Sümer mitolojisi ve dinsel düşüncenin evrimi

21.09.2013 12:57:05
A+ A-

 

Dicle ve Fırat nehirlerinin can verdiği Mezopotamya,  Şu an ki verilere göre  uygarlığın başlangıç yeri olarak kabul edilmektedir.Yunanca " ırmaklar arasındaki ülke" demek olan Mezopotamya  bölgesi  ABD li  James  Henry Breasted  tarafından  Bereketli hilal  olarak adlandırılmıştır.İki önemli nehrin varlığı  nedeni ile sulanabilme imkanına sahip bu topraklar büyük olasılıkla  insan oğlunun yerleşik hayata geçtiği,tarım yapmaya başladığı ilk bölgedir.

Mezopotamyanın bilinen en eski uygarlığı olan Sümerlerden günümüze kalan  veriler bu uygarlığın düşünce ve inanış biçimlerinin etkilerinin bugün dahi düşünce yapımızda,dinsel inanışımızda devam ettiğini göstermektedir.Hatta S.N.Kramer'in  dediği gibi beklide  Tarih Sümerde başlar.

Başlangıçta çok tanrılı bir yapıda olan Sümer mitolojisi,zamanla Babilller döneminde tektanrılı bir inanca doğru evrilmiştir.Gezegen ve güneş tanrısı Utu, Venüs gezegenini simgeleyen İnanna, bilgelik ve su tanrısı Enki,diğer adı Tammuz olan bereket tanrısı Baal  gibi bir çok tanrıları vardı.Zamanla Babil de Marduk giderek tek tanrı haline  dönüşmüştür.

Sümer Mitolojisi günümüzde halen etkin olan  dinler Musevilik, Hıristiyanlık ve İslamiyet üzerinde  oldukça önemli etkiler ,izler bırakmıştır.

Tufan  öyküsü  bir çok kültürün mitolojisinde yer alır.Fakat Tufan  öyküsünün  en eski ve ilk versiyonu  Sümerlere ait Gılgameş Destanında yer alır.Öykü çok az değişikliklerle  Kutsal kitaplarda yer almıştır.(Tevrat,Tekvin 9:29,Kuran Ankebut suresi 14,Hüd suresi 40 ve başka bazı ayetler))

Gılgameş Destanı, tarihte bilinen en eski medeniyetlerden olan Sümerlerin yaşayışları hakkında bilgi verir ve kendisi de ilk yazılı destan olma özelliğini taşır.

Gılgamış Destanı'nın en önemli özelliklerinden biri de, anlattığı "Tufan" öyküsünün, küçük değişimlerle üç büyük dinin kutsal kitaplarında aynen yer almasıdır.Örneğin Gılgameş, ölümsüzlük otunu bulan Ziusudra'yı (Utnapiştim) bulmak için yola çıkar ve Tilmun adasına ulaşır. Ziusudra burada Tevrat ve Kur'anda Nuh'un yaşı konusunda tekrarlanan bir ifadeyle kendisinin 950 yaşında olduğunu söyler ve yaklaşık yarım asır önce yaşadığı tufan hikayesini Gılgameş'a anlatır hikaye nerede ise  aynı şekilde  Ortadoğu kökenli dinlerde  anlatılır.

Halen genel kabul  tek tanrılı Ortadoğu kökenli dinlerin kaynağının  eski Mısır olduğudur.Gerçekten   M.Ö. 1353-1336 yılları arasında hüküm sürmüş  Akhenaton ya da IV. Amenhotep   adlı  mısır firavunun aşağıya aktardığım şiiri ile günümüz Ortadoğu kökenli dinlerin benzerliği dikkat  çekicidir.

Tanrı, uludur, birdir, tektir.
Ondan başkası yoktur.
Bir tanedir,
O'dur her varlığı yaratan.
Bir ruhtur Tanrı, görünmeyen bir ruh.
Ta başlangıçta vardı Tanrı.
Tek varlıktı o.
Hiçbir şey yokken o vardı.
Herşeyi o yarattı.
Ezelden beri gelen varlığı,
Ebediyete kadar sürecek.
Gizlidir Tanrı, kimse görmemiştir onu.
İnsanlara ve yarattıklarına sır kalır her zaman

Sigmund Freud,Musa ve Tektanrıcılık makalelerinde  Museviliğin temellerini  Akhenaton tarafından kurulan  Aton(Aten)  dinine bağlar.(S.Freud.Dinin Kökenleri öteki yayınevi Ankara 1995)

Fakat tektanrıcılık bundan çok daha önce  Mezopotamya da  ortaya çıkar.Başlangıçta geç dönem Mezopotamya  tanrılarından biri olan Marduk  sonradan  Babil şehrinin baş koruyucusu ilan edilmiş giderek  Yüce tek tanrı yada yaratıcı haline dönüşmüştür. M.Ö. 16. Yüzyılda  kral Buhtunnasr (Nabuhodonosor) tarafından tektanrı sayıldı.

