000,00 lira bu tespit edildiği tarihten itibaren şayet aynı şekilde devam ederse devam eden har ay için 4.500,00 lira cezası bulunmaktadır. İşveren iş yerinde iş yeri hekimi bulundurmadığı takdirde 5.000,00 lira para cezası uygulanacak, bunun yanı sıra düzenli olarak işveren kendi bünyesinde çalıştırdığı işçiyi düzenli olarak sağlık kontrolünden geçirmekle yükümlü olacak, yükümlüğünün yerine getirmez ise çalıştırdığı her işçi için 1.000,00 idari para cezası uygulanacaktır. Büyük sektörlerde güvenlik planı hazırlamak zorunluluğu olacak ve güvenlik planı hazırlanmayan büyük sektörlerde 80.000,00 lira para cezası uygulanacaktır.

 

İşverenin, çalıştırdığı işçiler için gerekli önlemi alma, eğitimi verme, gerekli risk değerlendirmesi yapma ve acil durum planı hazırlama zorunluluğu vardır. İşverenin tüm bu zorunluluklarının yanında işçiye de bazı yükümlülükler getirilmiş ve kanunda açık bir şekilde beyan edilmiştir. Kanun, çalışana alınan her türlü önleme uyma zorunluluğu getirmiştir. Endüstriyel demokrasinin güzel örneklerinden birisi olarak "çalışan temsilcisi" denilen bir kavram getirildi. Artık her işletme çalıştırdığı işçi sayısına bağlı olarak sadece iş sağlığı ve güvenliği hizmetinin yürütülmesini desteklemek ve denetlemek açısından bir çalışan temsilcisi seçmek zorunda, bu çalışan temsilcisi işçiler arasında seçimle belirlenmelidir. 20 kişi çalıştıran bir işyeri en az bir çalışan temsilcisi bulundurmalı. Sendika varsa işyerinde sendika temsilcisi arasında yapılan seçimle bir kişi iş sağlığı güvenli çalışan temsilcisi olacak ve iş sağlığı güvenliği kurulunda doğrudan temsil yetkisine sahip olacak. Alınan her türlü karara ve önleme uymakla yükümlü olduğu gibi işçi, yapılan eğitim faaliyetlerine katılmak zorunda olup, risk değerlendirmesi belirleme konusunda yardımcı olma ve gerektiğinde görülen eksikleri işverene bildirme yükümlüğüne sahip olacak.

            Şunu unutmamak gerekir ki sadece işverene yüklenmek insanı doğruya götürmez her zaman. İşveren, sorumluluklarını yerine getirmekle, üstüne düşen görevi harfiyen yapmakla yükümlüdür ancak bir işyerinde sadece işverenin yükümlülükleri değil, işçilerin de liyakati ve uyumu temeldir. Beraber atılan adımlar, gösterilen dayanışma ve uyum zincirin halkalarını güçlendiren en önemli unsurlardır.

             Bunun için işveren işçi uyumu hem işçilerin güvenliği hem de işveren açısından da verimli olur. 



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.