Barışa Yelken Açmak

29.10.2013 16:55:54
A+ A-

Bir gemi düşünün ki içinde 800 gencin bir arada bulunduğu.

Bir gemi düşünün ki Türkiye' nin ev sahipliğini yaptığı bu gemiye  Dünya'nın 38 ülkesinden katılımın sağlandığı.

Bir gemi düşünün ki 29 Ekim 2013' te yani  Cumhuriyetimizin 90.yılında harekete geçen.

Bir gemi düşünün ki  Dünya' ya Dostluk ve  Barış mesajlarının verildiği.

Bir gemi düşünün  ki daha önce birbirini tanımayan, hatta görmeyen 800 yüreğin aynı amaç uğruna bir araya gelip bütün olduğu.

Bir gemi düşünün ki içinde  sürdürülebilir ve daha güzel bir dünya adına, " Dil, din, ırk, cinsiyet, renk ve düşünce farkı olmaksızın"  tüm insanlığı,barış içinde yaşamaya davet eden bir topluluğun olduğu.

Bir gemi düşünün ki  içinde söylemlerin ötesine geçilip fikri zeminde " Dünya Barışı adına neler yapabiliriz ? " i tartışan ve de bunu uygulamak için elinden geleni ardına koymayan  bir gençliğin olduğu.

Bir gemi düşünün ki içinde barışa köprü olan aktivist bir gençliğin olduğu.

Evet  o gemi az  sonra kalkacak bu limandan. Ve aslına bakarsanız bugüne kadar hiçbir gemi bu kadar anlamlı bir amaç uğruna demir almamıştı bu limanlardan.

Gemi öncesinde başlayan ve gemiye binmemizle birlikte daha da artan heyecanımız, yoğun programına rağmen kalkış öncesi gemiye gelerek bizleri yalnız bırakmayan, bizlerle tecrübelerini paylaşan, dünya barışa adına yapmamız gerekenlere değinen ve heyecanımızı bir nebze olsun dindiren Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç'a tüm Türkiye-Akdeniz Gençlik Barış Gemisi Katılımcıları adına teşekkür ederim.

Belki birbirimizi bilmiyoruz tanımıyoruz,renklerimiz,dinlerimiz, ülkelerimiz farklı ama ufacık bir tebessüm ile ısınıverdi yüreklerimiz. Her ne kadar aynı dili konuşamasak da hepimiz gemide sadece ve sadece "o" dili konuşacaktık.

Öyle ya Barışın Dili evrenseldi ve "Barış Elçileri" bu dili tüm insanlığa duyuracaktı, duyurmalıydı.

Gezi programımıza kısaca  geri dönecek olursak 1 Kasım gibi anca Dubrovnik Limanı' na varmış olacağız.(Hırvatistan). Sanırım 1 Kasım' da manevi bilinçaltımız yeniden şahlanacak, atalarımızın eski topraklarında yabancılık bile hissetmeyeceğiz belki de. Zira 443 yıl Osmanlı himayesinde de  kalmış Dubrovnik. Hakeza ikinci durağımız  Mostar(Bosna Hersek)' da da durum aynı. 415 yıl Osmanlı İmparatorluğunun idaresinde kalan Mostar' da iç savaş sırasında zarar gören Mostar KöprüsüTürkiye'nin öncülüğünü ettiği ve bazı ülkelerin de katkılarıyla aslına uygun olarak yeniden inşa edildi ve 2004' de yeniden ayağa kaldırıldı. Mostar' ı bize yakın kılan ikinci neden ise Mostar'ın Kayseri ile, ( Mimar Sinan' ın Kayseri doğumlu olduğu için) kardeş şehir ilan edilmesidir.

İlk gün yorgunluğundan mıdır, deniz mi tuttu bilinmez ama yazıma korkarım ki son vereceğim az sonra, daha çok çok şeyler yazmak ister iken.

Madem ki Dünya Barışı adına burada toplandık, yekpare olduk bize de Mevlana'nın şu sözünü şiar edinmek düşer.

DÜNYA'DA SEVGİYE DAİR NE VARSA BEN ORADA VARIM,

SAVAŞA DAİR NE VARSA BEN ORADA YOKUM !

 

Sevgi  ve Barışla.

 

@m./A

 

Mehmet Akif  BIYIKLI



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.