BARIŞ AMA KİMLE, BARIŞ AMA NASIL?

12.02.2013 01:50:22
A+ A-

 

Bir süredir ülke gündemi barış ile meşgul. Kimisi “barış olsun” derken, kimisi de “ne barışı” diyor, her iki taraftan da…

Her iki taraf da haklı. Barışı isteyenin haklılığı tarihsel ve insani. Peki “ne barışı” diyenler? Onların hiç mi haklılığı yok?

Barış olursa onların memleketine uğramayacak mı? Onları da ikna etmek zorunda değil miyiz?

Peki onları nasıl ikna ederiz?

Hadi diyelim ki devlet ve Abdullah Öcalan anlaştı. Bir tarafta “devletim benim ne verirse onu yerim” dedi, barışı kabullendi. İkinci taraf da “Önderim benim ne derse kabul ederim” dedi, barışı kabullendi.

Biz barışmış mı olduk pat diye? Sokakta Kürtçe konuşana garip garip bakmalar bitti mi bir anda? Kürdistan’da insanların askeri-polisi-devletin herhangi bir görevlisini görünce irkilmesi bitti mi? Bölücü sözcüğü dillerden silindi mi? Türk ile Kürt’ü eşit görmeyen, görmeye başladı mı?

Barış olacak, olmalı. Ama doğru kişiler barışmalı.

Roboski’de öldürülen 34 kişinin -geride kaldığı kadarıyla- ailesi barışmalı.

Sırtından vurulan Şerzan’ın ailesi barışmalı.

Daha dün panzerin altında ezilen Şahin’in ailesi barışmalı.

Daha dün sabah annesine kavuşan, akşamına polisle karşılaşan Solin barışmalı.

Hapisteki Hasan ile Emine ile  barışmalı.

Askerde ölen Mehmet’in ailesi barışmalı.

Ölen polis Serhat’ın ailesi barışmalı.

Her iki taraftan da mecburen eline kan değmiş insanlar barışmalı.

Müzakereler bitsin, devlet ile Abdullah Öcalan görüşmesin demiyorum elbette. Onlar elbette görüşsün mümkünse olabildiğince çabuk da anlaşsın.

Ama barış onların anlaşması ile gelmez. Savaş onların iki dudağından çıkacak “bitti” kelimesi ile ne yazıkki bitmez.

Evet barış olsun. Ama doğru kişiler barışsın. Her iki taraftan da silahı elinde tutanların ellerinden silah alınmasın, silahı elinde tutanlar kendi iradeleriyle bıraksın.

Ancak o zaman barışa iyiki geldi deriz. Öbür türlü “bu muydu barış dedikleri” der, başka bir savaşın içine düşeriz. Üstelik bu defa “hadi barışalım” dediğimizde barış diyen bizleri tarih bile kurtaramaz.

Bir süredir ülke gündemi barış ile meşgul. Her gün barış söylemlerine uyanmak elbette güzel. Hele bir de barışa uyandığımızı düşünün…

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.