Bir Deneme Yanılma Oyunu/Suriye

13.01.2014 19:41:41
A+ A-

Taş üstünde taş, baş üstünde baş bırakılmamıştı. Ölümü hiç yakıştıramadığı, narin genç kızın cesedine bakan bir aşk şairiydim oysa. Müzik çalacak ki,kalp çalabileyim. Çiçek ve baharat kokuları olmalı ve ben sevdiğim kadın kokusuna yönelmeliyim. Buğdaylar başak vermeli ve ben çocuklarıma gelecek tasarlamalıyım. Dedelerimin,ninelerimin dokunduğu taşlara dayamalı sırtımı,her an anne kucağını tatmalıyım. Babama sarılır gibi sarılmalıyım,tarihime,kayadan yontulmuş geçmişime. Bezgince ayağımı sürümeliyim toprak yollara hatta. Toprak yoldaki aynı görünmez taş, aynı tırnağı kaldırmalı,aynı parmaktan ve taze kan öyle dökülmeli kurumuş kanın üstüne ki, kan kardeş olmalıyım, acıların ve mutlulukların ortaklığıyla yola koyulmuş, anonim orta doğu şirketi sahipleriyle. Neyleyim ki, Suriye'de taş üstünde taş, gövde üstünde baş bırakılmamıştı ve ben, ölümü hiç yakıştıramadığı narin genç kızın cesedine bakan aşk şairiydim oysa. Akacak taze kan,taze kana karışacak ve biz kan kardeş değil, kan davalı olacağız. Barut kokusu yönlendirecek bizi,sarin kokusu, leş kokusu, top sesleriyle kalkıp nükleer silahlarla oturacağız. Günden güne gelişen ölüseviciliğimiz,bir kadının saçını okşamayı, saçından sürüklemeye dönüştürecek. Tenine usul usul dokunmayı, kalçalarını sıkıp, memelerini ısırmaya, boynunu koklarken kadını başka bir aleme taşımayı boynunu kırarak başka bir dünyaya göndermeye, onu öpücüklere boğmayı tokat manyağı yapmaya, onla birleşmeyi ona tecavüzle zorla sahip olmaya, dönüştürecek. Masumiyet ve çocuklar ise çoktan ölmüş olacaklar... Ne Suriye yıkık,dökük, ne orta doğu savaş alanı, ne savaş bir deneme yanılma oyunu ve ne de ben şair olmalıyım..

Not:22 Mayıs 2013 tarihinde Facebook sayfamda yayınlanmıştır.



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.