Felsefe pasifizm değildir

08.01.2013 00:15:05
A+ A-

 

 

Tarih boyunca boşboğaz insanlar, felsefeyi kendi düşünümsel dünyalarının esiri olarak gördü. Diğer hiçbir alanda görülmeyen bu gevezelik, bu ayıp, bu şarlatanlık; yediden yetmişe sözüm ona filozofların katkılarıyla felsefe tarihinde kendisine yer bulabildi. Milyarlarca insanın sömürüldüğü bu sınıflı dünyada, koltuk felsefecileri hiçbir halta yaramadı. Yazıp çizilen her şey, söylenen her söz Nietzsche'nin de dediği gibi: ".akademik ihtiyarlarla, akademik gençler arasında olup biten zararsız bir gevezelik" olarak kaldı.

 

Eeee, olacağı buydu! Eğer sen, felsefenin sadece özgür ortamlarda yetişebileceğini unutursan, felsefeyi para kazanma işi olarak görürsen, sırtını devlete dayayıp felsefe yaparsan olacağı budur! Ne bekliyorsun ki?

 

Herkes bilmeli ki, felsefenin yaşamın kucağına devrimci teorik güç olarak atılması insanlığın yararına olacaktır. Günümüzde, dili bağlanmış, tutsak ve hükümlü felsefe dünyasında yer bulan konuşmalara kulak kesilin, sizinle dalga geçen söylemlerle karşılaşacaksınız. Bilgiye aç masum ve genç öğrencilerin, felsefe adı altında zırvalamalara maruz kalması, düşünce kargaşasına kapılması yüreğinizi parçalamıyor mu? Schopenhauer'ı hatırlayın: "Felsefe profesörlerinin yüzünün kızarması gerektiği düşünülebilir, ne var ki bu onlardan çok fazla şey beklemek olur!"(A. Schopenhauer, Parerga ile Paralipomena, Biblos, 2007, s. 200.)

 

Günümüz felsefecilerine bel bağlamayın çünkü onlar rezildir, umutlarınızı s*ktir edin. Zeki ve bilinçli göründükleri doğrudur ama alnı açık insanlar değildirler, taşın altına elini sokamazlar çünkü dürüst olamazlar, dedim ya umutlarınızı s*ktir edin. Bizim ülkemizde, insani şartlardan bahsedecek, halka yol gösterecek felsefeciler yok! Koltuk sevdalısı, genç kadın avcısı tenekelerle dolu üniversitelerimiz.

 

80 Darbesi ve Sovyet'lerin dağılmasıyla birlikte, tüm dünyada olduğu gibi bizim ülkemizde de artık kimse hiçbir şeyi sorgulamıyor. Herkes bencil ve mutlu! Herkes menüsünü hazırlayanlara, sırtını sıvazlayanlara sahip! Her şey tıkırında. Açlık grevlerini hatırlayan çok az kişi kaldı mesela! Online oyunlar, teknolojik harikalar, Facebook ve Twitter ve artık kimse sorgulamayı öğrenmiyor. Ne acı ki bu duruma dur diyebilecek aklı başında insanlar da yok ediliyor. Yetenek yarışmaları koca bir ülkeyi ekrana kilitleyebilirken, işten kovulan işçileri umursayan yok! Sahi ya, o ağır yaralanan ODTÜ'lü öğrencinin adı neydi?

 

Sahnedeki felsefeci rakkasa seslenelim: Kant'la, Wittgenstein'la, Platon'la "düşüncede ayağa kalkmakla" bir baltaya sap olunmuyor, pratikte de ayağa kalkmak gerekir. Marks'ı unuttunuz mu: "Filozoflar dünyayı yalnızca çeşitli biçimlerde yorumlamışlardır; oysa sorun onu değiştirmektir."(K. Marx-F. Engels, Seçme Yapıtlar 1, Sol Yayınları, 1976, s.14)

 

Hangi sınıftan olduğunu unutma, yanıltmasın seni birkaç sinema bileti; sende benim gibi sömürülüyorsun. Biliyoruz ki insanı biçimlendiren yaşadığı koşullardır, haydi o zaman sıklaştırın ki safları koşulları en insani şekilde biçimlendirebilelim!.. Ve siz oda çiçeği meslekten felsefeci herifler, size o dört duvar dar gelmiyor mu? Bu kadar mı acizsiniz? Anlayacağınız dilden mi konuşayım istiyorsunuz! O zaman iyi dinleyin: Felsefe pasifizm değildir!