Yine esas  itibarı ile 3500 yıldan fazla bir geçmişi olan Zerdüştlük  dini de tek tanrılı bir dindir.Ve son derece benzer şekilde,diğer Ortadoğu kökenli dinlerde olduğu gibi Zerdüştlükte  bedenin öldükten sonra dirilip Tanrının (Ahura Mazda)  huzuruna  çıkacağı  ve orada sorgulanacağı belirtilir.(Marduk  zamanla giderek Mazda'ya dönüşmüştür.)

Kuzey Mezopotamya  halkları Kürtler,Farslar ve Ermenilerin  eski dini olan Zerdüştlük dinine göre  Yeryüzündeki kavga Tanrı ve Şeytan arasındaki  bir kavgadır.Bugünkü Ortadoğu dinlerindeki Şeytan Melek kavramlarının kökeni  tam olarak buradadır.

Sümer mitolojisinin temel kaynakları olan Sümer yaradılış destanı Enuma Eliş ve Gılgameş destanından  elimizde olan bölümlerden öğrendiğimiz gibi,Ortadoğu kökenli dinler ile Sümer mitolojisinin yaradılış öyküleri oldukça benzerdir.

Enuma Eliş'te yaradılış şöyle anlatılır,

İnsan nesli Kingu'nun kanından türetilmiştir.Bu olgu benzer şekilde Yahudi hristiyan mitolojisinde ve Kuran'da yer alır.

Hacc suresi, 5.ayet: "Ey insanlar! Şunu bilin ki, biz sizi topraktan, nutfeden, sonra pıhtılaşmış kandan, sonra hilkati belirsiz bir lokma et parçasından yarattık"

 Kur'an, Mü'minün 12-16: "And olsun ki Biz insanı süzme çamurdan yarattık.",  Kur'an, Es-Safaat 11: "Hakikat Biz onları cıvık bir çamurdan yarattık." , Kur'an, Sad 71-76: "Ben muhakkak çamurdan bir insan yaratacağım. Artık onu tamamlayıp içerisine de ruhumdan üfürdüğüm zaman kendisi için derhal ona secdeye kapanın."

Tevrat :(Tekvin 2:5-23) "Ve Rab Allah yerin toprağından Adam'ı yaptı ve onun burnuna hayat nefesini üfledi ve adam yaşayan can oldu."

 Bu olay esasında günümüz Hristiyanlığına kadar etkide bulunmuştur. Tanrı Kingu'nun kanının insanı meydana getirmesi, tıpkı Hristiyan inancına göre, insanların kurtulması için Tanrı'nın oğlu olan İsa'nın kanının dökülmesinin gerektiği gibidir.

Benzer şekilde Enki'nin yediği yasak meyveden dolayı cennet adasından kovulması öyküsü, Kutsal kitaplardaki  Adem öyküsü ile büyük bezerlik taşır.Bütün örnekleri yada bezerlikleri  buraya aktarmayacağım.Bu konuda sayın Muazzes İlmiye Çığ hanımefendinin çalışması oldukça kapsamlıdır.Okunmasını öneriyorum.

Özellikle Yahudilerin ünlü "Babil Sürgünü" sürecinde  Sümer mitolojisine vakıf oldukları büyük ölçüde kabul gören bir görüştür.Daha sonradan bu öykülerin bir kısmının Kutsal kitaba dahil edildiği düşünülmektedir.

Sümer mitolojisi ile Yahudi mitolojisinin benzerlikleri göz önüne alındığında Sümer Mitolojisinin günümüz dinsel inancında derin izler bıraktığı kolaylıkla anlaşılabilinir.

 

Okuma önerileri

Sigmund Freud   Dinin Kökenleri öteki yayınevi Ankara 1995

Muazzes İlmiye  Çığ  Kuran İncil ve Tevrat'ın Sümerdeki Kökeni

Colette  Estın-Helene Laporte    Yunan ve Roma  Mitolojisi

 



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.