Nitelikli yalanın püf noktaları...

29.08.2015 22:44:41
A+ A-

Cesareti yok hiçbirimizin bir bakıma korkuyoruz. Öyle çok korkuyoruz ki, gerçeği söyleme cesareti bulamıyoruz. Yani bizi yalana korkaklık itiyor. Kaybetme korkusu, elden kaçırma korkusu, bedel ödeme korkusu. Tepki almaktan, verecek cevap bulamamaktan korkuyoruz. Açıklama yapma gereği duymak istemiyoruz. Ama durum bu da diyip vaziyeti aksettiremiyoruz...
 
En son ne zaman yalan söyledin? Hadi canım sende, o kadar vakit geçmemiştir üzerinden. Bak işte yine yalan söylüyorsun. Bu sefer neden korktun? Ben duymuyorum neticede seni. Kendinle yüzleşmekten korkmuş olabilirmisin? Efendim???  Ha anladım onlar yalan sayılmaz. E tabi sende bir bakıma haklısın...
 
Orta okula giderken söyledim ilk sahici yalanlarımı. Tabi sonrasıda oldu ama ilk olduklarından unutulmaz oluyor herşey gibi.  Veli toplantıları yaklaştıkça alev topuna dönerdim, yüzüm kıpkırmızı olurdu. Hani şu yalan makinesi dedikleri alet var ya onu bağlasan bip bip ötmekten alet yanacak hale gelirdi. Yok ya anne ne okuldan kaçması?  kim demiş ya kim bana mektup yazmış? yuh matematikten 30 mu almışım? Ama yok artık bu hocalar ne istiyor benden? Allahım nasıl bir zeka, nasıl bir durum kotarma. Bir önceki cümlede söylediğim yalanı unuturdum...
 
Velhasıl sonra büyüdük. Daha büyük, daha bir günah katsayısı fazla yalanlara düştük. Aslında hepsi temiz kalplilikten değildi. Alenen karşımdakini yanıltma, hedef şaşırtma amaçlı yalanlarımda oldu yani. Hepimizin oldu. Neyse durumu öznelleştirmeyelim. Sonuçta yalan da bi ihtiyaç. Açığa çıkmasa iyi de çıkınca fena. Hem yakalanmadığımız sürece yalan söylemiş sayılmıyoruz ki, yakalanınca yalan olduğu anlaşılır. İnandırıcı olanlara yalan demek de haksızlık, netice itibariyle maharet gerektiriyor, zeka gerektiriyor...
 
Yalanı haklı çıkarabilecek sebeplerimiz var. En başta korku demiştik. Sonuçta insan hata yapabilir ama yalan bir çeşit telafi sayılır. Art niyet barındırmaz. Mesela niyetimiz söylediğimiz yalandaki gibidir, ama sonucu farklı olmuştur da biz aklımızdan gönlümüzden geçeni anlatmışızdır. Böylede düşünmek lazım. Sonuçta suça teşvik söz konusu. Çok anlayışlı, olgun insanlar olaydınızda biz de yalanla kıvırmayla kafa yormasaydık. Biz istemezmiydik çıkıp "böyle böyle oldu tam da bunu yapacaktım" demeyi?  Ama neylersin yemiyor bazen...
 
Kime neden nefret edersin? desek "yalan söylenmesi" diyor. Kendinde en beğendiğin özelliğin ne? diye sorsak istisnasız "dürüstlüğüm" mavrası atıyor. Afedersin ama hadi ordan yani. Dört kişi oynadığın okeyde bile öne geçmek için taş çalıp dümen yapıyosun, sonra asla yalan söylemem nefret ederim. He abicim he.  Sanki biz çok sevdiğimizden yalan söylüyoruz. Zevk alıyoruz tek sebep bu, te allaaam ya...
 
Varsın biz durum kotarıcılara yalancı desinler vallaha zerre umrumda değil. Hatta biri en beğendiğim özelliğimi sorsun "kriz anında zekam acayip uçar, öyle bi yalan söylerim ki parmaklarını yersin" diyecem. Sizi gidi ufakcılar. En ufak işte hile yaparlar, sonra sana bana gelince "ıyy yalancı". Bir kere sizin yaptığınız alenen hile sayılıyor. Bizimki en azından zeka gerektiriyor, kurgu var içinde...
 
Yalan söylerken dikkat edilmesi gerekenler arasında ince bir nüans var paylaşayım müsadenizle. Şimdi önce avımızı iyi analiz etmemiz gerekiyor. Yalan söylerken kendi zekanı baz alırsan sıçtın. Karşındakinin IQ suna göre bir şeyler uydurman lazım. "Ne desem inanır?" burada baz alınacak temel kaynak olmalı...
 
Yanlış anlamayın cinsiyet ayrımı yapmıyorum ama erkekler sanki daha çok yalan söylüyor. Gerçi Cem Yılmaz'ın dediğine göre söyleyemiyor. Donanımlı bir zeka yok. Zaten söyleyebilse yalan demezdik. Yakalanınca anlaşılıyor yalan olduğu. Erkeklerin temel hatası da kadın milletini fazla hafife alıp tek bir örnek gibi değerlendirmesi. Yahu bir plaza çalışanına, ev kızı yalanı söyleyebilir misin? Yada tiki diye tabir ettiğimiz cadde kızına attığın yemi, anadolu kaplanı yer mi? İşte burada tökezliyorsunuz. Komplike değil analitik düşünün biraz yahu...
 
Ay ne biçim bi insan olmaya başladım ben. Neler yazıyorum, annem okusa paralar beni. Neyse toparlayacak olursak yalan söylemekte utanılacak bir yan yok eninde sonunda dürüstlük insana bir yerde bela oluyor. Üç günlük ahir ömrümüzde ziyan olup kim vurduya gitmeyelim diye hepimiz söylüyoruz. benim kızdığım ufakçı olmak. en basit oyunda hile yapanlara, bir insana yalan söylerken karşısındakine aptal muamelesi yapanlara bu sözlerim. Israrla sizi aşan toplara girmeye çalışmanız neden???
 
Kendi zekanı değil, benim zekamı esas al diyorum hep. Yakalıyorum, yakalanıyorsun, gün geçtikçe arsızlaşıyorsun. Ve son bir tavsiye; Sizin su içeceğiniz saati bile bilen insanlara yalan söylemeyin. Yaşanılabilecek kadar da olsa biraz dürüst hava sahası bırakın...


YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.