Elle gelen bilgi, yelle gider!

19.03.2016 20:56:25
A+ A-

Başlığı bu şekilde seçtiğim için öncelikle özür dilerim. Türkçe kelimeler bazen yanlış anlaşılmaya sebep olabiliyor. Bu durum aslında gerçek hayatla son derece uyumlu. Şöyle ki, insanlar çoğu zaman gördüklerine, duyduklarına, taraf olduklarına ikna olurlar. Aradan uzun zaman geçtikten sonra, daha fazla neden niçin, gibi sorularını ardı ardına sorup, cevap aradıklarında genellikle yanlış anladıklarını ve ilk izlenimlerin tamamen kandırmacadan ibaret olduğunu görürler. Günlük hayatta kullanılan “her gördüğün sakallıyı deden mi sanırsın?” şeklinde bir deyişimiz dahi vardır. İyi intiba uyandırmak birçok sorunu kolaylıkla çözmeyi, iyi bir kazanç elde etmeyi, insanlarda saygı uyandırmaya hizmet eder. Bu yüzden de ticari ve siyasi kurumların, en çok kullandıkları yöntemlerdir. Bizler teğet kelimesini matematik terimi olarak biliriz, yalama ise genellikle, dondurma vs gıdaların ısırılarak yenmesi mümkün olmadığı durumlar veya fiziksel temasları kastetmiş oluruz. Bazen kurşun yaladı geçti, alev yaladık geçti gibi yerler için kullanılsa da yazı konusu ile bunların bir ilgisi yok.

Bilgi kişi tarafından ölümcül gereklilik kabul edilip, araştırılmazsa yüzeysel bir bilgi varla yok arası olmaya mahkûmdur. Böyle bir bilgi genellikle talep edenler tarafından bilinçli ve gerçek hayatla bağlantısı anlaşılamadığı sürece onu edinmek için kullanılan her türlü araç ve zaman bir kayıptır. Hem gerçekte insan; doğru ile eğriyi ne zaman ayırmaya veya seçmeye başlar ki o zaman seçici olabilir. Doğru ile eğriyi ayırabilmek ciddi bir uğraş ister. Ciddi entelektüel bir birikim ve çok yönlü olmayı da gerektirir. Bu açıdan tamı oluşturan öncelikle kişinin talebi iken, tarafsızlık ikinci önemli etkendir. Bunlar yeterli midir? Bence değil. Matematik zekâsına sahip olanlar, tarihe tarihçiler ise fiziğe kimyaya ihtiyaç duymalıdır. Ancak gerçekte uzmanlaşma olarak kabul edilen alanların birbirinden akademik olarak kesin olarak ayrılışı modern üniversite disiplinleri bilimleri dallara ayırmak suretiyle, bütünün tamamına bir kişinin ulaşmasının önündeki en büyük engel olarak, ortaya çıkmış olabilir.  6., 7. Ve daha sonraki yüzyıllardaki bilginlerin, günümüzdeki gibi modern araçları yoktu. Araştırma, ulaşım, kütüphane, internet, telefon vb imkânlardan yoksundular. Bu durum birçok şeyi kendilerinin yapmaları gereğini ortaya koymaktaydı. Bu durumda kişi şanslıysa ve gerçekte ailesi tarafından doğru desteklendiğinde önemli buluşlara imza atabiliyorlardı. Söz gelimi, İbn Sina’yı düşünün; bu önemli bilginin, astronomiden, botaniğe, fizikten kimyaya, botanikten psikolojiye birçok dalda dört yüz elliden fazla eser yazdığı rivayet ediliyor. Bu bilginin eserlerinin yedi asra yakın Avrupa’nın tıp fakültelerinde ders kitabı olarak okutulması yazdığı eserin ne kadar uzun süre güncel kaldığının kanıtı olsa gerek. Kutsal dinlerin kitaplarının dahi bu derece güncel kalamaması ile daha sonra belki de bu eserin kullanımdan kaldırılması arasında doğrudan bağlantı vardır! Bu cümle ile ne demek istediğimi bazılarının çok iyi anlayacağını ancak bu yazıyı okuyanlardan ancak çok az bir kısmının olacağını tahmin ediyorum. Umarım yanılırım.

