Barış dolu dünya

23.04.2013 23:27:42
A+ A-

1976 yılında Ecevit ABD'den eski hocası ve aynı zamanda ABD'nin Kamboçya, Vietnam ve Arap ülkelerindeki savaşlara girmesine neden olan Dışişleri bakanlarından olan Henry Kissinger'dan davet alarak ziyarete gider. Orada Waldorf Astoria otelinde Rahşan Hanım'la birlikte kalmaktadırlar. Ecevit'in gidişinin sebebi Kıbrıs sorununu konuşmaktır. Ecevit düzenlenen panelde lobide konuşmayı çok ister. Konuşma yapacağı yerden yeterince halkla temas kuramayacağını düşünerek böyle bir ricada bulunur. Ancak korumalar güvenlik önemlerini içeriye göre almışlardır. Biraz homurdanarak da olsa Ecevit'in isteğini geri çeviremez ve kendisini konuşma yapmak istedikleri yere götürürler. Ancak gittikleri yerde birçok Rum'un oldugunu farkeden Ecevit cifti yolun karşısında siyahlar içindeki papazların bile varligini farkeder ve Rumlar salonda Ecevit'i görünce bağırırlar. 

 
Bülent Ecevit: Konuşmaya başladıktan sonra birdenbire karşımızda yani bir iki adımlık mesafede bir silah belirdi. Orada bir Rum bize suikast girişiminde bulundu. Ancak korumalar çok atık davranarak bir hamlede ikimizi birden yukarı çıkardılar. 
 
Rahşan Ecevit: Koltuk altlarımızdan tutarak ayaklarımızı yerden kestiler.Bizi uçurdular. 
 
Bülent Ecevit: Oradan başka bir salona.
 
Rahşan Ecevit : Öbür tarafta da adamın tabancayı tutan kolunu yakalamışlar ancak kolu ellerinde kalmış. Çünkü adamın kolu takmaymış. 
 
Altemur Kılıç: Neyse bu olaydan sonra gizli servis bizi alarak mutfaklardan geçirerek arabalara götürdü ve üzerimize abanarak otele götürdüler. Bülent Ecevit'i orada oturttuk. İşin heyecanı devam ediyor. Arayan Kissinger'di. Rahşan hanım orada atılarak ''Konuşma sakin Bülent o herifle sakin konuşma'' Sanki düzenleyen oymuş gibi bir hisse kapılarak söyledi bunları. Rica ettik ''Olur mu? '' dedik. ''Hariciye vekili konuşmanız gerekir.'' dedik. Zorla konuşturduk.
 
1977 yılında Türkiye seçim atmosferine giriyor. Meydanlar yeniden şenlenir. Ecevit yeniden alanlara çıkar ve herkes büyük coşkuyla sokaklara dökülür. Tam da seçimlere 35 gün kala Türkiye 1 Mayıs 1977 katliamı ile tarihindeki karanlık günlerden birine gömülüyordu. Otuzdört işçi ve öğrenci provokasyon kurbanı olarak hayatlarını yitirir. Aynı günlerde Demirel özel olarak Ecevit'i arayarak konuşma yapmaması için kendisini ikna etmeye çalışıyor ve dürbünle ateş eden keskin bir nişancının kendisini öldürebileceği istihbaratının kendilerine ulaştığını Ecevit'e bildiriyordu. Ecevit bu istihbaratı dikkate alıyor ancak halkın arasında konuşma yapması gerektiğinin de bilincinde olarak meydanlarda konuşmaya devam ediyordu. ''Şükürler olsun birşey olmadı'' der o zamanlar için.
 
 
 
ABD'nin 35. başkanı olan Kennedy 22 Kasım 1963 günü kalabalığın arasında araçla giderken uzaktan açılan ateş sonucu aldığı ağır yaralardan dolayı Parkland Hastanesine doğru giderken yolda hayatını kaybetti. Ensesinden ve başından aldığı iki kurşun yarası ölümüne neden olmuştu. Aynı arabada bulunan Vali Connally ağır yaralanmasına rağmen kurtarıldı. Başkan yardımcısı olan Johnson aynı gün yemin ederek geçici başkanlığı üstlendi. Cinayetin sorumlusu olarak yaralanan 24 yasındaki Dallas'lı Lee Harvey Oswald suikastı işleme suçundan tutuklandı ancak çok süre geçmeden 2 gün içerisinde Jack Ruby tarafından Dallas Polis karakolunun bodrum katında vurularak öldürüldü. 
 
Her iki atış arasındaki süre 5,6 saniyedir. Kısaca sözkonusu başarılı atışları yapan 24 yaşındaki bu kişinin göstermiş olduğu atış başarısını o dönemdeki hiçbir FBI ajanı gösterememiştir. Sözkonusu cinayet silahı Manlicher Carcano marka bir İtalyan tüfeğidir. En son üretimi 1945 yılında yapılmış olan tüfeğin doldurma mekanizması elle kurma kolunu çekme şeklinde çalışmaktadır. İlk atışı yaptıktan sonra ikinci atışa geçerken kurma kolunu elle doldurup ikinci mermiyi namluya sürmek ve tekrar nişan alarak ateşi etme süresinin bilimsel olarak bu kadar kısa olmasının imkansız olduğu açıktır. Hatta suikast esnasında beş el ateş edildiğini duyan tanıklar olmasına rağmen beş el olmadığını ancak seslerin sadece yankı olduğu kayıtlara geçmiştir.
 
