?Barış? olacak mı, yoksa...

08.04.2013 20:22:26
A+ A-

 

Bu gidişle, korkarım ki "barış" geciksin! Çünkü adına "çözüm" denilen süreç, başladığı günden beri hep sıkıntılı ilerlemekte...

Oslo görüşmelerini, Habur olayını ve İmralı ziyaretlerini; bunların ortaya çıkışı ve sonrası olanları hatırlayalım.

Hatta son oluşturulan "akil insanlar heyeti" için yapılan eleştirileri ve kullanılan ilginç benzetmeyi (heyet-i nasiha) düşünelim!

Nedense çözüme ayak direyenler, yukarıda belirtilen gelişmeler sonrasında, hep hükümeti vatana ihanetle suçladılar!

Ülkeyi, hatta dünyayı ayağa kaldırarak, ilgililerin barış için oluşturmaya çalıştığı iklimi engellemeye çalıştılar/çalışıyorlar...

Kabaca özetlemek gerekirse; iktidar ve muhalifler kavga-dövüş, süreci bu güne taşıdılar...

Şimdi ise herkes şunu merak etmekte:

Öcalan'ın da mektubunda değindiği "nihai çözüm" nasıl sağlanacak ve "kalıcı barış" ne zaman gerçekleşecek?

Bu sorulara sağlıklı cevaplar bulabilmek için (başta "akil insanlar heyeti" olmak üzere) herkesin gelişmeleri duygudaşlıkla değerlendirmesi gerekir.

O zaman görülecektir ki:

Kürtler, çözüm konusunda bütünüyle hemfikir değiller. Kimileri gelişmeleri yeterli ve ümit verici bulurken, kimileri ise hala umutsuz!

Umutsuzluğun nedeni; hükümetin (dolayısıyla devletin) Kürt Sorunu'nu çözme iradesindeki gelgitlerdir.

Örneğin: Öcalan, Nevroz bildirisinde PKK'nın tasfiyesi için devletin yapması gereken bazı yasal düzenlemelerden söz etmişti.

Nedense, bunu pek dikkate alan olmadı!

Her şeye rağmen "PKK silah bıraksın" demek, işin kolayına kaçmaktır. Burada temel sıkıntı: güvence olmadan, PKK nasıl silah bıraksın?

O halde bu noktada neler konuşulmalı?

Ülkenin demokratikleşmesi ve yürütülen çözüm sürecinin işlemesi için "yeni yasal düzenlemeler" olacak mı?

Olacaksa, PKK'nın silah bırakması ve ülkeyi terk etmesi için "TBMM'nin kararı ve yasal gözetimi" gerçekleşecek mi?

Durum netleşmeden, muhalefetin de sıkça tekrarladığı; "PKK silahı bırakıp, ülkeyi terk etsin" ifadeleri anlamlı gelmiyor.

 Sonuç olarak:

Anlamlı bir barış olacaksa, tarafların (hükümet ve muhatapların) karşılıklı sorumlu davranarak, taahhütlerini yerine getirmeleri gerekir.

Bunlar olmadan süreçte yaşanan diğer gelişmeleri ciddiye almak, fazla iyimserlik olur.



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.