Barışamasak da Barışacağız

04.04.2013 13:42:07
A+ A-

 

Barışı istemekle barışılamayacağını anladık.

Çünkü barışı istemekle barışmak farklı şeyler.

Kamuoyunda barışı isteyen çok barışmak isteyen az.

Türk milliyetçilerinin "bölüneceğiz" kaygısı, Kürt milliyetçilerinin "bölünemeyeceğiz" kaygısı, akil insanlar listesine giremeyenlerin "ben saksı değilim atarlanmaları", muhalefet partilerinin "sorun çözülsün ama" amalanmaları, medyanın "kafası bulanıkları" barış isteyenin çok barışmak isteyenin az olduğunun somut birer göstergesi.

Bütün bu vıdı vıdılar bunu gösteriyor.

Peki barışmak için barışmak zorunda mıyız?

Elbette zorunda değiliz.

Barışmadan da barışabiliriz, ki gidişat onu gösteriyor.

Çünkü herkesin, her kesimin kendine göre çıkarı var, kaygısı var, tribünü var, takımı var v.s.

Ama bu sürece takoz olanlar şunu bilmeliler.

Sürece destek olanlar tarihe geçecek, köstek olanlar ise tarihin çöp sepetindeki yerini alacaktır.

İki arada bir derede kalanlar ise pozisyonunu korumaya devam edecektir.

"Dünyanın her tarafında sürüp giden savaşların birinde vurulan askerler mezarlarından kalksalar ve savaşı durdurmaya kalksalar neler olur? Ordu, hükümet, silah tüccarları, politikacılar, iş adamları, din adamları nasıl tepki verir? Ya kocalarını, sevgililerini, babalarını ve oğullarını kaybedenler? Gerçekten savaşsız bir dünyayı istiyor muyuz?" (Ölüleri Gömün Tiyatro Oyunu'nun tanıtım metni) 

Evet samimi olarak gerçekten savaşsız bir Türkiye savaşsız dünya istiyorsak barışamasak ta barışmak zorundayız.

Babailiğin isyankar ve akil şeyhi Orhan Baba'nın bir vecizesine gönderme yaparak süreci pardon yazıyı noktalayalım.

Daha güzel, daha umutlu, daha adil bir Türkiye için, dünya için, barış için, insanlık için batsın bu savaş.



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.