Ana dilde "MERE" ve "getkorekgetir"

25.02.2013 04:02:59
A+ A-

 

"6 yaşındaydım, okulumun ilk günüydü, öğretmen sınıfa geldi, masasına oturdu, bir şeyler anlattı ve sonra bana,

"getkorekgetir" dedi. Hakkâri Yüksekova’da doğmuştum, o yaşıma kadar sadece Kürtçe konuşmuştum ve ilk kez biri bana Türkçe bir şey soyluyordu ama ben sadece tedirgindim, çünkü hiçbir şey anlayamıyordum. Bir sure öyle hareketsiz kaldıktan sonra öğretmen bana tekrar getkorekgetir dedi. Bu sefer korkmaya başlamıştım çünkü öğretmen bana bir şey soyluyordu, bense sadece oturuyordum ve o çocuk duygularımla, tepkisizliğimin öğretmeni sinirlendireceğini düşünüyordum. Kızarmaya başlamıştım, sağa sola bakınıyordum ne yapacağımı bilmeden ki, o anda yine ayni ses, ... getkorekgetir. Korkuyordum artık, annem ya da babam ilk kez beni böylesi zor bir durumda yalnız bırakmışlardı ve onlara çok kızmaya başlamıştım içimden ama bütün o karışık duygularımın yerini, sınıfta biraz Türkçe bilen bir arkadaşımın mere mere (Kürtçede kürek) demesiyle, oldu bir is, kurtuldum duygusu almıştı. Çünkü anlamıştım hoca benden mere istiyor hemen fırladım gidip mereyi getirdim ama halen bilmiyordum, getkorekgetir mi mere, getkor mu mere, getir mi mere, bu bir kelimemi, bir kaç kelimeden oluşan bir cümle mi halen bilmiyordum. O an onun bir önemi de yoktu aslında, çünkü benden isteneni biliyordum ve yaptım. Derken aylar geçti öğretmenin anlattıklarından çoğu zaman hiçbir şey anlamadan ve sonra yıllar, lise son sınıfa gelmiştim, artık "get kürek getir" üç kelimeden oluşan bir cümleydi ve hoca benden kürek istemişti, kavramıştım. Artık Türkçe konuşulanları iyi kotu anlıyorum diye düşünürken, okuldaki yazılılardan daha farklı bir sınav olacağından bahsediyordu arkadaşlarım. Türkçe öğretmeni sınavda 180 tane soru olduğundan ve bunlardan 45 tanesinin salt Türkçe sorusu olduğundan bahsediyordu ve ekliyordu kim 30 doğruyu aşarsa Türkçeden, büyük basaridir diye. Her neyse ilk yıl olmadı ikinci yıl, sadece 23 doğrusu Türkçe olan bir sonuçla, koşullar beni en doğru seçenek olarak Dicle üniversitesi matematik bölümüne getirdi. "

Yukarıdaki ani, üniversitede okurken tanıştığım bir arkadaşımın bir anisi. Dinleyince büyüklerimizin okumak zorda olsa okuyun telkinlerini, o bölgede, insanların çocuklarına, yabancı dilde okumak zor olsa da okuyun, hatta yıllarca hiçbir şey anlamasanız da öğretmenden, yine okuyun gibi anlamak lazım sanki. Aslında ben bunu yazarken sadece bir kaç saatim geçti, ama bu arkadaşım o yaşlarda ne bitmek bilmeyen saatler, zamanlar buna benzer duyguları yaşadı, belki de gerçekten anlayamadığı bir dilden dolayı dayak da yedi bilemiyorum. İlkokul, ortaokul, lise ve derken üniversite. Düşünün ortalama 15-16 yılınız bu tarz duygularla geçiyor ve hayatinizin aslında en güzel yılları. Mesela, 6 yaşındasınız, okula gidiyorsunuz, aksam döndüğünüzde babanız size soruyor oğlum bugün ne öğrendin diye, öğretmen benden mereyi isterse bir daha, korkmadan gidip getirmeyi öğrendim baba. Ya da yarın okula gideceksiniz, öğretmen anlatsın kendi kendine ama sizden mereden başka bir şey istemesin diye dua ediyorsunuz bütün gece, aksi halde yarın yine ayni duygular. Ve belki de bir gün artık bükülüp altından kalkamayacağınız bu duygular size okulu bıraktıracak, başka şeyler yaptıracak. Tabi ortada çok çelişkili bir durum yok, çünkü bunu dayatanlar, bu gibi sonuçlar istiyor ve bekliyorlardır. Aslında güzel ülkemin, ilerici eğitim anlayışına da yakışmıyor değil hani! 21. yüzyıldayız, Ortadoğu’da eşitlik ve adaletin en gururlu örneğiyiz. Arap dünyasına da ha lider olduk ha olacağız. Eşitliği, adaleti öğreteceğiz onlara, demokrasiyi götüreceğiz, kendi ülkemize getiremediğimiz.

