Adana Valisi Coş’tan Atatürk’e Mektup

11.11.2013 12:27:26
A+ A-

Ey Büyük Atam,

Aramızdan ayrılışının 75. Yılında sana bu mektubu son günlerde hakkımda ortaya atılan bazı asılsız haberleri ve iftiraları izah etmek maksadıyla yazıyorum.  Yanlış anlama Atam, ben nadide vatanın  bir numaralı* kentinin en yüksek makamdan  atanmış bir Valisi olarak seni utandıracak bir şey kati surette yapmadım.  Yine de bu önemli günde bana ve dolaylı olarak senin hatırana saygısızlık eden bir takım denyoyu sana şikayet etmeyi en tabii bir borç biliyorum.  Burada denyo kelimesini “mis kokulu, göz yakmayan” anlamında kullandığımın altını çizmek isterim.

Çok uzatmadan konuya giriyorum Atam, çünkü malum 10 Kasım, başın kalabalıktır.  Öncelikle hakkımda başlatılan karalama kampanyalarından en şerefsizini, en adisini buradan yanıtlamak istiyorum. Şöyle ki benim hakkımda bir takım muhalif densiz tarafından çıkartılan “bıyığını boyuyor, saçı da peruk” iddialarının hiç bir aslı yoktur.  Ben bugüne kadar ne bıyığımı boyadım, ne saçıma peruk taktım, ne de kaşlarımı aldırdım ama ben berber koltuğunda dinlenmekteyken çıraklardan biri bu icraatları gerçekleştirdiyse ben orasını bilemem, mesuliyetini de kabul edemem. Bıyığım ve saçım hakkımda çıkartılan bu kalleşçe dedikoduları kamuoyuna yayanlarla bizzat konuşacağım veyahut muhafızlarım vasıtasıyla bilgi alışverişinde bulunacağım, çünkü, sen kimsin ulan hırbo, devletin koskoca valisine dil uzatıyorsun.  Ben ne yaparım lan adamı…  Ama şimdi konuyu dağıtmayalım.

Hakkımda çıkartılan diğer bir iddia 10 Kasım kutlamalarında sarf etmediğim bir sözle ilgili.  Bir takım provokatör ses ve görüntü kayıt teknolojisinin iddiasına göre halktan bir kimseye gavat kelimesini sarf edip üzerine muhafızlarımı salmışım.  Muhterem Atam, bi kere benim o kelimeyle işim olmaz! Ben o kelimenin anlamını bile bilmem.  Hatta arkadaşlar açıkladıklarında resmen şok oldum. Orada aslen cereyan eden şey beni 10 Kasım’da bağrına basmaya gelmiş muhterem Adana halkı ile kucaklaşmam ve sevgi alışverişinde bulunmamdır.   Bu muhabbet esnasında aşka gelen bir vatandaş bana sevgi sözcükleri fısıldayınca ben de kendisine önce uzaktan ağırbaşlı bir öpücük gönderdim lakin mütevazi makam aracıma binmiş sevgi selinden uzaklaşırken içim el vermedi, arabadan atlayıp kendisine doğru koştum ve ardından uzun ve şiddetli bir şekilde tokalaştık.  Aynen Tiffany’de Kahvaltı’nın son sahnesi gibi. Kedi hariç.   Ama hakkımda bu iftiralarda bulunanların ümüğünü sıkacağım bittabi.  Valilik muhafızları şu an itibarıyla evleri gezip kimlik kontrolü yapmaktalar.  Bu vesileyle tarihi roma mahzenlerini de yeniden Adanalıların hizmetine kazandıracağız diye düşünüyorum. 

Ey büyük Atam, bunları anlatıp akşam akşam canını sıkmak istemezdim ama durum budur.  Bilgilerine arz ederim.

Görüşmek üzere,

Hüseyin Avni

* Alfabetik

**Bu mektubun kurgulanmasında emeği geçmiş olan Vali Coş, Nasuh Mahruki, Tansu Çiller ve Adana halkına teşekkür ederim. 

 

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.