BU FİLMİ DAHA ÖNCE SEYRETMEDİK Mİ

03.03.2013 03:03:46
A+ A-

Türkiye'de son günlerde sevindirici bir o kadar da endişe verici olaylar gelişiyor. Yıllardır silaha, silahla cevap veren bu kronikleşmiş devlet zihniyetini AKP hükümeti de sürdürdü. Bu sorunun silahla çözülemeyeceğini siyasetle hiç ilgisi olmayan insanlar bile anlarken devleti yöneten kadrolar yıllardır bunu idrak edemedi. On yıldır bu ülkeyi yönetenler de diğerlerinden pek farklı yaklaşmadı bu soruna. Gündem değiştirme uzmanı olan başbakan bir sürpriz yapıp BDP'li bazı milletvekillerinin İmralı'ya gitmesine izin verdi. Bu üzerinde düşünülmeden verilecek bir karar değildir. Yıllardır bu müzakereler özellikle mit müsteşarı Hakan Fidan tarafından devlet adına yürütülüyordu.

Peki, bütün bu müzakereler Kürtlerin karakaşı kara gözü için mi? On yıldır üç maymunu oynayan hükümet ne oldu da birden bu sorunun çözümü için düğmeye bastı? Düne kadar "Devlet terörle müzakere yapmaz mücadele eder." diyen başbakan ne oldu da müzakereye yeşil ışık yaktı? Bu soruların mantıki cevapları bu meselenin altında yatan gerçeği görmemizi daha iyi sağlar.

Eğer başbakan bu sorunun çözümünü gerçekten isteseydi Diyarbakır'daki mitinginde çocuklar dâhil istediği kişileri öldürme yetkisini polislere vermezdi. Aydın Erdem'in katil(ler)i şimdi hapiste olurdu. En yakın zamanda gerçekleşen Roboski Katliamını yapan kişi(ler)i teşhir ederdi. Bırakın teşhir etmeyi dünyanın diğer ucundaki insanlar için gözyaşı döktüğü gibi 30 40 milyon kazanmak adına kaçakçılık yapan çocuklar için de bir damla olsun gözyaşı dökerdi. Birinci sorunun cevabından hükümetin bu sorunun çözümünde samimi olmadığını anlayabiliriz.

On yıldır çözüm için kılını kıpırdatmayan hükümet birden çözüm istedi. (Birileri Habur olayını anımsayabilir. Habur olayı; Başbakanın tamamen seçime yönelik bir adımıydı. Hasan Cemal "Sizi Barışa Emanet Ediyorum" adlı son kitabında Karayılan'la röportaj yapmış. Karayılan, başbakanın kendisinden teklif geldiğini ve olaylara karışmayan bazı mensuplarını göndermelerini istediğini söylüyor. Habur'da portatif bir mahkeme kuruldu serbest bırakıldılar. Kamuoyunu özellikle Kürtleri bu konuda ikna etiller ya da öyle zannedildi. Fakat akabinde serbest bırakılan kişiler hapse atıldı. Demek istediğim Habur olayı tamamen bir seçim tezgâhıydı.) Bence bu olayın altında Ortadoğu'da başlayan Arap Baharı'nın büyük etkisi var. Çünkü PKK; İran, Irak ve Suriye'de de etkin bir güç. Kuzey Irak'ta bir Kürt devleti kuruldu. Esad da Suriye'deki Kürtlerle anlaştı. Arap Baharı'nın Türkiye'ye sıçramasından korkuyor. Daha doğrusu Suriye'de de bir Kürt devletinin kurulmasını engellemek adına dağdaki kadroyu ne pahasına olursa olsun dağıtmak istiyor. Suriye'de de bir Kürt devleti kurulursa, ilerde Kuzey Irak'taki devletle birleşir ve bu Türkiye için ciddi bir tehdit olur. Bu  yüzden Türkiye Kürtlerini bir şekilde memnun etmek elde tutmak istiyor.

Poli: Birden fazla, çoğul; tika ise yüz anlamına geliyor. Politika; Birden fazla yüz demek. Bunun özetini yıllar önce Süleyman Demirel "Dün dündür bugün bugün" cümlesiyle çıkarmıştır. Dün, "Devlet müzakere yapmaz." Diyenler, bugün;" Müzakere yapar." diyebilir. Çünkü işin içinde çıkar varsa gerisi teferruattır.

Yerel seçimler yaklaşıyor KCK tutuklulukları sessiz sedasız serbest bırakılıyor. Benim tahminime göre İmralı görüşmeleri de uzun tutulacak. Ülkede huzur hüküm sürecek bu süre zarfında. Seçimlerden sonra bir bahane bulunup yine görüşmeler kesilecek ve her şey eskisi gibi olacak. Öyle olmaz demeyin birkaç gün önce Emine Ayna'nın "Teröristle kucaklaşan İmralı'ya gidemez." bahanesiyle gidişi engellendi. Ortada büyük bir safsata var. Şöyle ki: Yıllardır Abdullah Öcalan'a terörist başı deniliyor. Bu mantığa göre onun kurduğu örgütün her mensubu da teröristtir. Bir devlet terörist başı dediği kişiyle görüşmeme bahanesini o kişinin örgütünün mensubuyla kucaklaşmasını öne sürebilir mi? BDP'nin bu süreçten men edilmesi ve çözümün tek aktörünün AKP olması için bir bahane, bir neden aranıyor. Tek aktör neden AKP olacak önümüzde seçim var belki ondandır. Bütün bu yapılanlar "Ben, bu filmi daha önce seyrettim." dedirtiyor insana. Umarım bu düşündüklerim doğru çıkmaz ve artık insan canı siyasi emeller uğruna feda edilmez gönlümden geçen de budur.



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.