Amerika, Rusya, Suriye, İran ve Ortadoğu diplomatik çözüme doğru

19.09.2013 01:16:31
A+ A-

Ortadoğu politikaları kıvrak bir değişim içinde. Şatafatlı, sükseli ve kanlı Arap Baharlarından geri dönülmeye başlandığı tartışılıyor.

Mısır’da Hüsnü Mübarek’in halk tarafından devrilmesi sonucu yerine gelen ve Müslüman Kardeşleri temsil eden Cumhurbaşkanı Mursi’nin, yine halk gösterileri sonucunda askeri bir hareketle bir yıl gibi kısa bir zamandan sonra görevden alınması, Siyasi İslam savunucularında büyük şaşkınlık yarattı.

Mısır için, “Demokrasi elden gidiyor” söylem ve nutukları atılıp ağıtlar yakılırken, Suriye’ye uluslararası müdahale tartışmalarının yerini birden bire diplomatik görüşmeler aldı.

12 Eylül, 2013 Perşembe günü Cenevre’de buluşan Amerika Dışişleri Bakanı John Kerry ile Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov üç gün süren görüşmelerin ardından Suriye üzerinde anlaşmaya varınca dünyada savaş karşıtları derin bir nefes aldı. Cenevre’de yapılan anlaşma gereği, belirlenecek bir hafta içinde Suriye’nin kimyasal silahların ve kimyasalların yerini, miktarını kapsamlı bir liste halinde bildirecek. Bildirilen bu silahlar, 2014 ortalarına kadar bozulacak ve imha edilecek. Anlaşmaya göre, uluslararası denetçiler, 2013 Kasım ayı ile birlikte Suriye’de olacaklar.

Bir ülkede iç savaş olurken öte yandan kimyasal silahların imhası çalışmasına benzer bir işin şimdiye kadar dünyada örneği olmadığı, bu yüzden yapılacak işin çok çok zor olacağı fakat buna rağmen gerçekleşebileceği belirtiliyor.

Eğer Esad, böyle bir anlaşmayı uygulamada başarısız olursa, iş, BM Güvenlik Konseyine havale edilecek. Fakat Rus Dışişleri’nin açıklamasına göre, Rusya o zaman geldiğinde BM Güvenlik Konseyinin güç kullanma kararına karşı Suriye lehine veto hakkını kullanacak.

14 Eylül tarihli New York Times haberine göre, adının açıklanmasını istemeyen bir ABD’li diplomat, Suriye’nin elinde, 45 ayrı yerde, 1000 ton kimyasal silah bulunduğunu ve buna sarin ve hardal gazının dahil olduğunu söylüyor.

Suriye içindeki isyancı muhalefet, Suriye’nin kimyasalları Lübnan ve Irak’a kaçırdığı dedikodularını yayıyor. Irak’ta olduğu şekilde şayet kimyasallar çıkmazsa, “kaçırıldı” denecek. İsyancıların Uluslararası denetçilere kimyasalların yerini göstermede yardım edip etmeyeceği sorusuna, İsyancıların komutanlarından General İdris, “işlerini kolaylaştırırız, güçlük çıkartmayız. Fakat bizim kontrolümüz altındaki bölgelerde kimyasal silah yoktu” diyor.

Görüldüğü üzere, Ortadoğu işleri karışık, Suriye yumağı da dolaşık. Kimyasal silah meselesi de karmaşaya tam uygun.

Savaş ha çıktı, ha çıkacak derken, diplomasinin işletilerek olası bir savaşın önüne geçilmesi sevindirici.

Muhalefetin açık uyarılarına rağmen, Suriye karmaşasının içine Türkiye gözü kapalı atladı. Şimdi durum meydanda. Amerika Rusya’sız, Rusya Amerika’sız adım atmıyor.

Dünya politikası zor iş…

1979 İran devriminden bu yana Amerika-İran ilişkileri kesilmenin ötesinde, bir çok kez savaş durumuna geldi ve iki ülke savaşın eşiğinden döndü. ABD ve İran, 35 yıla yaklaşan bir süre birbirlerine karşılıklı düşmanca tavır sergilediler. Yeni seçilen İran Cumhurbaşkanı Ruhani’ye, Obama’nın mektup gönderdiği, Ruhani’nin de cevap verdiği açıklandı. Karşılıklı kurlar dolaylı olarak devam ediyor. İran’la nükleer meselesi de diplomatik kanallardan çözüleceğe benziyor.

Dünyada, bağırıp çağırmakla işletilmeye çalışılan dış politikalar sancı veriyor.. Sağlam Planlar ile birlikte öngörü ve derinlik olmazsa yumağın ucu bulunmuyor.

Günümüzde, savaş çığlıkları dünya ve ülke kamuoyunda tepki ile karşılanıyor.

Suriye’de kardeş kanı dökülüyor. İnsanlık dışı vahşet, Time dergisinin kesilen bir genci fotoğraflaması ile doruğa çıktı. Bununla dünya ayağa kalktı. Oysa, tekbir sesleri arasında, üç yıldan beri kelleler uçuruluyor. Tıpkı Ortaçağ arenalarında yapılan vahşetler gibi.

Savaşı başlatanlar, insan öldürmede bıçak kullanmayı öğretenler, Müslüman’ı Müslüman’a kırdıranlar bunun hesabını nasıl verecekler?

Afganistan, Irak ve Suriye’de yaşananlarla dünyanın çoktan barışa susamış olması gerekmez mi?

Hüseyin Seyfi

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.