Anadilde eğitim sorununu çözdüm

06.10.2013 21:17:03
A+ A-

Anadilde eğitimle ilgili Türkiye'de bir kutuplaşma mevcut ve bu kutuplaşma aşılmadıkça sorunun çözülmesi mümkün gözükmüyor. Kutuplardan biri, zaten İngilizce karşısında gerilemekte olan ve kaybolmasından korkulan Türkçe anadile sahip kesimden çıkarken;diğer kutupta ise anadili Kürtçe olan ve anadilinde eğitim alamamış olmanın tüm zorluklarını birebir yaşayan Kürtler bulunuyor. Tabii ki bu grupların dışında bu görüşlere meyilli başka insanlar var, ancak kutup olarak karşımızda, daha önce saydığımız iki grubun ağırlığı belirleyici oluyor. Her ne kadar birinci grubun (Türkçe anadili olanlar) felsefi olarak kendileriyle aynı kaygıları barındıran ikinci grubu (Kürtçe anadili olanlar) desteklemesi mantıki gözükse de pratikte bunun işlemediği ve aksi yönde tablo oluştuğu ortadadır. Birinci grubun en bariz tezi;Kürtçenin medeni bir dil olmadığı ya da modern hayatta geçerliliğinin Türkçe kadar olamayacağı, bu nedenle de Kürtçe anadilde eğitim için para, zaman ve insan kaybına gerek olmadığı şeklinde formüle edilebilir. Bu konuda her ne kadar çok daha ırkçı ve faşizan söylemler olsa da biz hümanizm giysisi giydirilmeye çalışılmış bu tezi işlemeye çalışacağız, diğerlerine cevap vermek bile bizim için bir kayıp olur kanaatindeyiz. İlk olarak dilleri medeni olmayan ve medeni olarak sınıflandırmanın yanlışlığı bariz olarak durmakta hatta ırkçı eğilimler taşıdığı derin sorgulamalar neticesinde anlaşılabilmektedir. İkincisi dillerin geçerliliği meselesi olup, buna karar verecek olanlar o dili konuşanlar olmalıdır. Yoksa basit bir ifadeyle, İngilizce'nin Türkçe'den daha medeni veya daha geçerli bir dil olması savunulabilir ve Türkçe'nin de kaldırılarak İngilizce eğitimin uygun olacağı iddia edilebilir. Bunun ne kadar mantık dışı bir öneri olduğunun dışında, Türkiye'de eğitim dilinin İngilizce olması halinde ve Türkçe'nin seçmeli olması şartıyla, her ne kadar anlamsız gelse de bir Kürt olarak anadilimde eğitim görme hakkımdan vazgeçeceğimi açıkça buradan ilan ediyorum. Açıkçası bu kadar tartışmaya gerek bile yok. Anadilde eğitim bir haktır ve bu hakkı kullanma konusunda yetkili tek mercii hakkın sahibi olmalıdır. Mevcut durumda Türkiye'de Kürtçe eğitim olmamasını açıklayabilecek hiç bir mantıksal gerekçe bulunmamaktadır. Kürtçe dilde eğitimin özel okullarda yapılabilir olması ise bu mantıksızlığın bariz ilanı olmuştur.

Gelgelelim asıl mesele bu mantıksızlığın nasıl aşılacağı. Yasalarla, müzakereyle konu çözülemediğine göre ve bir adım ileri iki adım geri politikacılarının insafına bırakılamayacağına göre konunun nasıl çözüleceği asıl sorun olmaya devam etmektedir. Kürtlerden en büyük siyasal desteği alan BDP çizgisi zaman zaman okul boykotları düzenlese de boykotların yeterli olmadığı açıktır. Benzer olarak yasalar ve müzakere ile yol alınamayan ama pratikte oldukça yol alınmış bir konumdan hareketle çözüm önerisi geliştirmek istiyorum. Bilindiği gibi kamu kurumlarının tümünde Kürtçe kullanımı yasalara göre kabul görmemektedir. Ancak bir hekim olarak aktif çalıştığım sağlık sektöründe başkaca bir yol bulunamadığından, Kürtçe'nin sağlık hizmet sunumunda aktif ve baskın olarak kullanıldığının canlı tanığıyım. Hatta Türkçe bilmesine rağmen çoğu kişinin sağlık hizmet alımını Kürtçe yaptığını görmekteyim. Sağlık sektörüne benzer çoğu kurumda uygulamanın bu yönde olduğunu da biliyorum. Bu bir nevi 'sivil itaatsizlik' eylemi ve pratiğe başarılı bir şekilde yansıtılabiliyor. Dikkat çekici noktalardan biri de Kürtlerin ağırlıklı yaşadığı bölgelerde çalışan öğretmenlerin çoğunluğunun Kürt olmasına rağmen, eğitim sisteminde hizmet sunumunun neden sivil itaatsizce yani Kürtçe yapılamadığıdır. Bunun çeşitli nedenleri olabilir. Ama sanırım en bariz neden, eğitim sistemindeki aktif hizmet veren pasif hizmet alan denkleminden kaynaklanıyor. O zaman önerim şu; okula giden tüm Kürtçe anadili olan öğrenciler, hiç Türkçe kullanmayıp Kürtçe konuşsunlar. Bunun iki faydası olacaktır. Bir, yasaklar pratikte geçersizleşecektir, geçersiz olan yasalar değiştirilmek, en azından Türkçeyi kurtarmak adına değiştirilmek zorunluluğuyla karşı karşıya kalacaktır. İki, eğitim sisteminde hizmet alanlar aktif olacağı için, hizmet veren aktif de olsa pasif de olsa, eğitim kalitesi artacaktır. Zaten anadilinde eğitim alan kişinin başarı şansı otomatik olarak yükselecektir. Kürt öğretmenlerin sivil itaatsizlik sergilemesi, kapitalist politikalar tarafından engellenebiliyorsa da Kürt öğrencilerinin bu şekilde eylem yapmasının, engellenmesi mümkün gözükmemektedir. O zaman kampanyayı açıklıyorum: Kürtçe konuş çok konuş!

 



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.