Tek ihtiyacımız Erdem Başçı’nın istifası

14.04.2014 09:52:32
A+ A-

Mevcut hükumetin göreve geldiği 2002 yılının Kasım ayından bu yana ekonomik başarısının altında istikrarlı bir ekonomik ve siyasi politika yatıyordu. Öyle ki piyasalar 2008’deki AKP kapatma davasına kadar içeride büyük bir problem yaşamamış, 2009’da ise Mortgage krizi ile dış kaynaklı bir dalgalanma yaşamıştı. Bu kriz sonrası AB Euro krizi dahi ekonomi açısından nispeten teğet geçmişti. (Dış ticaretimizdeki AB ağırlığına rağmen)

Ancak 2013’ün Mayıs ayından bu yana hem ekonomi hem de siyasi anlamda tüm konjektör değişmiş durumda. Ülkedeki siyasi istikrar belki de ilk kez Mayıs ayında Gezi Parkı olaylarının patlak vermesinin ardından sorgulanmaya başladı. Bu dönemde Dolar’da yaşanan dalgalanmalar ekonomiyi büyük oranda etkilemişti. Daha sonrası ekonomi ve siyaset dış kaynaklı Mısır ve Suriye olayları ile yara almış, FED’in politika değişiklikleri de olaylara tuz biber olmuştu. Ancak belki de en siyasi açıdan en büyük darbe 17 Aralık’taki yolsuzluk ve rüşvet davası oldu. Ardından gelen seçim süreci sinirler iyice gerdi. Oysa piyasalar için tam da Rusya – Kırım – Ukrayna üçgeni içerisinde “Sell Russia Buy Turkey” havası vardı. Ancak iç ve dış kaynaklı gelişmeler bu havanın yaşanmasına izin vermedi. Seçim sonrası TL mevcut hükumetin seçim zaferi ile yara sarsada bu kez de TCMB Başkanı Erdem Başçı’nın istifaya zorlanması dedikodularıyla yeni bir sürece gidecek gibi gözüküyor.

Ergenekon gibi Paralel Yapı

Ergenekon davasındaki süreçte hükumet ve cemaat karşıtı yapıların, Ergenekoncu gösterilerek davanın içine çekilme sürecindeki gibi şimdi de, Paralel yapı olarak lanse edilmeye başlayan cemaatin tasfiye sürecinde, politikacıların her dediğini yapmayan bürokrotlara Paralel yapı damgası vurulmasıyla devam ediyor. 17 Aralık operasyonu sonrasında başlayan karşı saldırıda şimdi de toplar Erdem Başçı’ya çevrilmiş gibi. Zira Erdoğan’ın mutlak gücü istenilen faiz indirimi yapmazsa Erdem Başçı’nın da sonu olabilir.

Ekonomik istikrar açısından ortam bu kadar gerginken, mevcut hükumetin piyasa dengelerini düşünerek bu istifa isteği akla uygun görünmüyor. Ancak geçmiş dönemde Erdoğan’ın Serdengeçti ve Yılmaz ile yaşadıklarını da unutmamak gerekir.

Game of Thrones

Dini inançları gereği Faiz’in haram olduğunu düşünen bir Başbakan, ekonomi yapıcıları düşük faiz adı altında Türk Usulü Para Politikalarına yöneltiyor. Bu kapsamda faizleri düşük tutmak için faiz koridoru, zorunlu karşılıklar, çoklu politika faizi gibi ekonomistlerin dahi kafasını karıştıran Türk usulü bir ekonomi paketimiz var. Geçtiğimiz seçimle birlikte mutlak gücünü ve otoritesini arttırmış, yolsuzluk operasyonları nedeniyle canı yanmış bir hükumetimizde… Ülke tam da Game of Thrones tadında ilerliyor ki, bu kapsamda belki de Erdoğan’ın TCMB koltuğu için daha iyi bir formülü vardır.  Süleyman Aslan ya da Rıza Sarraf; sizce hangisi TCMB Başkanlığı koltuğuna daha yakın?

Caner Otrakçı

https://twitter.com/canerotrakci

YORUMLAR

tam yerınde -

Ülkemıznın en buyuk sorunu işi ehline vermek değil,adama iş uyarlamak.Elektrik muhendısınden MB başkanı,AYM,ye ıktısatçı başkan üye bize özgü uygulamalar. İş uzmanına verme olayımız sanırım yüz yıl daha alacak

0 0
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.