Çocukluk yıllarına gidiniz..

11.03.2016 15:53:10
A+ A-

Biz yarım yüzyıl insanları olarak çeyrek yüzyıl itibariyle başlamış olan Serbest Piyasa Ekonomi modeli ile birlikte toplumda oluşan ihtiyaçtan fazlasını kazanma anlayışı bir kesim yaşıtlarımız ortamın büyülü atmosferine kapılarak uykuya girerken dahil sabahın ilk ışıkları itibariyle sürekli rakamlarla -amiyane tabirle- yatıp kalkmakta ve hayatın ve yaşamanın sadece rakamsal değerden ibaret olduğunu sanmaktadır. Bir azınlık kesim Piyasa modelinin büyülü renkli atmosferini algılayıp ihtiyaç fazlası kazanma hırsının bedenlerine zarar vereceği düşüncesiyle büyülü atmosferin etkisinden kurtulmayı başarmış olarak hayatlarına devam etmektedirler.

İhtiyaçtan fazlası kazanma hırsıdır toplumdaki son onbeş-yirmi yıldır yaşanmakta olan ahlaki kirlenmişlikler. Kirlenmişlikse sermaye piyasasının işine yaramakta ve kazançlarına kazanç katmak isteyenlere -tabiri caizse- ilaç gibi gelmektedir.

Ne kadar çok ahlaki kirlenme, o kadar çok kazanmak demektir!

Ahlak kirlenmişliği derken çamaşır suyu temizliğine yüz tutmuş kirlenmişlikten söz etmiyoruz biliyorsunuz.

Yalan üzerine kurulmuş yaşam biçiminden söz ediyoruz..

Başkasının başarısına ve mutluluğuna sevinmek yerine sevinmemek hatta başarısına mutluluğuna gölge düşürebilecek adına her türlü entrikaları sergilemek durumundan söz ediyoruz.

Güven duygusunun yitiminden söz ediyoruz..

"Benim olsun bende olsun başkasında olmasın" durumundan söz ediyoruz.

Adalet'in yargı ve hukuk'un tek yanlı çalışması durumundan söz ediyoruz.

Vicdan'ın namus'un neredeyse yitirilmiş sıfırlanmış halinden söz ediyoruz.

İşte tüm bu kirlenmişlik çarpık kentleşmekten tutunuz çarpık eğitim sisteminden çarpık aile yapısına çarpık ekonomi sistemine kadar bir dizi olumsuz negatif gelişmeler tablosunu ortaya çıkarmaktadır.

Toplumun önemli bir bölümü böyle ortamdan böyle durumlardan rahatsız olmazken adeta yaşam biçimi haline gelmiş çarpık yapılanmadan memnun görünmektedir.

Küçük azınlık grubuysa tüm bu gelişmelerin farkındalığını yaşıyor, kendisini bu yapılanmadan uzak tutmaya çalışmakta ve kendi sorgulama dürtüleri ile birlikte doğru bilmiş olduğu yaşam felsefesinden ödün vermeden hayatla savaşını sürdürmektedir.

Eğer rakamların büyülü atmosferine ve çarpık yapılanmanın esirine kapılıp gidiyor ve kurtulamıyorsanız bir şey önereceğim sizlere..

Ama önce bu esaretten kurtulmak istemeniz önem arzettiğini belirtelim.

"Evet istiyorum" demelisiniz!

Gerisi kolay..

Çocukluk arkadaşlarınızla buluşmaya çalışınız. Zira yaşitlarınızdır onlar. Hem Serbest Piyasa Ekonomi modeli öncesindeki dönemleri birlikte yaşadınız hem de sonrası dönemlerini farklı farklı yer ve ortamlarda dahi yaşamış olsanız aynı ekonomi sistemin içinde yaşamlarınızı sürdürdünüz ve sürdürmeye devam ediyorsunuz. Dolayisiyle her iki farklı dönemi birlikte sorgulama ve doğruyu bulma adına kolaylık sağlayacaktır.

Bir kere ihtiyaçtan çok daha fazlasını arzulamak düşüncelerinizi sınırlamanız gerekmektedir. Bunun da altını çizmiş olalım bi defa.

Olmaz demeyiniz!

Olur.

Bir şeye karar vermek, o şeyin yarısını bitirmek demektir.

Bunlar işin teknik konuları..

Bizim sizlere tavsiye etmiş olduğumuz yol bilimsel olmamakla birlikte tamamen duygu durumlarıyla ilintili durumdur.

Arayınız bulunuz israrla çocukluk arkadaşlarınızı ve buluşmayı gerçekleştirmeye çalışınız.

Çocukluk arkadaşlarınız sizleri daha doğru düşünmeye daha doğru sorgulamaya götürecektir. Zira en kalıcı en değerli en güzel en katışıksız saf temiz duyguları birlikte yaşadınız.

Birlikte meta değerlerinin ne denli değerli olup olmadığını ve meta değerlerinin insan yaşamını nereye kadar hangi durumlara kadar bağladığını sorgulayıp bulma şansını bulacaksınız.

En katışıksız dürüstce muhabbetler çocukluk arkadaşlarıyla mümkündür. Göz kontağı ile yapılan konuşmalarda yalan olmaz!

Göz kontağı ile yapılan konuşmalarla seni sana hatırlatır ve sana ihtiyaçtan fazlası kazanma hırsını törpüler, kendini bulursun, sen olduğunu hatırlarsın.

Siz siz olun, çocukluk arkadaşlarınıza mutlaka ulaşıp bir araya gelmeye çalışınız.

Hangi arkadaşlarınızı bulmaya çalışacağınız beyninize çocukluk yıllarından kazınmıştır zaten, düşünmenize gerek kalmaz.

 

 

 

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.