 



YORUMLAR

İncelik/ nezâket/ terbiye çok önemli gösterge -

Başlığı böyle yazınca, başka birşey dememe gerek kalmıyor. Kişiyi tanımak için kullandığı ifadeler, kelimeler yeterli.

2 2
Yine hep dalavera, yine hep o kuruntu... -

Ahmet Kaya'nın Acılara Tutunmak adlı albümünde yer alan bir şarkının sözleriyle süslendi bu başlık. Youtube'da videoların altına yapılan yorumlar olmasın Radikal Blog'ta... Konuşalım, konuşabilelim. Üfürmeyelim! Üfürenlere de itibar etmeyelim!

2 1
Yorumuma karşılık yazdığı -

Ben bir tuhaflığa dikkat çekmiştim. O ise yeni bir tuhaflık ortaya koyarak güya cevap veriyor. Yazısında Kant'ın, Wittgenstein'ın, Platon'nun adlarının geçtiği cümlesi ortada. Ayrıca pasifist olduklarını düşündüğü filozoflar var, bu da ortada. Bana cevabındaki tuhaflık da o notun bir 'felsefeyi tanıtım notu' gibi olmasında. Üstelik 'nasıl bir felsefe' sorusunun cevabını verircesine. Ben kendisinin gelmiş geçmiş hangi filozofları beğendiğini, hangilerini beğenmediğini tahmin ediyorum. Onun felsefe anlayışını da. Marksist, devrimci, ateist bir felsefe anlayışı onunkisi.

2 2
Varsa yoksa anlayış Sayın Altın! -

Felsefe ya da felsefeye ilişkin bilgi, sanat ve bilimin yanı sıra insanın kendini, doğayı ve içinde bulunduğu dünyayı anlama ya da kavramanın ve aynı zamanda dönüştürme çabasının bir sonucudur. Sadece kuramsal bir düşünme ile sınırlı kalmayan, felsefe tüm bireysel ve toplumsal nitelikte kılgısal yaşamı belirleyen bir düşünme etkinliğidir. Felsefe, her zaman eleştirel düşünceden yola çıkan her tür düşünsel ön kabulü ya da yargıyı özgür bir tutumla sorgulamayı temel alan bir düşünme biçimi ya da tüm yaşamı bir bütünlük içinde ayrıntılarıyla gözden geçiren ve kavramaya çalışan bir etkinliktir. Felsefe ayrıca sanılanın, bilinçli bir biçimde devrimci içeriğinden uzaklaştırılmaya çalışılarak sanılmak istenenin aksine, sadece bir bilme arzusundan oluşmamaktadır; bir bilgelik sevgisi olmaktan daha da öte, özünde belirli bir düşünce ve kavrayışın yattığı bir yaşam ve aynı zamanda ussal bir yolla hesabı verilebilir ve verilmek zorunda olunduğu bir eylem biçimidir.

2 2
Felsefede çığır açacak adam sanıyor olmalı kendisini -

Kant'ı, Wittgenstein'ı, Platon'u felsefeciden saymıyor neredeyse. Bunlarla 'düşüncede ayağa kalkmakla' bir halt olunmuyormuş. Varsa yoksa Marks, Engels ona göre. Bir de özdeyiş buyurmuş: felssefe pasifizm değildir! İnsanlardan cahil oldukları oranda kendilerinde cesaret bulanların olduğunu bilmek ne kadar hüzün verici! Yazık!

2 3
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.