Barışa Hazır Olması Gereken Sadece Kürtler Mi?

18.01.2013 18:43:02
A+ A-

Yıllarca canavarlaştırmaya ve şeytanlaştırmaya doyamadığınız insanları, gün gelip yeniden insan gibi göstermek zorunda kaldığınızda ne yaparsınız? Kendinizden utanıp kızar mısınız, yoksa o insanlardan özür mü dilerseniz? Ya da hiçbir şey olmamış gibi o insanları yeni tanıyormuş oyunu mu oynarsınız?

Bize yıllarca kimin iyi, kimin kötü, kimi sevip, kime kızmamız gerektiğini söyleyen medyamız, Diyarbakır'ın son ölüm törenini bir hayli sevmiş ve herkese de sevdirmeye çalışıyor. "Kürtler barışa hazır" "İsteyince oluyor" gibi manşetlerle  barış(!) için arge çalışması yapıyorlar. Sanki bu ülkede barışın gelmesini engelleyen, sabotaj ve provokasyonların her türlüsünü yapan,  atılan her adıma çelme takan Kürtler'miş gibi bir hava yaratıp "bu sefer adam oldular" demeye getiriyorlar.

Habur ile cenaze törenini kıyaslayıp akıllarınca ders veriyorlar, BDP ve diğer Kürtler'in bu kez nasıl temkinli davrandıklarını anlata anlata bitiremiyorlar. Peki Habur'da nasıl bir provokasyon vardı, cenaze töreninden farklı olarak ne yapılmıştı, oradakiler nasıl bir küstahlıkta bulunmuşlardı? Bildiğim kadarıyla olay çıkmamıştı, ölü ya da yaralı da yoktu? PKK bayrakları mı daha fazlaydı yoksa Öcalan posterleri mi, belki de atılan sloganlar çok sinir bozucuydu hangisi sizce? Bence Habur'da sevinç vardı, Diyarbakır'da hüzün. Habur'u şeytanlaştırmanızın nedeni buydu. Kürt çocukları kapıdan bu kez ölü değil, canlı gelmişti, sizleri kızdıran da Kürtler'in bu sevinciydi? Malum Kürtler'in sevinci bu ülkede birçok kişi için üzüntü demek,  maalesef bunu o kadar bariz dışa vurdular ki, duymayan, görmeyen, anlamayan kalmadı.

Diyarbakır'daki törende medyamız ne bekliyordu bilmiyorum ama bildiğim bir gerçek var, o da Habur'dan bu yana değişen tarafın Kürtler olmadığı. Eğer ortam ve zaman uygun olmasaydı kesinlikle medya o cenaze töreni içinde tıpkı Habur gibi provokatif, süreci baltalayan haberler yapıp, yazılar yazacaktı. Habur'da yeri göğü inleten, Kürtler'in sevincinden provokasyon yaratanlar şimdi birer barış havarisi olmuş. Bu kötü bir şey değil tabi ama yine de rahatsız oluyorsunuz, konuşmadan, anlatamadan yapamıyorsunuz. Çünkü Habur'da toplanan kalabalık açılımı bitirecek bir şey yapmadı. Süreci bitiren sizin kompleksiniz ve yılların verdiği ezik, üzgün sürekli dert anlatan, Kürt algısını bir türlü aşmamanızdı. Şimdi  sormanız gereken şey şu; Kürtler değil bizler barışa hazır mıyız? Bana göre değilsiniz, eğer olsaydınız, barışı bile Kürtler'e bir lütuf olarak sunma kibrinden bir an önce kurtulurdunuz ve artık sürecin tüm sorumluluğunu Kürtler'e yüklemekten vazgeçerdiniz, çünkü barış dediğiniz şey birlikte yapılır...

twitter.com/normalgasteci" target="_blank">twitter.com/normalgasteci

 

 



YORUMLAR

Aydınlara çok iş düşüyor -

Yazınızı beğendim Sayın Alemdağ fakat "ama" sı var. Türk insanı ancak 1960'lı yıllarda yarım yamalak demokrasi ile tanışabildi. O günlerde memleket aydınları "ağalık" feodaliteye savaş açarken Kürt aydınları nedense ses çıkaramıyordu. Ağa korkusundan öz eleştiri yapamıyordu. 70'lerde Köyden şehire "akın" başlayınca ağaların etkisi görece azaldi. Yine de Kürt aydını derdini ülke kamuoyuna tam olarak anlatamadı. Ne zaman ki Diyarbakır Cezaevi ve köy boşaltmaları can yakmaya başladı, acı çeken Kürtler dağa çıkmaya başladı. Oysa Dağa çıkmak durumu, 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra dünyanın her tarafında işe yarammadı. Dağa çıkanların ilahı sayılan "Che" de dahil olmak üzere dağda başarı sağlanamadı. Dahası var... Türkiyede yaşayan insanların çoğunluğu kendilerini "Sünni Müslüman ve Türk" olarak algılıyor. O nedenle kendilerini azınlık olarak hisseden gurupların aydınları, cemaatlerini ve sorunlarını anlaşılır şekilde bu kitleye anlatmak zorundadır. "Zorundadır" sözcüğünü birlik ve dirliğe katkı anlamında söylüyorum. Kürt meselesi belkide yakın tarihlerde sulh ile sonuçlanacak. Ne var ki memleket dahilinde sinsice pusuya yatan bir Alevi düşmanlığı da var. Sünnilerin çoğunluğu Alevilere düşman olmasa bile iyi gözle bakmıyor. Bu durumda önce Alevi aydınları olmak üzere tüm memleket aydınları yeni sorunlar çıkmadan yarayı tedavi etmelidir. Savaşın iyisi Barışın kötüsü olmaz

1 3
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.