Çan, Ezan, Hazzan

21.04.2013 17:07:26
A+ A-

Bir hikayem var akşam akşam. Duydum ki akil insanlar şehrime geliyormuş. Benim şehrim ki son yıllardır medeniyetler şehri diye anılır olmuş, bağırılır olmuş... İşine gelince medeniyetler şehri, Alevisi ,Sünnisi, Hristiyanı, Yahudisi, Müslümanı, ateisti kardeş birlikte yaşıyor kimsenin kimseyle bir derdi husumeti yok. İşine gelmeyince ne değişiyor? Dolunca komşu çocukları şehrime memleketime medeni olan şehir birden bire kardeş düşmanı mı oluverdi?

 

Bundan yaklaşık 10 ay önce tarihlerde hata olabilir affınıza sığınarak, balıkçılar caddesindeki meydana çok güzel bir heykel yapılmıştı. Bir çift el; birinde dünya figürü, diğer elde Hristiyan aleminin haç sembolü, Müslümanların ay yıldız'ı, Yahudilerin "Davud'un Yıldızı"nın bir arada bulunduğu güzel bir heykel...

 

Çok duygulandım ve hep içimden dedim ki; "İnşallah nazar değmez.". Antakyam çok söylenir oldu, umarım devam eder. 3, bilemedin 5 gün kalmadı birilerinin hazımsızlığına uğrayan o üç simge; adeta kılıçtan geçirilmişti. Bir eldeki dünya duruyor. Diğer eldeki üçlü simge yok. Bekledim, bekledim, günler geçti, aylar, sonra bir de baktım ki 3 simge yerinde zeytin dalı var. Ha fena olmuş mu? Çok güzel bir düşünce. Ama böyle bir güzellikten sonra olması üzücü. İlk günden yazmalıyım bunu dedim. Ön yargılı olmak istemediğimden beklemeyi tercih ettim. Ne zaman ki yerine aynısının yapılmadığını gördüm; ...

 

İyi düşünmek istiyorum ya! Hatay'ıma kimse dokunmasın; Antakya'ma kimse karışmasın; İskenderun'um, Karaağaç'ım, Samandağ'ım, Belen'im, Yayladağ'ım, Harbiye'm, Dörtyol'um, Payas'ım, Altınözü'm, Kırıkhan'ım, Arsuz'um, bir karış toprağım, herkesin insanca yaşadığı memleketim. Duyguları bakir olan şehrim, kazanların kaynadığı bereketli toprağım, mutlaka yabancıya "Aç mısın?" diye soran, sözkonusu muhtaç olunca düşünmeden el atan, şehrimin insanları; rahibesi, rahibi, hocası ,şeyhi, imamı, işçisi, köylüsü, kentlisi belli bir düzeyde zaten. Kendine münhasır erdeme sahip. Erdem yaşayarak kazanılır, Öğrenerek ya da öğretilerek değil. Kimsenin biçtiği giysiyi giymeye niyeti yok Antakyalı akil insanların. Hazımsız insanlara da prim vermeye niyeti yok bence.

 

Ben yine de sormak isterim; Birileri mi istemedi acaba ya da neden tekrar aynı üçlüyü yaptırmadınız? Konuk akil insanlarada sormak istiyorum; Hatay üzerinden çıkabilecek hiçbir sorunun vebali, binyıllardır insanca birlikte yaşamayı becerebilmiş insanlık adına çok ağır bir yüktür; kim göğüsleyebilir?



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.