Ahmet Hakan'a cevap: Ne istiyorum?

18.03.2013 21:18:00
A+ A-

 

Ahmet Hakan'ın bugün Hürriyet'te yayınlanan yazısına cevaptır. Yazı için bkz. http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/22837606.asp
 
 
 
Sayın Ahmet Hakan,
 
Bugün önümüzdeki sürece muhalif olanların bir sürü hatası ve tutarsızlığı var, haklısınız. Ama İmralı sürecindeki tarafların da makul, mantıklı, sağduyulu, adil ve demokratik davrandığı, en azından tutarlı olduğu söylenebilir mi?
 
BDP/PKK'dan bahsedeceksek;
 
- Ellerine silah alıp dağa çıkan, köy basan, okul yakan, otobüs kundaklayan, bomba patlatan da onlar. Bugün sanki can almamış gibi "her can kutsaldır" diyenler de onlar.
 
- "Hemen şimdi barış istiyoruz" diyenler de onlar. Süreç yürümezse bizi çok kanlı bir savaşla tehdit eden, savaşı politikanın bir aracı sayan da onlar.
 
- Devletin "isyanlarını" bastırmak için kullandığı araçları lanetleyen de onlar. Yüce amaçları için aynı araçları kullanmaktan çekinmeyen de onlar.
 
- Roboski'de ölenler için özür dilenmesini isteyenler de onlar. Gaziantep'te patlayan bombada, otobüste molotof kokteyliyle bir genç kız diri diri yandığında özür dilemeyenler de onlar.
 
- Mecliste kravat takmamak için çaba gösteren özgürlükçüler de onlar. Başkanlarıyla görüşmeye giderken kravat takmayı ihmal etmeyenler de onlar.
 
 
AKP'den bahsedeceksek;
 
- Milletin parasıyla, devletin bütçesiyle yol, baraj, köprü yapıldığında "Biz yaptık" diyen de onlar. İmralı ile görüşülünce "Biz görüşmedik, devlet görüştü" diyenler de onlar.
 
- Kimselerin haberi yokken uzak kuzey ülkelerinde PKK ile aynı masaya oturan, barış güvercini kesilenler de onlar. PKK iki sene evvel eylemlere başlayınca görüştüğünü inkar edip bir anda şahine dönen de onlar.
 
- 10 sene evvel iktidara geldiklerinde mevcut bir çatışmasız ortamı devralan da onlar. Bu ortamdan yararlanıp müzakereyi beceremeyen, barışı kalıcılaştıramayan ve yeniden kan dökülüp, acılar tazelenince birden gayrete gelenler de onlar.
 
- MİT müsteşarı yargılanacak diye yeri göğü inleten, "Adamımı yedirmem" diyen de onlar. Eski Genelkurmay Başkanı yetkisiz bir mahkemede  yargılanırken mırıldanarak karşı çıkanlar da onlar.
 
- CHP'ye laf çakma fırsatı çıkınca Dersim olayları için halktan özür dileyenler de onlar. Kendi dönemlerindeki hiçbir hata için asla, dünya yansa özür dilemeyenler yine onlar.
 
 
Amacım "tencere dibin kara, seninki benden kara" türünde bir relativistik ahlak anlayışını savunmak değil. "İlk taşı günahsız olan atsın" bile demeyeceğim. "Anlayana..." deyip kaçasım var :-)
 
Madem üstüme alındım bugünkü yazınızı, ne istediğimi de söyleyeyim;
 
- Önce PKK'nın özür dilemesini ve bugüne kadar yanlış bir yöntem kullandığını kabul etmesini istiyorum.
 
- Sonra devlet yetkililerinin Kürtlere yönelik tüm açık/gizli tüm ret-bastırma-sindirme-asimilasyon politikaları için özür dilemesini istiyorum.
 
- İki tarafın da silahlı çözümden vazgeçtiğini açıkça ilan etmesini istiyorum.
 
- Türk vatandaşlarını öldüren her PKK'lının yargılanmasını istiyorum.
 
- Yasadışı biçimde yargısız infazlar yapan her devlet görevlisinin de yargılanmasını istiyorum.
 
- PKK üyelerinin en az 4-5 yıl ateşkesi korumaya söz vermesini ve bu süre içinde Türkiye Cumhuriyeti topraklarına girmemesini istiyorum.
 
- Türkiye Cumhuriyetinin kırmızı çizgilerinin çok açık biçimde ilan edilmesini istiyorum.
 
- AKP'den birilerinin müzakere masasına oturmasını, AKP'nin bu işteki siyasal sorumluluğu sembolik olarak da olsa sahiplenmesini istiyorum.
 
- AKP'nin çekmecede sakladığı anayasa taslağını bir an önce açıklamasını istiyorum.
 
- Görüşmelerin gizli yürütülmesini ama belirli aralıklarla halka bilgi verilmesini istiyorum.
 
Çok şey mi istiyorum?
 

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.