Öğretmenlerimiz ve Millet Mektepleri

22.11.2014 11:05:25
A+ A-

  • Bilindiği gibi 12 Eylül faşist cuntası Atatürkçülük ardına sığınarak millete kan kusturduktan sonra 24 Kasım’ı öğretmenler günü ilan etti.
  •  
  • O günden sonra Türkiye’de 24 Kasım öğretmenler günü olarak kutlansa da duyarlı yurttaşlar bunun 12 Eylül faşist cuntasının bir uygulaması olduğu gerekçesiyle karşı çıkıyor ve öğretmenler gününün 5 Ekim olduğunu savunuyor.
  •  
  • ‘5 Ekim nereden çıktı?’  Faşist cunta niye 24 Kasım’ı öğretmenler günü ilan etti?
  •  
  • Sanırım bu konular çok kişinin umurunda değil.
  •  
  • En çok 5 Ekim için Dünya Öğretmenler Günü olması nedeniyle kabul görüyor. 24 Kasım’ın eleştiri alması da ‘yukarıda yazdığım gibi’ faşist cuntanın o günü öğretmenler günü ilan etmesi.
  •  
  • 5 Ekim’in Dünya Öğretmenler Günü olarak ilan edilmesinin gerekçesi; 5 Ekim 1966 günü toplanan ‘Öğretmenler Özel Hükümetler arası Statüsü Özel Konferansı sonrası İLO nun hazırladığı ‘Öğretmenler Statü Tavsiyesi’ oy birliği ile kabul edildiği için UNESCO 5 Ekim 1994 günü 5 Ekim’i Öğretmenler Günü olarak tavsiye etti. Ondan sonra pek çok ülke bu günü Öğretmenler Günü olarak kutluyor. Bazı ülkeler kendi ülkelerinin ‘bağımsızlık’ benzeri günlerini Öğretmenler Günü olarak kutluyorlar.
  •  
  • Türkiye’de 24 Kasım Öğretmenler Gününü 12 Eylül faşist cuntasının ilan etmesine tepki olarak 5 Ekim solcu, duyarlı çevrelerde Öğretmenler Günü olarak kabul görse de çoğunluk genel olarak ’12 Eylül faşist cuntasını umursamadan’ 24 Kasım gününü öğretmenler günü olarak kutluyor.
  •  
  • Yani 24 Kasım’ı öğretmenler günü olarak kutlayanların ezici çoğunluğu bugünün faşist cunta tarafından ilanını bilmiyor bile.
  •  
  • Genel olarak 24 Kasım millet mekteplerinin açıldığı gün diye kabul gördüğü için o günü öğretmenler günü olarak kutluyor.
  •  
  • Öyle veya böyle öğretmenler günü tartışmaları her yıl sosyal medyada tartışma konusu oluyor.
  •  
  • Ben işin orasında değilim…
  •  
  • Beni asıl ilgilendiren 24 Kasım 1928'de millet mektepleri talimatnamesinin ilan edilerek bütün yurtta bir okuma yazma seferberliği başlaması.
  •  
  • Kimisi bunun ‘zorunlu’ olmasını eleştirse bile o günün koşullarına göre bir uygulama olduğu muhakkak. Çünkü okuma yazma öğrenmeyi kim istemez ki?.
  •  
  • Zaten çok kişinin anısında yer eden okuma yazma kursları veya resmi adıyla millet mektepleri açıldığı günden itibaren büyük ilgi görmüş; bana göre cumhuriyetin en yararlı uygulamalarının başında gelir.
  •  
  • Çünkü bütün istatiskler aydınlanmış kişi başına kitap tüketimi artmış toplumların ekonomik sosyal ve kültürel yönden gelişmiş refah içinde toplumlar olduğunu gösteriyor.
  •  
  • Bizim ülkemizde ise o yıllarda bırakın kitap okumayı, okur-yazar olan bile parmakla gösteriliyordu.
  •  
  • Bu nedenle ben millet mekteplerini Türkiye Halkının aydınlanma meşaleleri olarak görüyorum.
  •  
  • Cumhuriyet döneminde öğretmenliğin meslek olarak kabulü de o yıllara denk gelir.
  •  
  • Yani öğretmenlik ve toplumsal eğitim ve aydınlanma bir süreç olarak birlikte başlamıştır.
  •  
  • Onun için ‘öğretmenler günü ne gün kutlanmalı?’ sorusu yerini ‘Türkiye’de
  • öğretmenin ve eğitimin durumu nedir?’ sorusuna bırakmalı ve her 24 Kasım bu sorunun cevap bulmasına çalışıldığı gün olmalı.
  •  
  • Yani ‘bana göre’ Öğretmenler gününün ne kutlanacağından çok daha önemli olan öğretmenlik mesleğinin bugün geldiği durumdur.
  •  
  • Ancak o zaman bugün şikayetçi olduğumuz eğitim sisteminin nedenini doğru anlayabilir ve aydınlanmanın önemi konusunda milyonlarla buluşabiliriz.