Döneminde İsrail'in nükleer programına karşı çıktığı bilinen başkan Kennedy'nin ölümünün ardından İsrail nükleer programını sorunsuzca devam ettirmiştir. Mordehay Vanunu isimli nükleer tesis işçisi ABD'li kontrolörler geldiği zaman silahları duvarlara gizlediler diye açıklama yapmış ancak tehditler alarak susturulmuştur. Başkan Kennedy'yi öldüren suikastçiyi öldüren kişinin de bir İsrail ve Yahudi milliyetçisi olması olayın arkasındaki sır perdesinin daha da kalınlaşması anlamındadır. 
 
 
1967 Arap-israil savaşını gözlemlemek üzere Sina yarımadası yakınlarına giden küçük bir hücumbot olan ve hafif silahlarla donatılmış olan USS Liberty isimli zırhlı 75 dakika boyunca birçok İsrail uçağının sortisi ve ağır ateşine maruz kalmıştır. Kendilerinin Amerikalı olduğunu telsizden hem İbranice hem de İngilizce mesajlarla İsrail ordusuna bildirmelerine ve Amerikan Bayrağı'nın gemide asılı olmasına rağmen İsrail uçakları gemiyi 75 dakikalık ateş altında tutmuş ve 34 kişinin ölümüne ve 171 kişinin ağır şekilde yaralanmasına neden olmuştur. Ölenler arasında Deniz Kuvvetleri subayları, iki denizci ve bir de sivil bulunmaktadır. Olayın olduğu sırada gemi Sina açıklarında ancak uluslararası sularda Mısır'ın Arish bölgesine yakın bir noktadadır. İsrail olayla ilgili olarak özür diler ve Mısır donanmasına ait olduğunu sandıkları gemiye tamamen yanlışlıkla ateş edildiğini ekler. İsrail o dönemde ABD'ye 3,323 Milyon $ tutarında öldürülen ailelerine verilmek üzere tazminat öder. Bu tutar 2013 yılına kıyasla 21.9 milyon $'a tekabül etmektedir. Ayrıca yaralananlara da tazminat olarak 3,566 Milyon $ tutarında ödemeyi ve kasım 1980'de yapar ve en son olarak 17,132 milyon $'lik ödemeyi de gemiye vermiş olarak zarara karşılık yapar. 13 yıllık faizleriyle birlikte yapar. 
 
Mavi Marmara saldırısının ardından İskenderun Dörtyol'daki askeri birliğimiz saldırıya uğrar ve 7 Türk denizcisi katledilir. Olayın ardında kimin olduğu tartışıladursun PKK'nın Amanoslar sorumlusu Fırat Siverek Kod adlı Kenan Yıldızbakan yakalandığında İsrail'li bir kadınla ilişkisi olduğu ve sıkça İsrail'e gidip geldiği anlaşılır. Olayın ilk olduğu süreçte PKK'ya taşeron örgüt ismiyle hitap eden başta başbakan olmak üzere herkesin aslında bahsettiği ve bildiği gerçek nedir? Dörtyol saldırısının olduğu gün eşzamanlı olarak İsrail uçaklarının KKTC hava sahasını işgal etmelerinin nedeni, Neçirvan Barzani'nin aynı gün Ankara'ya gelmesi,Genelkurmay Başkanı Necdet Özel'in ABD'ye hemen öncesinde yapmış olduğu ziyaret ? 
 
Geçtiğimiz yıl başbakan korumalarının hepsini ve güvenlikle ilgili bütün araçlarını değiştirdi. Birdenbire yapılan bu değişimin ardından barış rüzgarlarına yönelik adımlar atılmaya başlandı. Cumhuriyet Bayramında insanlara biber gazi yemenin yararları üzerine sağlık bakanından ve içişleri bakanından açıklamalar peşpeşe geliyor. Nevruz ulusal bayram ilan edildi. Her 23 Nisan ve 19 Mayıs'ta hasta olmayı sektirmeyen bir devlet şürekamız var.
 
Hepsini üstüste düşünüyoruz.
 
Çok güvenli bir dünyada yaşıyoruz ve çocuklarımız askere gidince sağ salim evlerine dönecekler. Devlet başkanları ve süper güçlerin başkanları bile tam bir güven içinde barış dolu bir dünyaya çiçekler dağıtıyorlar. Aman bozulmasın bu barış havası.
 
 
 
Kaynakça: Rıdvan Akar,Can Dündar- Ecevit ve Gizli Arşivi
                  New York Times
                  Haber 7 
 
 
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.