Her yerinden öpüyorum Marx

25.03.2013 08:55:31
A+ A-

Eline geçen her fırsatta yazım kurallarını ve noktalama işaretlerini çiğneyen “RadikalBlog” yazarlarına, hobi olarak karikatürlerdeki baloncukların içinde yer alan yazıları okuyan ama “1844 El Yazmaları”ndan bihaber Marksistlere ve falan fistanlara duyurulur!

Bugün burada, Kürtlere, kadınlara ve Nihat Doğan’a yönelik saldırıları kınamak üzere toplanmadık. Karl Marks’ın, 1844 El Yazmaları’nı okuyanlar bilir, orada “Burjuva Toplumunda Paranın Gücü” başlıklı bir yazı vardır. İşte bugün, o yazıyı günümüzün renklerine sararak kafa açmayı planlıyorum! (Şikâyetleriniz için adres: İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Vatan Cad. B Blok Kat:5 Fatih/İstanbul 34250)

Belirtmekte fayda var; Karl Marks’ın, Shakespeare ve Goethe"den alıntı yaptığı bölümleri ve öncesini bu yazıya almayacağım. Yaklaşık 170 sözcük barındıran bir paragrafı çözümleyerek işe başlamak, aklımın işleyişini rahatsız etmez diye düşündüm. Kalın harflerle yazılan yerler “1844 El Yazmaları”ndan alıntı olacaktır. Hemen peşinden birkaç cümlelik açıklama yapacağım. Açıklamayı, örneklerimiz izleyecek.(siz bu noktada önemlisiniz) Son olarak da özlü bir sözle diğer alıntıya geçeceğiz. Aslına bakarsanız yazılacak çok şey var ama her şey metni görünce ürkmemeniz için…

Başlıyoruz:

Para yoluyla elde edebileceğim şey, satın alabildiğim, yani paranın bana satın alabildiği şey, paranın sahibi olarak, ben kendimim. Gücüm, paranın gücü kadar büyük. Paranın nitelikleri para sahibi olarak benim niteliklerim ve potansiyelimdir. Ne olduğum ve ne yapabileceğim, bu durumda, benim bireyselliğim tarafından belirlenmiş olmuyor. Çirkinim ben, ama en güzel kadını satın alabilirim. Demek ki çirkin değilim, çünkü çirkinliğin etkisi, iticiliği, para karşısında yok oluyor. Ben-bireysel yaradılışıma göre-topalım: ama para bana yirmi dört bacak veriyor; öyleyse topal değilim.

Açıklama:

Evet hanımlar beyler! Satın aldığınız şeylerin elle tutulur, gözle görülür olması canınızı mı sıkıyor? Hiç üzülmeyin! Para ile birlikte 24 ayar aşk kapınıza kadar geliyor. Unutmadan: Sadece kadını değil, erkeği de satın alabilirsiniz! Tek yapmanız gereken “yeterli miktarda paraya” sahip olabilmek! Banka mı soyarsınız, kuyumcu mu basarsınız orası size kalmış. Bu vurgunlarda kullanacağınız oyuncak silah için 5 lira ödeme yapmayı da unutmayın!

Örnek:

“Hiçbir zaman kadın kovaladım, onlar beni kovalıyor” demişti Ali Ağaoğlu. Şimdi Ali Ağaoğlu’nu, Gazi Mahallesi’nde bir tekstil atölyesinde aylık beş yüz liraya çalışan “gönlü 18”lik bir işçi ile karşılaştıralım! Aradaki fark ne? Neden kadınlar konfeksiyon atölyesindeki çakım bölümünde kendisini 12 saat boyunca paralayan Ramazan amcamızı kovalamıyor? Ramazan’ın suçu ne?

Aforizma:

Para, her kapıyı açmakla kalmaz onu kilitleyebilir de; hatta ve hatta düzdüğü bile görülmüştür.

Ben kötü, namussuz, her türlü alçaklığı yapabilecek, kafasız bir adamım, ama saygı gösterilir paraya, dolayısıyla sahibine de. En iyi şey paradır, dolayısıyla sahibi de iyidir: para benim dürüstlükten uzaklaşma zahmetine girmemi önlüyor, onun için dürüst sayılıyorum.

Açıklama:

Türkiye’de “namusumla para kazanıyorum” der milyonlar. Ne acıdır ki, namusla kazanılan bu paralar geldiği gün gidiyor! Namusun getirdiğini birkaç günde kaybediyoruz, bu ne yaman çelişki? Çalmamış çırpmamış, uyuşturucu ya da silah kaçakçılığı yapmamış milyonlar, paralı efendinin karşısında hep mi namussuz sayılır? Doğalgaz faturasını bu ay da geç ödeyen bir emekçiye kim güvenir de parasını emanet eder sorarım size?