  •  
  • Örneğin; bir zamanların en saygın mesleklerinden biri öğretmenlik ‘ne oldu da?’ bugün atama salonlarında piyango kazanmış gibi sevinilen; ama aslında ‘ne iş olsa yaparım’ diyenlerin mesleği oldu?
  •  
  • Halbuki cumhuriyetin kuruluşuyla başlayan toplumsal aydınlanma heyecanı millet mektepleriyle tüm yurda yayılırken öğretmenlik mesleği de geçmişin izleri üzerinde nitelik kazandırılarak toplumun en saygın mesleklerinden biri haline gelmişti.
  •  
  • Köy Enstitüleriyle ilkokul öğretmeni yetiştirme projesi, Köy Enstitülerinin kapatılması sonucu onların devamı niteliğindeki öğretmen okullarıyla aynı amaca yönelik hizmet vermeye devam etmiş; onların yanı sıra başta Gazi Eğitim Enstitüsü ve diğer Eğitim Enstitüleriyle Ortaokullarda branş öğretmeni yetiştirme projesi Yüksek Öğretmen Okulu ve Eğitim Fakülteleriyle liselerde branş öğretmeni yetiştirilmişti.
  •  
  • Ancak 1978'de öğretmen okullarının kapatılıp öğretmen liselerine dönüştürülürken eğitim enstitüleri de politik amaçlarla hızlandırılmış branş öretmeni yetiştirme fabrikalarına dönüştürülerek öğretmenli mesleği hızla nitelik kaybına uğratıldı.
  •  
  • Meslek okulları ve öğretmen okulları çok amaçlı liselere dönüştürülerek asıl işlevlerine son verilince hem öğretmenlik hem de nitelikli ara eleman yetişmesi son bulmuş oldu.
  •  
  • Yani okullarını bitirenler ne iş yapacaklarını bilememenin şaşkınlığı içinde kaldı.
  •  
  • Çok uzatmadan yazayım; bugün eğitim sisteminin yaşadığı çarpıklığın gerisinde yatan gerçek öğretmen yetiştirmek amacıyla açılan okulların kapatılmasıdır.
  •  
  • Sonradan açılan veya niteliği değişen okullara devam ederek öğretmen olmak umuduyla eğitim yapanların öğretmen olmak için çektikleri eziyet hemen herkesin bildiği bir gerçektir.
  •  
  • Öğretmen olmak için çekilen bu eziyetlerin yanı sıra; mezun olanların çok büyük çoğunluğunun öğretmenlik hariç hemen her mesleği yapacak duruma düşürülmesi öğretmenlik mesleğine büyük darbe vurmuştur.
  •  
  • Kitlelere asıl hatırlatılması gerekenler bunlardır. Çünkü eğitim günümüzde bütün toplumların geleceğini belirlemede en önemli araç haline gelmiştir. Bu aracın başına işinin ehli; yani yalnızca öğretmenlik yapacak nitelikte ve formasyonda kişilerin getirilmesi çok önemlidir.
  •  
  • Öğretmen eğitiminin bugün olduğu gibi amacından saptırılması; daha doğrusu okulu bitiren kişinin öğretmen olup olmayacağının baştan belli olmaması o kişinin motivasyonunu baştan bozar. Motivasyonu, morali bozuk olan kişinin kendini mesleğine tam olarak vermesi de olanaksızdır.
  •  
  • Geçmişin deneyimlerinden yararlanıp nitelikli öğretmen yetiştiren sistemlere dönülmez ve eğitim ülke gerçeklerine göre düzenlenmez de siyasetin oy avcılığına kurban edilirse hem iş gücü kaybı artacak; hem de eğitim sistemi toplumsal geleceğe fayda sağlayıcı insan yetiştirme işlevini kazanamayacaktır.
  •  
  • Yani hem öğretmenlik mesleği; hem de eğitim sistemi devasa sorunlarıyla Türkiye Halkının ‘belki farkında olamadığı’ gerçek gündemini oluşturmaktadır.
  •  
  • Unutmayalım; toplumsal muhalefet ancak sıradan milyonlara doğru hedefler göstererek çoğalır.
  •  
  • Bilinmelidir ki; yukarıda belirttiğim gerçeklerin vurgulanması öğretmenler günün ne gün kutlanacağından daha çok önemlidir...
  •  
  • Yazımı burada bitirirken başta geçmişte bana eğitim veren sevgili öğretmenlerim başta olmak üzere bütün öğretmenleri sevgi saygıyla selamlıyorum.
  •  

 

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.