Barışın Dili "Cehalete son ver"

05.03.2013 21:07:07
A+ A-

 

Senelerdir 'Barış', 'Barış', 'Barış' dedik durduk. Dilimizde tüy bitti.

İyi de biz bu hale nasıl geldik? Birlikte yaşadığımız kişilerle aramızda ne oldu da şimdi 'Biz Barış İstiyoruz.' sloganlarıyla meydanlara indik? Bu soruyu sorduğumda birden fazla cevap alıyorum.

Peki neydi bu aradaki husumet? Neden böyle bir şey vardı? Emperyalist güçlerin kışkırtıcı tavırları mı? Aşırı milliyetçilik duygusu mu? Hükümetlerin yanlış politikaları mı? Yoksa cehalet miydi? 

Kim ne der bilmiyorum ama; bu saydıklarımın hepsi de bu süreçte büyük rol oynamıştır. Gelin sizinle tarihe kısa bir göz atalım:

****

Tarih: 1923 Yeni kurulan Türkiye Devleti Kurtuluş Savaşı'nın barış antlaşması olan Lozan'a Misak-ı Milli'den taviz vermeme kararıyla  katıldı. Antlaşma bir tek madde dışında hemen hemen Türkiye Cumhuriyeti'nin istediği gibiydi. Neydi o madde?

O madde Musul sınırıydı. (IRAK) Misakı Milliye göre Mondros Ateşkesine kadar olan sürede kalan bölgeler Milli sınırlar içinde yer alıyordu. Nitekim Musul'da Mondros imzalandığında Osmanlı toprağıydı. Mondros'tan yalnızca 4 gün sonra İngiltere petrol bakımından zengin olan bu bölgeyi işgal etti.

Lozan'da da Musul'u Türkiye'ye verme niyetleri yoktu. Neden vermek istesin ki. Petrol var petrol. Sömürmeye devam etmek istiyordu. Lozan'dan sonrada çözümlenemeyen bu sorun Türkiye'nin Musul üzerine harekat hazırlamasına yol açtı. Eee geldik   en önemli yere. İngiltere ne yapsın en etsin ki Türkiye'yi bu harekattan vazgeçirsin.

Ve o zaman İngiltere yıllardır kullandığı bir kozunu oynadı. Ne mi? "Etnik kimlik" Ne mi? "Din sömürüsü" Ne mi? "Cehalet"

Hemen etnik kimlik ayrımcılığını, insanların dini duygularını kullanarak, cehaletin yardımıyla harekat hazırlığındaki genç Cumhuriyet'e karşı kışkırttı. Barış içinde yaşayan iki grup artık birbirine savaş ilan etmişlerdi.

Musul üzerine yürümesi planlanan ordu emperyalist güçlerin etkisiyle çıkan bu isyan üzerine yürüdü. Peki Musul'a ne oldu dersiniz? Musul, İngiltere'ye hizmet etmeye devam ediyordu. Sömürüldükçe sömürüldü.

****

Gelelim günümüze...

Senaryo yine aynı aslında. Emperyalizm ile sömürülmek istenen bölgelerin çevresinde, kendi çıkarları doğrultusunda bir yol izleyen devletler. Cehaletin boy gösterdiği zayıf devlet ve milletler.

İlk oyun etnik kimlik. "Sen Kürtsün, sen Lazsın, sen Çerkezsin, sen Arapsın, sen Türksün..." diye diye önce milletler kışkırtılır.

Sonra mı? Sonra "Bak bunlar kafir, Bak bunlar Alevi, Bak bunlar Hristiyan, Bak bunlar yobaz, Bak bunlar ateist..." kavgalar iyice şiddetlendirilir böylece.

Ondan sonra ne mi oluyor? Durun ben söyleyeyim.35 kişi diri diri yakılıyor. Binlerce kişi kurşuna diziliyor. Onlarcası dar ağacına götürülüyor. Yüzlercesi işkence görüyor, Ölesiye dövülüyor. Haklar, yasalar çiğneniyor. Hukuk yok sayılıyor. Eşitlik, özgürlük, demokrasi, hak, adaletten söz edilmiyor.

***

Peki bu ortamı yaratanlar neredeler? Bekleyin ortalık iyice karışsın. Ne de olsa yakında "Demokrasi getiriyorum" yalanlarıyla teker teker doluşurlar ülkeye.

Sonra seneler seneleri kovalar emperyalistler sömürdükçe sömürür. Alacağını alır ve hiç bir şey olmamış gibi geri döner.

Peki sömürülenler ne alemde? Onlar yaptıklarının hatasına varmadılar mı? Varmaz olurlar mı? Elbette vardılar. Ama ülkelerinde ne zaman yabancı gibi yaşamaya başladılar. Ne zaman aç-susuz kaldılar. İşte o zaman.

Son pişmanlıkta ne yazık ki fayda etmiyor.

****

Biz Berfo Anaların ağlamasını, Cumartesi Annelerinin harap olmasını, gençlerin asılmasını, gazetecilerin öldürülmesini, tutuklanmasını, köylerin bombalanmasını, insanların yakılmasını, taşlanmasını, dövülmesini istemiyoruz.

****

Eğer Barışı bu kadar çok istiyorsak bu oyunlara gelmememiz gerektiğini de öğrenmeliyiz.

Yazıma Mustafa Kemal'in sözüyle son vermek istiyorum: "Gerçek kurtuluş ancak cehaletin ortadan kaldırılmasıyla olur. Cehalet kaldırılmadıkça toplum yerinde kalıyor demektir, yerinde duran bir şey ise geriye gidiyor demektir."

 

 https://twitter.com/baris_kop



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.