Barışa Uzanan Yolculuk: Akdeniz Barış Gemisi

13.10.2013 16:15:01
A+ A-

Cumhuriyetimizin 90. Yılı kutlamaları çerçevesinde ve Dünya barışına katkı sağlamak amacıyla Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın “Türkiye-Akdeniz Gençlik Barış Gemisi” projesini duymamızla başlamıştı aslında bu yolculuk. Durur muyduk başvurumuzu yapmış ve sonuçların açıklanacağı 8 Ekim’i beklemeye koyulmuştuk.

8 Ekim akşamı başvuru ekranında gördüğümüz “Türkiye Akdeniz Gençlik Barış Gemisi'ne katılmaya hak kazandınız. “ ibaresi ise yeni bir yolculuğun muştucusu olmuştu.

Ev sahipliğini Türkiye’nin yapacağı Barış Gemisi’ne dünyanın 38 ülkesinden 800 genç katılacaktı. Japonya, Güney Kore, Endonezya, Malezya, Gürcistan, ABD, Fransa, İsveç, Almanya, Kanada… ve daha adını bile sayamadığım bir sürü ülkeden başvurusu kabul edilen “Barış Elçileri”, Barış Gemisi’ndeki yerlerini alacaktı.

18-27  yaş aralığında herkesin başvurabileceği bu gezinin amaçları arasında; birbirlerini yakından tanıma şansı elde edecek gençlerin(bizlerin) kendi aralarında dostluklar kurması ve profesyonel bir ağ oluşturmaları ve akabinde gençlerin oluşturduğu bu dostluk ağının, ülkeler arası ilişkilere de yansıması ve ülkeler arasındaki ilişkilerin olumlu yönde, yeniden şekillendirmesi de var.

Ayrıca gençlerin bu yolculukla kültürel farkındalığın yanı sıra sosyal sorumluluk ve gönüllülük bilincine sahip olmaları da bu projenin hedefleri arasında.

İsterseniz gelin gezi programımıza biraz  göz gezdirelim ve 29 Ekim öncesi seyre koyulalım, programımızdaki ülke ve şehirleri…

29 Ekim 2013 - İstanbul-Salıpazarı limanından hareket,

1 Kasım 2013 - Dubrovnik limanına varış; Dubrovnik ve Mostar şehir gezileri,

3 Kasım 2013 - Tunus'a varış; tarihi Kartaca Harabeleri, Bardo Müzesi ve Zeytune cami ziyaretleri

7 Kasım 2013 - İstanbul-Salıpazarı limanına dönüş

Dubrovnik ya da eski adıyla Ragusa, Hırvatistan'ın Adriyatik Denizi sahilinde bulunan, Orta Çağdan kalma tarihi eserleri ile ünlü şehri.443 yıl Osmanlı himayesinde de bulunan Dubrovnik, her ne kadar Hırvatistan'ın 1991'de Yugoslavya'dan ayrılışı sırasında çıkan iç savaşta, Sırp saldırıları nedeniyle  önemli ölçüde zarar görse de Unesco’nun başlattığı restorasyon çalışmaları ile büyük ölçüde eski görünümüne kavuştu. Plaj ve botanik bahçeleriyle ünlü Lokrum adası, şehri çevreleyen surlar ve Dubrovnik katedrali ise bu şehre gelince görmemiz gereken yerler arasında yer almaktadır.

Bosna-Hersek'te Hersek bölgesinin en büyük şehri olan ve Neretva Nehri'nin kıyısında yer alan Mostar, Hersek'in başkentidir. Dubrovnik ile aynı kaderi paylaşan ve şehre de ismini veren Mostar Köprüsü, her ne kadar iç savaş sırasında büyük zarar görse de Türkiye’nin öncülüğünü ettiği ve bazı ülkelerin de katkılarıyla aslına uygun olarak yeniden inşa edildi ve Unesco tarafında “Dünya Miras Listesi”ne alındı. Bu şehri diğerlerinden ayıran bir diğer özellik ise Mostar’ın Kayseri ile, (Mimar Sinan'ın Kayseri doğumlu olduğu için) kardeş şehir ilan edilmesidir. (Vikipedi)

Dubrovnik ve Mostar’dan sonraki durağımız ise Tunus. Tunus deyince ise akla Roma’ya kafa tutan Kartaca Harabelerinden, mozaik galerisi Bardo Müzesi’ne, Sahara Çölü’nden  mavi pencereli beyaz evleriyle Sidi Bou Said ‘e uzanan tarihi ve turistik yerler geliyor.

Kartaca ile Roma İmparatorluğunun savaşlarına sahne olan bu topraklar Roma İmparatorluğu’nun da en önemli şehirlerinden biri  olmuş. Şimdi Kartaca Harabeleri Unesco dünya kültür mirası listesinde yer alıyor. Roma limanları, hamamlar, içinde kral mezarları bulunan villaların bir bölümü ise hala ayakta.

Kartaca Harabelerinden sonraki durağımız ise  1888 yılında müze haline getirilen saray, bugün Kuzey Afrika’nın en büyük, dünyanın da en büyük mozaik müzesi: Bardo Müzesi.  Mozaiklerin neredeyse tamamı, efsanevi komutan Hannibal’in kenti olarak bilinen Tunis’teki Kartaca’dan  çıkarılmış. Bu eşsiz mozaikler arasında  ‘Neptün’ün Zaferi’  mozaiği ve Apollo Tapınağı’nın heykeli mutlaka görülmesi gereken eserler arasında yer alıyor.

Zeytune Cami ise Athena Tapınağı’nın üzerine kurulmuş, zaman içinde genişletilerek restore edilmiş,daha sonraları 13.- 15. yüzyıllarda birçok medresenin eklendiği caminin, o dönemde din ve fenni eğitimi üzerine Kahire’deki ünlü El Azhar Üniversitesi’yle yarışacak kadar kapsamlı olduğu biliniyor. Günümüzde tekrar yarışacak seviyelere gelebilir zira medrese, hepimizin de bildiği gibi 2011 yılındaki halk ayaklanması sonrası devrilen Cumhurbaşkanı Zeynel Abidin Bin Ali sonrası  geçen sene eğitim öğretim hayatına yeniden başladı.

Daha söyleyecek çok söz, yazılacak çok kelam var lakin; 29 Ekim öncesi gideceğimiz yerler hakkında sanırım bu bilgiler şimdilik yeterli. Yapılan hazırlıklar, görülecek  yerler ve Dünya Barışı adına “BEN DE VARIM!” diyen 800 arkadaşımız ile birlikte gerçekleştirecek olduğumuz bu  geziyi düşündüğümüzde; rüya gibi bir yolculuk bizi bekliyor desek sanırım abartmış olmayız…

UNUTMADAN,

Harekete;

15 GÜN 15 SAAT 8 DAKİKA Kaldı 

Gemide görüşmek üzere

Sevgiyle kalın...

  

@m./A

Mehmet Akif BIYIKLI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.