Gittiğiniz her yerde hep birileri, problemlerinizi, duygularınızı bilmediğiniz bir dilden dinlemek isteyecekler, anlatmak zorundasınız diyecekler, bazen anlatabileceksiniz iyi kotu, bazen başaramayacaksınız. Belki bir hastanede, sırf bu yüzden çok sevdiğiniz birini kaybedeceksiniz. Ama hak ediyor bu insanlar değil mi, bütün bunların hepsini çocuğuyla, genciyle, yaşlısıyla hak ediyor bu insanlar. Niye Kürt doğuyorsun kardeşim, Türk doğ Türkçe konuş, ya da İngiliz doğ İngilizce konuş, Alman doğ Almanca konuş, derdin ne senin, niye Kürt doğuyorsun, niye Kürtçe konuşuyorsun!

İleri demokrasiye aykırı, Kürtçe konuşmak ülkemin ileri demokrasisine aykırı, bunu böyle bilesin! Yaz aklinin bir köşesine, hiç bir zaman unutma! Bizde demokrasi de budur, eşitlikte, isine gelirse...

Simdi anadili Türkçe olan, Türkçe düşünebilen vicdan sahibi herkese soruyorum,

- Hep diyorsunuz ya benim Kurt kardeşim, işte sizin o Kurt kardeşiniz kendisi tercihi etmemişti Kürtçe konuşmayı, etse belki de sırf o yasta unutamadığı o duyguyu yasamamak için de olsa, Türkçe olsun derdi anadilim. Bence de sakıncası yok, nihayetinde her ikisi de doğal duyguların ifade edilişleri. Ama düşünün bir kere, yabancı dilden sınava girerek Dicle matematiği kazanan bir genç, kendi ana dilinden sınava girseydi nereyi kazanırdı? Sadece bir kaç dakika empati kurun, İngilizceden, Fransızcadan, Almancadan ya da başka bir dilden sınava girip, onca emek verdiğiniz bir sınavı kaybettiğinizi duşunun, ya da bu sebeple en büyük hayaliniz olan ODTÜ'de okumak yerine başka bir yerde okuduğunuzu, ya da sevmediğiniz bir bolüme girdiğinizi, hiç bir zaman olmak istemeyeceğiniz bir yerde olduğunuzu düşünün...

-Basit bir banka sırasında bile, önüne biri geçtiğinde hemen çığlığı basan, isyan eden, eşitlikten söz eden halkım, adamlar Türkçe bilmiyor, metrelerce arkanızda bırakıp koşturmaya başlıyorsunuz sınavlarda, nerede eşitliğe isyan eden tarafınız? Yoksa arkanızda bıraktığınız için görmüyor musunuz? Yoksa görmek eylemi, isimize gelmediğinde gerçekleşmiyor mu, nedir anlaması zor olan. Daha kaç tane farklı örneği vardır aklimizin ucundan bile geçmeyen. Acaba bazıları o sıralarda o yükün altından kalkamayıp başka şeyler yapmaya başlamış olabilirler mi, bunu yapsalar haklı mı olurlar haksız mı, ya da bu düşünmeye değer bir konu mudur, yoksa görmezden gelinecek bir konu mu?

Anadilde eğitim nasıl bir taleptir, bölücü mü, birleştirici doğal bir talep mi?

Vicdan da sizin, karar da... Buyurun düşünün!

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.