Bilgi türleri oldukça çeşitlidir. Bunlardan birincisi kutsal bilgi; Allah kelamı, kullarına doğruyu göstermek adına, kurallar ve dengeli, mutlu, sağlıklı yaşam rehberidir. Ülkelerdeki savaşlar, kanlar, gözyaşları aslında bu kurallara kişilerin uymadığını gösteren en bariz örnektir. İnsanlar sanırım Allah kelamını ve kurallarını hem anlamak istemiyorlar, hem de talep etmiyorlar.   Başka bir bilgi türü, kişilerin yaptığı, bulduğu ancak bizlerin tesadüfen veya zorunlu olarak karşılaştığımız, başkalarının tecrübelerine dayanan, ancak bizim önemsemediğimiz bilgidir. Otomobili bulmak için en basit araçla başlayıp, günümüze kadar geliştiren sanayi devleri ile petrolü olduğu için veya üretimi çoğaldığı için otomobili bulan, daha doğrusu otomobille tanışan kesim. Takdir edilir ki, birinde bilim emek varken diğeri sadece makine olarak satın alma eylemini gerçekleştirebilmiş kişilerdir. Bu iki kesime göre otomobilin ifade ettiği anlamlar oldukça farkladır. Bir diğer bilgi, sahte bilgidir. Bir kesimin gerçeğe ulaşmaması için onu kasten oyaladığı, doğruya ulaşmak için tek yol olarak lanse edildiği ancak gerçekte zehirli bir bilgi türüdür. Bu bilgi türü özellikle az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerin içine düştüğü açmazı en iyi açıklayan bilgi türüdür. Böyle bir durumda eğitimli kesim toplumuna yabancılaşırken, başkalarının deneyimlerini kendi deneyimleri olarak topluma satma çabasıdır. Bilgiler doğru olsa iyi. Ancak bilgiler çoğunlukla yanıltıcı olduğundan, kişinin aslında bu yöntemle doğruyu bulması kesinlikle imkânsız olduğu gibi, hem toplumla, hem töresiyle, hem de dinle çelişmesi büyük ihtimaldir. Çelişkili durumlar, kuralların net olmadığı durumlarda insanların adalet bulması mümkün olmayacağından, kişi topluluklar uzun süre bocalayıp, dururlar. Böyle bir bilgi toplumun ilerlemesi önünde de fren görevi yapar. Aydın cahili anlamaz, cahil aydını anlamaz. Cahil aydındır diye saygı duyar ancak öte yandan sorunlarının çözümünden çok, sorun üreten ve üstelik de sürekli kendisinden tırtıklayan, kendi sırtından kazanan, elinden hiçbir iş gelmeyen, sorun çözen değil, sorun üreten sahte bilgilerle donatılmış bir aydın tipiyle tanışmış olur.  Başka bir bilgi türü ise kişinin bilinçli olarak aradığı ve bir amaç için gecesini gündüzünü harcadığı bilgidir. Bu bilgi diğer bilgilerin tamamından değerli, kalıcı ve özümsenmiş bir bilgidir.

Bilgi türlerini herkes başka bir şekilde sınıflanılabilir. Bense bize verilen ancak bizim aslında talep etmediğimiz, kalıcı hafızaya almamıza imkân olamayan teğet geçen bilgiler, bilgiyle temasımız olmuş ancak doğru ve yanlışını genellikle sorgulamadığımız, doğruymuş gibi kabul ettiğimiz ancak bundan da emin olamadığımız bilgi yalaması, isteyerek öğrendiğimiz ve gerçekte uyguladığımız yediğimiz yutulmuş bilgiler, kendimiz aradığımız, özgün çözümlerle kanıtladığımız, hayat prensibi haline getirdiğimiz, talebimiz, rüyamız, her şeyimiz olan bilgiler. Talep bizden geldiği ve hayat düsturumuz haline getirdiğimiz, kullandığımız, doğruluğundan emin olduğumuz bilgiler. Bu tür bilgiye sahipsek unutmamız mümkün olmaz. Böyle bir bilgiye ise sindirilmiş ve dönüşümleri tamamlanmış bilgi dersem hata yapmış olmayacağımı umuyorum. Neticede bu da benim sindirimim ve çıkarımım.

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.