Ne kadar da gomünist bir erkek!

17.08.2015 00:37:26
A+ A-

Bugünü sanırım hiç unutamam. Halk arasındaki tabiri gazozcu olan bir arkadaşın, sabahın köründe telefonumu cayır cayır çaldırmasıyla uyandım. Nam-ı diğer ruh hastası x kişisi merakına daha fazla karşı koyamayıp soluğu şehrimde almış. Hemde havanın 159859976 derece olduğu günü bulmuş...
 
Deli meli ama bizim gazozcu ısrarcı çıktı. Whatsapp dan daha fazla yürüyemeyeceğini anladı ve geldi. Sabahları biraz agresif olmamdan sanırım, suratımda bi Nur Yerlitaş bıkkınlığıyla hazırlandım. Gazozcuyu  havayı bahane ederek bizim eve 5 dakika mesafede olan avm ye çağırdım. En doğrusu buydu, çünkü nem çoktu ve kahretsin esmiyor dışarda yaprak kımıldamıyordu...
 
Gazozcu bizim blogdan. Böylelikle blogun kaymağını yiyip, sosyalleşme imkanı bulacaktım. Geleneksel ama ilk, dev kadrolu ama şuan için iki kişilik blogger toplantımıza hazırlanmaya başladım. Ama Gözde melaneti ve gazozcunun laneti bi araya gelince aksilikler de haliyle peşi sıra geldi...
 
Kaderimin attığı ilk depar yazlık sandaletimin apartmandan çıkar çıkmaz kopuvermesiyle başladı. Üşendim tabiki eve dönmedim :D.  Gazozcu "nerdesin hadi hadi" diye carladığı için;  ona laf yetiştirmeye çalışırken ineceğim durağı kaçırdım ve yürümek kabusu ile karşı karşıya kaldım. Kaderin son cilvesi 159859976 derecelik havadan, klimalı ortama girmemle açığa çıktı. Beynimin sıcaktan sıvılaşması sebebiyle burnumdan suyumsu sümükler aktı da aktı. Bi yerden sonra koyverdim gitti. Sümüğüm damlaya damlaya beni beklediği kafeye zor attım kendimi...
 
Gazozcu telefonunu şarja takabileceği, klimanın har har beynimize saplandığı bir soteye sinmiş beni bekliyordu. Görür görmez aha işte bu bizimki dedim. Selamlaşıp muhabbete koyulduk...
 
Dolu dolu kültür sanat, kitap, yazar, ressam ve bizim blogun dedikodusunu yaptık. Tabiki siyaset konuştuk. Ülkenin haline iç geçirdik. Ezilmiş ve sömürülmüş halklara ağladık. Lakin bunu emperyalist kahvesi satan kapitalist bir mekanda yapmamız durumu biraz ti' ye almış izlenimi veriyor olabilir. Ama özümüzde komünik ve temiz kalpli gençlerdik. Artık ne kadar olur bilemem ama Rabbim bizi affetsin...
 
Damacana boy kahvelerimizi üç saat boyunca pipetle köpükcükler çıkara çıkara içtik. Küba nın son halini tartıştık. Havana ya Amerikan bayrağı çekilmesi CHE kadar bizim de kanımıza dokunmuştu. Ruhumuzun aldığı yarayla hafif bi hayalkırıklığı yaşamadık değil. Hatta bi ara gözyaşlarımı tutamayacak hale gelmiştim. Lakin gazozcu, erkekliğine bok sürmeden acısını içine akıta akıta vakur bir şekilde karşıladı durumu. O an ikimizin de içinde "çav bella " çalıyordu. Devrime yürüyen çocuklardık...
 
90 lı yıllardan, CHP den, HDP den, AKP den ve Bahçeli püskevit geyiğinden sonra kafeden çıkıp karnımızı doyurmaya gittik. Adanalara gelmiş birine kebap yedirmemek olmazdı. En son gazozcu acıya dayanamayıp ejderha gibi ağzından alevler çıkarıyordu. Onu teselli etmek istedim ama ağzımdan "gece o kadar yol gideceksin umarım cırcır olmazsın" gibi teselliden uzak gerzek bir cümle çıktı...
 
Karnımızı ovuşturarak çıktığımız kebapçıdan sonra, soluğu kırk yıllık hatrı var mantalitesiyle Türk Kahvesi içmeye gittik. Bizim gazozcu, kafayı İtalyan ve Fransız erkeklerine taktığından filtre kahve içti. Kahrolası emperyalistler bizi de bozmaya ant içmişti sanki...
 
Burada konuları daha ciddi ele aldık. Terörden, mültecilerden bahsettik. Kaos boğazımızda yumruk olmuştu. Ahlanma ve vahlanmayla birşeylerin düzelmeyeceğini anlayacak kadar büyüdüğümüzü farketsek de, acılara karşı kendimizi teselli sözümüz  "inşallah" oldu.  Tabi en son kalkarken "üzülme be gazozcu bizimde Ak Sarayımız var. Hem dış devletten gelenler  "oh my god ne kadar da büyük bir devlet" diyolardır diye pat pat çocuğun omzuna vurmayaydım iyi olabilirdi ama. Gözde olmak böyle birşey :) ...
 
Uzun zamandır bu kadar eğlenceli bir o kadar da dolu, derinlikli muhabbet etmemiştim. İlk başlarda "ne alaka ya" falan desem de iyi ki geldin be gazozcu. Sayende kendimle konuşmaktan kurtuldum ama kendim gibi düşünen biri olduğunu farkettim...
 
Umarım herşey hayal ettiğimiz gibi olur barış, mutluluk ve kimsenin ezilip aç kalmadığı günlere kavuşuruz...
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.