ADINI SEN KOY

21.04.2013 00:15:51
A+ A-

 

Çözüm süreci bir esintiyle devam ederken yaşanan gelişmelerin geçmişine bakarak nereden nereye gelinmiş,’’Çözüm süreci ne?’’ sorusuna bir cevap aramak anlamlandırmak adına bir zihinlere bakıp geriye dönmekte yarar var.

PKK’nın şehir yapılanması KCK ya yönelik operasyonlar BDP’lilerin parti teşkilatlarını sokağa dökmesi çağrısı ortamı gerginleştirmişti.Bu noktada BDP’ye de bakmak gerekir.Çünkü BDP örgüt ve Abdullah Öcalan ile özdeşleşen bir  parti.Bunu KCK operasyonlarından sonra BDP’nin açlık grevlerinde arabulucu rol üstlenmesi her olayda Öcalan ve PKK’yı adres göstermesi tüm bunların göstergesi.BDP çözüm sürecinde yine PKK ile Öcalan arasında postacılık yaparak geçiniyor.Fakat öncesine bir dönersek 14 Ekim 2012 de gerçekleşen BDP kongresinde ilk defa salona Türk bayrağı asılıyor sonrasında özerklik vurgulanıyor.Demirtaş kongrede şu sözleri dile getiriyor:’’Bu etnik temelli bir bölge değil sosyo-ekonomik kültürel duruma göre 15-20 bölge olabilir.’’diyor.Bundan sonraki süreçte yine müzakere çağrıları yapılıyor Kandil ve Öcalan hazır deniliyor.Sonrasında ortam kucaklaşma olayı ve dokunulmazlık tartışmalarıyla devam ediyor.Bu sürece Arap Baharının etkileri de hissediliyor.PKK Arap Baharının Kürt Baharına yol açacağı beklentisiyle çözüm sürecini ertelemenin ileride daha avantajlı sonuçlar üreteceğini varsayıyordu.Nitekim Suriye’deki organize Kürtlerin ve özellikle PYD’nin Esad’ın Kürtlerin yoğunlukta olduğu bölgelerden çekilmesi  burada  onlara avantaj sağladı de-facto bir otonom sisteme yol açtı.Gelişmeler böylelikle meseleyi etkilemeye başladı.Suriye’deki karışıklıklar bir yandan Ortadoğu’daki mezhep jeopolitiğinin yeniden devletlerin ve devlet dışı aktörlerin kurdukları ilişkileri yeniden dizayn etme ihtiyacının yanında çözüm sürecinin rotasını da çizmeye başladı.Türkiye Cumhuriyeti Devleti tekrardan Öcalan ile görüşmelere başladı.Öcalanın Nevruz mektubu,çağrısı BDP’nin postacı rolü,dış güçlerin tutumu Türkiye’yi çözüm sürecinde zirveye taşıdı.Şimdi tekrardan bakarsak;Çözüm süreci diye adlandırılan süreç iç politikadan bölgesel bir meseleye geldi.Suriye meselesinin bu kadar gecikmesinin ardında yatan nedenlerden bir tanesi olan mezhep jeopolitiğinin yeniden dizaynı en önemlisi ve çözüm sürecini zirveye taşıyan neden.Yani Arap Baharı’nın kontrol edilemez rüzgarı Ortadoğu’da ABD’nin veya dış güçlerin kartlarını oynamasında bir zorluk yaşandı birde ABD’nin çekindiği nokta Ortadoğu’daki kontrol edemediği hesaplarını tutturamadı jeopolitik dizayn.Korkusu hep yeni bir El-Kaide çıkmasından Suriye meselesinde geçikme yaşıyor ve kartını oynamakta çekiniyor.

Türklerin Kürtlerle bir problemi yok iken geçmişte problem yaratanlar sorunmuş gibi gösterenler bugün PKK kartını Kürtler kartını oynayarak Türkiye’yi sanki düşmanlarıyla barıştırıyor havasına sokup kendi kuklaları olan PKK ya silah bıraktırıyorlar.Ama halen bu sürecin adı belli değildir buradaki tek amaç PKK ‘nın silah bıraktırılması olmalıdır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.