Barışın dili bu olmalı.

09.01.2013 11:47:18
A+ A-

Tekrar bir müzakere süresine başlandı, bu sefer hükümette açık açık Abdullah Öcalan'la görüştüğünü söylüyor. Görüşmeler devam ediyormuş. Geçen hafta BDP milletvekillerinden iki kişi de adaya gidip Abdullah Öcalan'la görüşmelerde bulundu. BDP nin tavrı, CHP nin tavrı bu müzakerelere karşı tamamen olmasa da oldukça iyi. Zaten bu işi hükümet tek başına yapamaz, mutlaka bir toplumsal mutabakat şart, bunun içinde toplumun yüzde ellisinden fazlasının destek vermesi gerekiyor bu sürece. CHP biraz daha sorumluluk almalı ve bu sorunun çözülmesi için tüm CHP lerin tek ağız olmaları ve sorumlu davranmaları gerekiyor. BDP den de aynı sorumluluk bekleniyor açıkçası daha sorumlu daha duyarlı açıklamalar yapması gerekiyor. Toplumun diğer kesimlerini incitmeyecek, sağduyulu açıklamaların yapması gerekir. Her şey konuşulsun, her şey tartışılsın, akıllarda hiçbir şey kalmasın, hatta en aykırı fikirler bile tartışılmalı bence. Herkesin duyarlılıkları dikkate alınmalı, diğer farklılıklara saygı duyulmalıdır. Abdullah Öcalan'ın şartlarının iyileştirilmesinden tutun da örgütün üst düzey yöneticileri de dahil diğer mensuplarının da yurt dışına çıkışına kolaylık sağlanmalı. Gittikleri ülkelerde uygun ortamların oluşturulması gerekmektedir. Her şey konuşulmalı ki yol haritası ona göre hazırlanmalı. CHP, BDP  nin olumlu, sorumlu yaklaşımları, sivil toplum örgütlerinin hatta şehit ailelerinin bu müzakerelere desteği varken, boş yere heba olmamalı, İyi değerlendirilmelidir.

Hükümete çok iş düşüyor burada bu süreci çok iyi yönetmelidir.İstismar etmemeli, Gereksiz polemikler yaratmamalı, yaratılan polemiklere girmemelidir. Sadece süreci iyi yönetip, bu sorunu Türkiye'nin gündeminden çıkarmalıdır. Artık bu kan durmalıdır. Düşünebiliyor musunuz görüşmelerin açıklanmasının ardından bile operasyonlar düzenleniyor, yine asker ve gerilla olmak üzere iki taraftan da can kayıpları yaşanabiliyor. Ve hala anaların ciğerine ateş düşüyor. Bu kanın bu acının bir an önce bitmesi gerekiyor. Çok geç kaldık bu davada. Ama yine de isterlerse bu gün bitirebilirler bu sorunu. Siyasilerin sorumlu davranmasıyla bazı şeyler oturur bence yerine. Yazık bu gençlere hayatlarının baharlarında ölümle tanışmaları ne acıdır bilemezsiniz. Bunu evlat acısı çeken bilir, sevdiğini kaybeden bilir. Toplumun tüm kesimlerine sesleniyorum. Bir çözüm öneriniz yoksa eğer sadece susun sessiz kalın, çözümün önünü tıkamayın, bırakın bu sorunu çözmek isteyenler bir şeyler yapabilsin. Elbette size ters gelen konuları söyleyeceksiniz, ama dediğim gibi destek olacaksınız, köstek değil. Karışınızdakini biraz anlayabilseniz. Evladını bu uğurda kaybeden analar bile bitsin bu sorun diyorsa, artık bu sorun bitmeye mecburdur. İntikam duygusundan arınılmalıdır.

Bir an önce silahların susması gerekiyor. Silahlar konuşmaya devam ederse bizlerin ne dediği anlaşılmaz. Bu yüzden önce silahlar susmalı, ardında tam kapsamlı görüşmeler yapılmalı. Toplumun tüm kesimi bu görüşmeler dahil edilmeli, bilgilendirilmelidir. Önce herkes sorumlu davranmalı, kimsenin onuru incitilmemeli, bir an önce bu sorun berhava edilmelidir.  Barışın dili bu olmalıdır. İnsanların konuştukları dil farklı olsa da yaşadıkları acı aynı. Bu ülkede de artık bir barış dili oluşturulmalıdır ve bu barış iklimi tüm ülkeye yayılmalıdır. Umarım iyi şeyler olur.



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.