Kalem kılıca karşı: TCMB Başkanı Başçı bakanlara bilimle cevap verdi!

03.06.2014 00:42:04
A+ A-

Bugün Bakanlar Kurulu'na gerçekleştirdiği sunumda, TCMB Başkanı Erdem Başçı, adeti olmamasına rağmen, klasik sunum şablonunun dışına çıkarak, büyüme ile toplam harcamalar ilişkisi ve geçmiş dönemlerde başka ülkelerin enflasyon ile mücadelesinden örnekler vererek son dönemdeki "faiz oranı" tartışmalarına cevabını verdi.

Erdem Başçı'nın sunumu, her zaman olduğu gibi büyüme ve istihdam, dış denge, enflasyon ve para politikası bölümlerinden oluştu. Ancak sunumunda her zaman kullandığı makro ekonomik istatistik ve göstergelerin dışında, ilk defa iki farklı veriyi bakanlara aktardı.

Bunlardan birincisi, ortalama büyüme oranları ile toplam tüketim/gayri safi yurt içi hasılanın birbirleri ile olan ilişkisini gösteren bir grafikti. IMF'den aldığı bu grafikte farklı ülkelerin toplam tüketim ve büyüme oranlarını grafikte göstererek, toplam tüketim ile büyüme arasındaki ters orantının altını çizdi. Aşırı tüketim yapan ülkelerde büyüme oranlarının daha düşük olduğunu belirterek, faiz oranlarının "fazla düşük olması" ile özellikle bireysel kredilerin büyüme trendinin, ekonomik büyümeye zararı olacağını ileterek, faiz oranı tartışmasında birinci argümanını ortaya koymuş oldu. Aşağıda Başçı'nın kullandığı IMF'den alıntı grafiği görebilirsiniz:

 

Diğer yandan, Erdem başçı, sunumunun sonlarına doğru, politika faiz oranları ile enflasyon oranlarının zaman içerisindeki değişimini gösteren dört tane grafik paylaştı. Bu grafiklerde 2000 yılında ABD'nin, 2008 yılında Avrupa Birliği'nin, 1981'de Japonya'nın ve 1990'da İngiltere'nin politika faizlerini arttırarak gerçekleştirdiği parasal sıkılaştırmanın enflasyonu baskılamakta olan başarısını gözler önüne serdi. Erdem başçı, politika faiz oranının arttırılmasını takip eden dönemde gözlemlenen enflasyon düşüşlerini, "kısa vadeli faizlerdeki geçici sıkılaştırma enflasyonla mücadelede etkili bir araçtır" sözleriyle paylaştı. ilgili grafiği aşağıda görebilirsiniz.

Görünen o ki, Erdem başçı, hükümet kanadından gelen siyasi kaygılı baskılara rağmen, politika faizlerini bir süre daha da şu an ki seviyelerine yakın tutacak. Keza kendisi politika faizinde "sembolik" bir 50 baz puanlık indirim yaparak, faiz artışının geçici olduğunu ve uygun makroekonomik koşullarda faizleri aşağı çekeceğinin sinyalini vermişti. Bu şekilde hem piyasaya gerçekleşen sıkılaştırmanın geçici olduğunun sinyalini vermiş oldu, hem de ileriki dönemlerde gerçekleşmesi muhtemel olası faiz indirimine piyasanın ne yönde tepki vereceğini, yaptığı küçük indirimle ölçme imkanı elde etti.

Şahsi fikrime göre, Erdem Başçı'nın hükümetin en üst kademesinden gelen baskılara boyun eğmeyerek, kendi uzmanlık alanı ve doğrularını kendine kılavuz ederek görevini icra etmesi, her ne kadar geçmiş dönemlerde iyi niyetinin kurbanı olarak bazı hatalar gerçekleştirse de, bulunduğu pozisyonu sonuna kadar hak eden bir merkez bankası başkanı olduğunu gösterdi.
 
Dün Erdem Başçı'nın, kurumların hesap vermesi ve şeffaflık ilkeleri dahilinde gerçekleştirdiği sunum, ülkemizde her konuda kendini gösteren baskı rejiminin karşısında nasıl durmamız gerektiği konusunda, hepimize örnek oldu diyebiliriz. Her zaman olduğu gibi bu gün de kalem, kılıçtan daha keskin. Tek ihtiyacımız gerçekleri söyleyebilecek cesarete sahip olmamız.
 
Tıpkı Sayın Başçı'nın Bakanlar Kurulu'na karşı yaptığı gibi!
 
Son sözüm de Sayın Başçı'ya: Dik dur eğilme, ekonomistler seninle!
 


YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.