Yıkımın temeli; çocukluk

17.03.2016 13:11:35
A+ A-

Yapılan araştırmalara göre insan kişiliği, küçük yaşlardan itibaren şekillenmektedir. Ailede alınan aile terbiyesi, çocuk ailenin aynasıdır anlayışı son yıllarda çocuk bakıcının aynası, o da olmazsa kreşin aynası veya öğretmeninin bunlardan da önemlisi çocuklar çizgi filmler ve izlenilen filmlerden, reklamlardan okulda ise arkadaşlardan etkileşim büyük oranda gerçekleşmektedir.

Lise eğitimine devam eden öğrenciler arasında yapılan bir araştırmaya göre, lise eğitimine devam eden öğrencilere sınırsız kâğıt ve düşünme süresi verilmiş. Birçok öğrencinin bir dosya kâğıdını dahi doldurmaya yetmeyen yazısı ile karşılaşılmış. Sözlü olarak lisede öğrendiklerini anlatmaları istenmiş o da aynı şekilde öğrencilerin ortalama on dakikalık bir sürede kendilerini ifade ettikleri görülmüş. O halde neler oluyor? O kadar yapılan yatırım rağmen neden istenen fayda sağlanamıyor?  Ya da görünmez faydalar sağlanıyor da bu faydalar ifade edilemiyor mu? Kazanılan alışkanlıklar daha mı önemli de yoksa kişi bunları ifade etmekte zorluk mu çekiyor? Bu konuda ilgililer tarafından yeterli araştırmalar yapılmıştır.

Çocukluk büyüklüğün temelidir ve tüm insanların kişiliklerinin temelinin atıldığı zamanlar aslında küçük yaşta atılan temelleridir. Özellikle çocuk yaşta yaşanılan güzellikler, hayata olumlu şekilde yansımasını bulurken, olumsuz yansımaların da yıkıcı sonuçları olacağını tüm eğiticiler, psikoloji bilimi ve tüm ilgili bilimlerce dillendirilmektedir. Aslında gelecek çocuklukta temeli atılan bir hayat çizgisidir. Burada birkaç küçük örnek vermek yerinde olur. Çocukluğunda kötü, yıkıcı olaylarla karşılaşan bireylerin, çevresindekilerin davranışlarına ilave olarak daha da yıkıcı etkisini arttırdığı söylenebilir. Yapılan araştırmalar suç ortamlarında, kötü ortamlarda yetişen çocukların suç makinesine dönüştüğünü göstermiştir. Çocukluk yıllarında istismar, taciz, tecavüz gibi olumsuz hareketlere maruz kalan bireylerin intihar meyillisi, yaralı bir ruh yapısı, anti sosyal kişilik özelliklerine ilave olarak öldürme meyillisi, seri katillere dönüşebilecekleri kısacası tam suç şebekesinin aradığı niteliklere sahip bireyler oluştuğunu söylemeye bile gerek yok. Bu durumu bayanlar açısından, ilave olarak anne olmalarından dolayı, gelecek nesilleri doğuran, büyüten kimseler olmaları bakımından ayrıca önemlidir. Yasalar erken yaşta evlilikleri, çocuk istismarı olarak değerlendirmektedir. Suçtur. Aynı zamanda bireyin evliliğe zorlanması, ruhsal dengesinin tamamen yitirilmesine neden olabilmektedir.

İnsanın en büyük yatırımı ve kazancı insana yapabileceği doğru yatırımdır, eğitimdir. Tabi bunun tersi de mümkün. Belki de biz ülke olarak; yanlış yatırımın şu an ülkemiz üzerinde dolaşan kara bulutlarının yansımalarını yaşayan en bariz örneğiz.



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.