Pazartesi sendromu değil beyinin köleliğe isyanı

04.05.2015 09:07:34
A+ A-

Siz hiç 'Yarın pazartesi' ya da 'Bugün pazartesi' diye acı çeken, üzülen, sıkıntılaşan esnaf, patron, kapitalist gördünüz mü? Ben görmedim. Onlar tam tersine; tatilleri, bayram günülerini sıkıntı verici, acı verici, üzücü olarak yaşarlar ve işyerilerini(işyerlerini) biran önce açmak isterler. Yani 'Pazartesi sendromu' denilen şey gerçekte işçiler, memurlar, sömürücü olmayanlar için geçerlidir yani esnaf ve patronlar için geçerli değildir.
 
İnsanlığın temel sorunu çalışmayı ve çalıştırmayı öğrenmiş olmasına karşın düşünmeyi öğrenememiş olmasıdır.
 
İnsan ve insanlık şunu anlayabilmiş değil ki insanın gereksinimi olan şey para, iş değil yaşamaktır ve insanca yaşamak. İşte bu anlaşılabilmiş değil ki makina, robot çağında bile insanlar çalışmaktadır, çalıştırılmaktadır ve üstelik düşük ücretlerle, köle ortamılarında(ortamlarında), köle koşulularında(koşullarında). Yani olağan kim elalemin işine ayda 500-1000 Tl arası ve tüm gündüz çalışmak için koşar? Yani acı, sıkıntı, mutsuzluk, keyifsizlik veren gerçekte pazartesi değildir; düşük ücrettir, insanlıkdışı çalışma koşuludur. Gerçekte bu yaklaşım mutlulukları günlere bağlayan 'Anneler günü', 'Babalar günü', 'Sevgililer günü', 'doğum günü', 'Yılbaşı' günü kültürünün, mantığının uzantısıdır yani günler mutluluk veriyorsa neden mutsuzluk da vermesinler, mantığının ki bu işin sonu falla, büyüyle, astrolojiyle, bilimdışı şeylerle mutlu olmaya ya da mutsuz olmaya kadar gider.
 
Beyinin, ruhun hem 'başkasılarının(başkalarının) işinde çalışmaya' hem de 'düşük ücretle çalışmaya' hem de insanlıkdışı koşullarda çalışmaya yani insanlıkdışılığa yani akıldışılığa insan, insanlık, uygarlık, toplum, halk, emek adına isyanıdır, başkaldırısıdır(baş kaldırısıdır, kapakkaldırmasıdır(kapak kaldırmasıdır). Demek ki öteki günlerde beyin bu insanlıkdışılığa alışıyor, ısınıyor ki pazartesi sorun yaptığı birşeyi öteki günler sorun yapmıyor. Yani gerçekte beyinin bu isyanı hergün yapması gerekir çünkü pazartesi var olan insanlıkdışı, akıldışı koşullar öteki günlerde de vardır. Demek ki cumartesi-pazar ya da pazar dinlenmesi, iştenuzaklığı(işten uzaklığı) beyini, ruhu, akılı kendinegetiriyor(kendine getiriyor) yani beyin, ruh salı gününden başlayıp ekonomisel, parasal, geçimsel sorunların iknasına boyuneğiyor(boyun eğiyor).
 
Yani 'pazartesi sendromu' denilen şey gerçekte beyinin, ruhun insanın tersine, istençine(iradesine) aykırı olarak isyanıdır, var olan düzene. Yapın asgari ücreti 5.000 Tl ya da günlük çalışma süresini dört saate indirin ve işin başlama saatini 10'a çıkarın; bakın pazartesi sendromu mendromu kalıyor mu?
 
Gerçekte bu 'pazartesi sendromu' değil 'sömürü sendromu', 'beyinin, ruhun, akılın, vicdanın sömürüye isyan sendromu'.
 
Çıkarın bakalım patronların gelir vergisini %90'a; bakın bakalım hiçbirinde hem de hergün, çalışma isteği, çalışma zevki kalıyor mu?
 
Kölelikten, zulümden, işkenceden, kandırılmaktan kim hoşlanırki(hoşlanır ki)?
 
Necdet Gürçiftçi
Patentsiz, dinsiz, yerli üretim bir Türk/Türkiye bilgesi
İnternette yayınlandığı zaman: 4.5.15/09.05