Barış kenti Antakya

02.01.2014 18:21:23
A+ A-

Büyük şehir olmayı dünya markası şehir hedefi olarak okuyabilirsek,  ilimize hakkını iade etmiş oluruz.  Dünya Şehri perspektifine sahip büyük şehir yerel yönetim programının belli başlı köşe taşlarının bazılarını ifade etmeye çalışacağım. Hıristiyan adının ilk kullanıldığı, Anadolu'da ilk caminin yapıldığı, antik olimpiyatlara ev sahipliği yapmış, doğunun başkenti Antakya bu gün de aynı coğrafik, kültürel, ekonomik, sosyal avantajlara sahiptir. İlimizin gelişimi önüne konulan engellerin kaldırılması yol haritamızın pusulasıdır. Ülkemizde bir arada kardeşçe yaşamın başkenti olan ilimiz Ortadoğu bölgesinde barışın tesisine katkı vermelidir. Barış şehri ilimiz Ortadoğu bölgesinin Cenevre'si, Montrö'sü olmalıdır. Şehir olarak ülkemizden Ortadoğu'ya uzanan barış kapısı, barış zemini olmalıyız. Ortadoğu için barış toplantılarının, konferanslarının, girişimlerinin, anlaşmaların yapıldığı yer olmalıdır. Bölgemizde ve dünyada yumuşak huyluluk, anlayış, saygı, diyalog ve barışçıl çözümlerle anılmalıdır. Şehrimiz Ortadoğu bölgesinin turizm, kültür, sanat, ekonomik faaliyet merkezi olmalıyız. Bölgeye yönelik fuarlar ve festivaller organize edebilmeliyiz ve Ortadoğu ülkeleri ile ortaklaşa (Antakya menkul kıymetler borsası vb) borsalar kurulmasını sağlayabilmeliyiz.   Dünyanın en önemli kumsallardan birine sahip olan Samandağ ilçemiz de hep dile gelen fakat gerçekleşmeyen kurvaziyer turizm projesini hayata geçirmeliyiz. Ekümenik Antakya ve Tüm Doğu Ortodoks Patrikliğin asıl olması gereken yer Antakya’dır. Patrikliğin tekrar Antakya’da faaliyet yürütmesi için gerekli koşullar sağlanmalıdır. Kudüs Sepulchre kilisesi her sene milyonlarca hacıyı ağırlarken, diğer bir hac merkezi dünyada ilk mağara kilise Antakya Saint Pierre kilisesi ise üstlenmesi gereken misyonun çok ötesindedir. Habib-i Neccar ve İsa’nın iki havarisinin mezarının bulunduğu yerde inşa edilen ve Anadolu’da yapılan ilk camii olan Habib-i Neccar Camisi içerde ve dışarıda yeterince tanıtabilmeliyiz. İlklerin şehri Antakya'da Dünyada ışıklandırılan ilk cadde olarak bilinen Kurtuluş Caddesini ilk ışıklandırmanın yapıldığı hali ile tekrar ışıklandırmalıyız.  Dünya şehrimizin kapıları yasal ve meşru bütün giriş- çıkışlara açık olmalıdır. Ülkemizde kapalı tek sınır kapısı olan Altınözü sınır kapısı tekrar faaliyete başlamalıdır. İlimizden komşu ülkelere (Suriye, Lübnan, İsrail, Ürdün, vb) feribot seferleri ve hızlı demir yolu ulaşımı olmalıdır. Kutsal kitaplarda geçen adı ile şehrimizin adı Antakya’dır. Bütün insanlık tarihinde en az Roma, Kudüs, İstanbul isimleri kadar ağırlığı olan Antakya ismini ikinci plana atacak kadar lükse sahip değiliz. Markaların ismi, imajı önemlidir.  Şehrimizin dünyada bilinen, tanınan marka olmuş ismini ön plana çıkarmalıyız. En az 2400 yıldır kullanıla gelen (M.Ö. 300 ) Antakya ismini önemsizleştirmek pek akıllıca değildir. İlçelerimiz, mahallelerimiz, tarihi ve doğal güzelliklerimiz vb bütün yer adları orijinal adlarına kavuşmalıdır. Antakya’da medeniyetler parkı ve anıtının olduğu Yavuz Sultan Selim Caddesi ve Samandağ ilçemizde Yavuz Sokak vb olumsuz algı yaratan isimler değişmelidir. Bütün ilimizde yerleşim yerlerinin, tarihi ve doğal güzelliklerin tabelaları, tanıtım kılavuzları, broşürleri, haritaları vb Türkçe ve Arapça başta olmak üzere en az üç dört dilde yazmalıyız. Dünya şehrimiz de çok dilde hizmet vermeliyiz. Zabıta, parkçı, trafik polisi, turizm polisi, Ambulans, sağlıkçı, hastane, belediye, emniyet güçleri, müze vb halkla ve yabancılarla direkt temasa geçen bütün birimlerde başta Arapça olmak üzere çok dilde hizmet verilebilmelidir. Görevliler Türkçe bilmeyenlerin dâhil olduğu işlemler için yoldan geçen kişilerin tercümanlığına başvuruyor. Ülke olarak ve şehir olarak bu geri pratikle, uygulamalarla devam edemeyiz. Belediyelerimiz bütün tebligat ve duyurularını Türkçe ve Arapça olmak üzere en az üç dilde yapmalıdır. Valilik, üniversitemiz, belediyelerimiz ve diğer yerel yöneticilerimiz asimilasyon politikalarının toplumda yarattığı tahribatın telafisine destek vermelidir. Anadilimiz olan Arapçayı öğrenebilmemiz için kreşlerde, okullarda anadilde da eğitim yapılması için maddi ve manevi destek vermelidir. Önderlik etmeli gerektiğinde anadil eğitimi ile ilgili "kültür merkezleri", "eğitim destek evleri" akademiler vb kurulmalıdır.  Sanayi ve ticaret odalarımız, Esnaf oda ve dernekleri ticari Arapça ile ilgili kursları başlatmalıdır.

MEVLÜD ORUÇ

AKDENİZ KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ YÖN. KUR. ÜYE

SAMANDAĞ HATAY

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.