barışın dili

07.01.2013 09:01:47
A+ A-

 

Öncelikle "barışın dili" girişimi ile ilgili tüm emektarlara anlamlı, değerli farklılık ve yenilikleri için teşekkürler.

Bu konuda basın yayın ve medyaya büyük sorumluluk düşüyor. İnsanları doğru ve tarafsız bilgilendirmede, önemli misyon sahibi. Bunu art niyet ve kötümserlikten uzak olarak belirtmek gerekir ki hiçte öyle olmuyor maalesef. Çoğu zaman dördüncü değil birinci kuvvet olmaktan öteye gitmiyor. Lütfen insaflı olun ve elinizi vicdanınıza koyup objektif olun. Bu çok mu zor?

Kronikleşen uzun bir bilinçli-bilinçsiz tıkanıklıklar serisinden sonra tekrar olması gereken yere dönüldü. Müzakere, diyalog... Hazineler kaybedildiği yerlerde aranmalıdır* nereye gidersek gidelim çözüm burada bizdedir. Şiddetle, çatışmayla sonuca varılamayacağı bilinen bir olgudur ve nihai dönüş diğer tüm örneklerde olduğu gibi diyalog olacaktır. Sn. Öcalan'la görüşmelerin başlaması umut verici tüm Türkiyeliler için.

Samimi bir yaklaşım mı? Kurnazca siyasi bir manevra, bir taktik mi? Açığa çıkacaktır. Dürüst bir şekilde ama gerçek olanından bir yaklaşım sergilenmek bu kadar zor ve çetin olmamalıydı. Kırk yılı
aşkın her şeyin mubah ve türlü tiksintinin aktif olarak kuralsız kullanıldığı ve uçurumun giderek derinleştiği kirli mi kirli bir savaş!


Yani gerçekten o kadar zor mu? Bir kez olsun barışa şans vermek? Yahu hani kardeştik! Bu mu dur kardeşlik, farklı renklere saygı, hoşgörü bu mu?, sırt sırta çarpışmıştık hani? Bu aralar linç girişimi haberleri okumadığımız, tutuklama, gözaltı olmayan gün yok. Onlarca genç, çocuk, öğrenci sokak ortalarında yanlışlıkla! Vuruluyor tutuklanıyor.

Başbakana atfen "el ele verirsek bu süreçte başarılı oluruz"(ki gerçek anlamda öyle) deyimi Kürtlerin aşina olmadıkları bir söylem değil ta 1. Dünya savaşından, Lozan'dan. Evet el ele vermiştiler gerçekten de... Ne oldu ki bu medeniyetsiz! Kürtlere de diş mihrakların! Oyununa gelip din kardeşleriyle! Ayrılığa düşüp terörist! Yöntemlere başvurur oldular acaba...

*katliamlara (Dersim, Ağrı, Zilan, Roboski... 25, 30, 38...) Karşı kendini savunmak ve millet olmaktan doğan haklarını aramak için mecburen silahlanmak zorunda kalan Kürtlerden bu güvenceler tam anlamıyla sağlanmadan aksi yönde bir duruş beklemek en hafif deyimle saflıktır. Ve üzülerek belirtmek gerekir ki artık alavere dalavereye gelmiyorlar-gelemiyorlar..

Tüm dünya örneklerinde olduğu gibi hakikatler bilimsel yöntemle ortaya konur ve denklemler el birliği ile çözülür. "ya insan gibi yaşayın ya da gidin kendinize başka ülke bulun deyimi " insani bir deyim değil bu işi yokuşa sürmekte ısrar etmektir. Nefret, öfke, egolarınızın sahadaki yansıması kan, barut ve ölüm oluyor. İlkel bile sayılamayacak çirkin dil ve tarz bir an önce terk edilmedir. Böyle başbakan olunamaz.

Bir yandan barışçıl söylevler diğer taraftan milliyetçilik, hedef göstermeler ve tahrik olmaz, yemez yani... Her şeyden önce nefretin dilini bırakacaksınız...

Samimiyet, dürüstlük ve daha da önemlisi vicdana hep beraber ihtiyacımız var ama steril ve gerçekten gerçek olanından...



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.