Barışmaktan başka çare yok!

06.01.2013 11:30:05
A+ A-

Hükümetin yılbaşından hemen sonra kamuoyuna açıkça ilan ettiği İmralı görüşmeleri ülke gündeminin bir numaralı maddesi oldu. Onlarca yıllık Kürt sorunu için “yeni” bir süreç beklentisi yaratan bu sürecin insanı heyecanlandırmaması mümkün değil elbette.

 

Kürt sorunun tarihsel gelişimi üzerine boyumu aşacak tespitlerde bulunup analizler yapacak değilim ancak yine de Mahmut Kaptan tarafından yazılmış “1920'lerden 1984'e Dek Armut Toplayan Bir Halk: Kürtler” başlıklı yazıyı okumanızı mutlaka tavsiye ederim. Hani tek taraflı resmi tarih okumalarına çok alışıksanız iyi gelebilir, tavsiye olunur.

 

Benim asıl değinmek istediğim şey Aydın Doğan’ın yaptığı “barış dili” açıklamasına paralel bir ortak dil ve barış çağrısı olacak. Tarihsel reflekslerimizle çok alışık olduğumuz “terör” hikayelerini yeniden yorumlayabilmeyi bu süreçte iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Öte yandan özellikle medya çalışanları medyanın etkin manipüle gücünü kullanırken çok dikkatli olmalı bu süreçte zira bugüne değin savaş iklimini hep devam ettiren ciddi bir misyon taşıdı medyamız ve bu durum da duygusal bölünmeyi hep tırmandırdı…

 

Milliyet Gazetesi’nde bugün yer alan bir haber de aynı savaş dilini ne yazık ki devam ettiriyor. “Diyarbakır’da 45 şehidin intikamı alındı.” başlıklı bu haber intikam öğütleriyle bizi nasıl bir barış zeminine çekebilir? Ölümü ve de öldürmeyi intikam, kan davası gibi mi görmeliyiz hala yoksa artık insanları daha çok kışkırtacak, nefreti arttıracak haber başlıklarından kaçınmalı mıyız?

 

Tabiki aklıselim olan artık barışmaktır! Nefreti ve savaşı körüklemeyi isteyenlere inat barış her neredeyse ve nasılsa onu bulup ortaya çıkarmak olsun görevimiz...

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.