Çok öfkelenme (mağrurlanma) başbakan...

18.06.2013 08:50:22
A+ A-

Halk, Osmanlı padişahlarını halk ancak “Cuma selamlığı” nda görürmüş. Camiye giden yolun iki yanına dizilen ve parayla tutulan çığırtkanlar “Çok mağrurlanma padişahım senden büyük Allah var” anımsatmasını yaparken, padişahın daha da gururlandığını, şişindiğini, kabına sığmadığını,  yazık ki o zamanın teknolojisiyle fotoğraflamak mümkün olmamıştır  Buyurgan, her dönemde diktatörlüğünün üstüne gölge düşürmez.  Diktatör, bir kere karizmayı çizdirirse, artık dikiş tutmaz.

Aslında yazının başlığı şöyle devam ediyordu. “Çok öfkelenme Başbakan, Senden Öfkeli Gençlik var.

Gençlik değişimdir, gençlik öfkedir, gençlik ani tepkidir, gençlik çağdaşlıktır, yeniliktir,  tam bağımsızlık ruhudur, onurdur, akıldır, bilimselliktir. Gençliğin yurt sevgisiyle birleri kendi sevgisini asla yarıştırmasın.  Hele hele hayatının hiçbir döneminde genç olmamışlar, bait kültürüyle yoğrulanlar bu gençlikle kendi gençliğini asla ve asla karşılaştırmasın.

“Bu ülkede olan biten bunca felaket, milyonların gözü önünde olup bitiyor ama kimsenin kılı kıpırdamıyor.” Cümlesini onlarca yazımda kullandım. Demek ki, bu gençliği, yani 90 kuşağının tepkisinin nasıl olacağını ben de anlayamamışım. Bu ön yargı, gençlikten uzak kalmanın acı bir sonucu olsa gerek. 

Sayın Başbakan, gözünüz aydın olsun. Emekleriniz boşuna gitmedi. İktidara geldiği günden beri “bizler-onlar” diye diye nihayet toplumu  ikiye karpuz gibi .

Bir ülkenin dirliğinden, birliğinden, kardeşliğinden sorumlu, bir başbakan, hala dinsel motifleri kullanarak toplumu, özellikle tutmakta zorlandığı elinin altındaki %50’yi meydanlarda toplayarak  provoke  eder mi? Çok yakında bu grupların silahlandırılması ve Suriye örneği gibi muhalifler-iktidar yanlısı olarak ortaya çıkması içten bile değil.  Tam da emperyal güçlerin arayıp da bulamadı dumanlı bir hava.

“Şuuyu, vukuundan beter”( bir şeyin dedi-kodusu  gerçek olmasından daha tehlikelidir) şeklinde bir söz vardır. Bir ülkenin başbakanı, bazılarının aksi ispat edildiği halde,  bazıları da asparagas haberleri, inanmış kesimleri tahrik edecek şekilde mitinglerinde malzeme olarak tekrarlarsa  bu ülkenin geleceğinden kaygılananlar “amacın nedir beyefendi? diye sormasın mı?

Taksim- Gezi göstericileri içinde yüzlerce, binlerce türbanlı varken, eylemin tam merkezinde Cuma namazı kılanlara kol-kanat olunmuşken, siz kalkar “Bir yakınımın türbanlı gelini, kucağında çocuğu olduğu halde linç ediliyordu.” derseniz, o hanımın kayınpederi de ‘Böylesi bir olay yok.’ dediği halde  bu örneği vermeye devam ederseniz, “camide yaralılar tedavi edildi; kimse içki filan içmedi” diyen cami görevlilerini görevden alarak bu iddiayı sürdürürseniz ve önünüzde toplanan taşımalı kalabalıkları göstererek sadece bunları vatandaş olarak kabul ettiğinizi ısrarla söylerseniz, bu ülkede aklı başında her insan Sizi anlamakta güçlük çeker.  Bunca kaşıma ve ayrılık tohumları yetmezmiş gibi olay anında gitmeye bile çekindiğiniz Reyhanlı’da katledilen 53 vatan evladının ‘Sünni olduğunu’ neden şimdi  açıklamak gereğini duydunuz; yoksa 40 gün sonra, yeni mi öğrendiniz?

Sayın Başbakan’ın 80’de nerede olduğu ve bu kardeş kavgasından ne kadar zarar gördüğünü bilmiyoruz. Ancak, çatışan taraf gençliğinin silah ve cephanesinin uluslar arası aynı  silah kaçakçılarınca karşılandığını, bu kardeş kavgasının beş binden fazla insanımızın yaşamına mal olduğunu ve  kardeş kavgasını körükleyen siyasilerin elindeki koltuğu kaybettiğini, ülkenin onlarca yıl geriye gittiğini okumuşlardır herhalde.

Vaktinden önce kaçınılmaz olarak alacağınız erken seçim kararları görebildiğiniz tek gerçek olacak, ama, iş işten geçmiş olacak. 

HÜSEYİN CELEP

17 Haziran 2013

huseyincelep@gmail.com

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.