Karanlık bir söylencedir

16.12.2014 19:59:27
A+ A-

Karanlık ile kurduğum ilişki güneşli günlerden daha güçlü oldu çok zaman. Bir süre, eve ışık girmesin diye perdeleri çektiğim zamanlar oldu öglen vakti. Gecenin insanı dinlendiren ve derinlere dalmasını sağlayan gizil bir gücü olduğuna inanıyorum. Bu güç tıpkı, sınırları aşmak gibi. Duymak istediğin bir fısıltıyı kendi kulağına çalmak gibi.

Ve bu alanlar soyuttur, gizildir, radikaldir çünkü delilik mertebesine yakındır. Yazı yazmak gibi kudretli eylemlerin de geceye daha çok yakıştığına inanıyorum. Aynı zaman da kahve içmenin, bir pencereye yaklaşıp ışıkları seyretmenin yada gök içinde kendini belirginleştiren yıldızları seyretmenin.. Bunların hepsinin gece ile açığa çıkan başka bir şeyleri var. Başka bir şey işte. Bu dünyaya ait olmayan bir şey.

Ayrıca gündelik hayat ve ışığın bizi saran dünyası, çoğunlukla bir gösteri dünyasıdır. Rolleri oynar, güler, işimizi yapar ve yoruluruz. Bize ait değildir. İçinde yaşadığımız sisteme ait zamanlardır. Bize hiç ait değildir. Hastayken bile çalışmak zorulda kaldığın bir gündüz zamanı nasıl sana ait olabilir ki?

Gecenin sessizliği, işte bu sessizlik içindeki gezinti, uyuyan insanlar, uyanık zihin, belki bir kedi sesi, sokak sesi, belki bir müzik, belki bir yağmur, belki rüzgarın sürükledikleri, belki de zarif bir mum ışığı , belki de bir ağlayış.

Ağlamak da en çok geceye yakışan bir eylemdir. Çünkü dediğim gibi gündüz rollerimizi oynar, içinde kendimizi iyi hissedeceğimiz şeyleri giyinip, sunum sokağına çıkarız. Kötü olsak bile çoğu zaman iyiymiş gibi yaparız. Dışarıda kendimizi kötü hissediyor oluşumuzu gösterecek kadar bile özgür değiliz. İşte bu hep, ışık nedeniyle olan bir şeydir. Güneş, bir spot ışığı gibi yüzümüze patlar ve biz doğallığımızı yitiririz.

Ne diyordum: Geceyi ancak, geceyi tadanlar bilir.



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.