Örnek:

Susurluk kazası! “Dürüst” insanların dürüldüğü serüven... Vekilim, devletim ve polisim ve mafyam… Can Yücel’in de yorumuyla: “Susurluk” ismi su sığırından geliyor. “Manda” demek yani… 3 Kasım 1996`da, Susurluk yolunda, o iblis Mercedes’in, masum kamyona çarpmasıyla, Gazi tarafından vaktiyle, vaktinde sittir edilip de, sonradan harimimize, sinsi sinsi sokulan Manda var ya, işte o MANDA göle s...tı.

Aforizma:

Para bir araçtır. Gâhî kamyona, gâhî siyaset-mafya ve devlet üçgenine kırar direksiyonunu!

Kafasızın biriyim ben, ama madem para her şeyin gerçek ruhu, para sahibi hiç ruhsuz olabilir mi? Üstelik para sahibi en akıllı kişileri de satın alabilir; insan, akıllılardan daha güçlü olunca onlardan daha akıllı olması da gerekmez mi? Ben ki, para sayesinde, insan yüreğinin isteyebileceği her şeyi yapabilirim, bütün insan erdemlerine sahip değil miyim? Bu durumda para benim bütün yeteneksizliklerimi karşıtlarına dönüştürmüyor mu?

Açıklama:

Oldukça açık bir paragraf! O yüzden açıklama yapmak yerine size bir fıkra anlatmayı tercih ederim: “Bir ülkenin başbakanı, halkı soymak suçu ile yargılanmaktaymış. Son celsede hâkim yeterli delil bulunmadığı için o Başbakanın tahliyesine karar verir. Başbakan da bu güzel haberi duyduğu an Hakime seslenir: - uy cözüni sevdigumun hacim beyi, yani şimdi bu paralar benumdur değil mu?”

Örnek:

Televizyonun dahi çocuğu Acun Ilıcalı! Aklıma gelen ilk isim… Reyting rekorları kıran inanılmaz programların baş aktörü. Milyonların sevgilisi... Zeki, çevik, akıllı, parlak, yakışıklı bir genç! Ülke topraklarına dünyaca ünlü isimleri getirebilen rubik küpü! Diğer isim Hülya Avşar! Aman canım, şimdi kim uğraşacak onu betimlemeyle… Hem bir Sabahattin Ali de değilim.

Aforizma:

Para, para, para; Acun, akıl, zeka, bu bir Hülya…

Bu dönüştürücü güç olarak, bireye karşı, toplumsal bağlara ve öz olma iddiasında bulunan başka bağlara karşı gösterir kendini. Sadakati sadakatsizliğe, sevgiyi nefrete, nefreti sevgiye, iyiliği kötülüğe, kötülüğü iyiliğe, serfi lorda, lordu serfe, saçmayı akla, aklı saçmaya çevirir.

Açıklama:

Recep

Örnek:

Tayyip

Aforizma:

Erdoğan

Piyango biletine ikramiye çıkmayan arkadaşım, umudunu yitirme olur mu?

"Paran olunca her bir iş iyi olur. Paran olunca kebap yen, paran olunca tatlı yen, şarap içen, iyi yataklarda yatarsın. Parası olunca adam kuvvetli olur. Parası olunca adamın evi, avradı olur, evinde tenceresi kaynar, çocukları olur. Paran olmadı mı iyi değel, dünyada senden kötüsü, senden pisi yoktur. Her yerden kovarlar seni. Fakirin yüzü soğuktur. Niye soğuktur Cabbar gardaş? Parası yoktur da ondan. Mesela kış gününde, günün en soğuk vaktinde, cebinde paran olsa üşümezsin, hamamdaymış gibi terlersin. Amma velakin para olmadı mı yaz gününde üşürsün. Neden? Çünkü para adamı sıcak tutar. Sıcak..."

 

 

Not:

“Her yerinden öpüyorum Marx” başlığını merak edenler için kısa bir açıklama: 25 Kasım 2009 tarihli Manchester United-Beşiktaş maçında, kaleci Rüştü öyle bir kurtarış yapıyor ki, Ertem Şener bombayı patlatıyor: “Her yerinden öpüyorum Rüştü”. Ben de buradan hareketle, Marks’ın bu kalemize bıraktığı nefis gol için “Her yerinden öpüyorum Marx” başlığını uygun gördüm. Cinsellik her zaman satar…

YORUMLAR

Çağatay Koçtuğ - İlahi Komedya -

iş çığırından çıktı. Geyikleşme zamanı. yazıyı okuduktan sonra verilecek olası tepki http://www.youtube.com/watch?v=R14W5SgbbpU

0 0
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.