Çatışma Çözümü ve Hayırlı Cumartesiler

07.01.2013 11:00:27
A+ A-

Ülkemizin son 30 yılının en önemli sorunu, demokratikleşmememizle doğru orantılı bir şekilde kuşkusuz Kürt sorunudur. Sorunun çözümü doğrultusunda da son yıllarda,  her 7-8 ayda bir çözüme çok yaklaşıldığından, dönüm noktasına gelindiğinden, sorunun çözümüne yönelik tarihi dönemeçlerde olunduğundan bahsetmek adettendir. Genellikle de her seçimden önce bu analizler yapılır. Bu da ne yazık ki ülkenin en büyük sorununun Kürt vatandaşlardan gelecek olan oyların hatırına yapılan açılımlarla sınırlı kalındığı ve sonrasına herhangi bir ilerleme kaydedilmediği tespitini ortaya çıkarmaktadır.  Bir gün mesele çözüldü artık diye gelecek hakkında umutlanırken, ertesi gün haberlere düşen ölüm haberleri ile tekrardan karamsarlığı düşüyoruz. Son günlerde yaşanılan müzakere süreciyle birlikte yeniden bu dönemlerden birini yaşıyoruz. Umarım artık ülkenin yoksul gençlerinin ölümünün önüne geçilecek, toplumsal huzuru sağlayacak gelişmeler yaşanır. Siyasi sorunların çözümü silahla olamamaktadır. Bu doğrultuda benzer süreçlerden geçmiş İngiltere'nin IRA(İrlanda Kurtuluş Ordusu) sorununu nasıl sona erdirdiğine bakmak önemli olacaktır.

İngiltere IRA ile direkt olarak görüşmemiştir. IRA'nın siyasi kanadı olan Sinn Fein ile müzakere edilmiştir. Sorunun çözümü doğrultusunda ilk adım şiddet ortamının sona erebilmesidir. Şiddet ortamı sona ermeden yapılan her kazanım, en küçük bir şiddet ortamında tekrardan başa dönecektir. İngiltere adına dönemin başbakanı Tony Blair'in sağ kolu olarak IRA ile müzakereleri yürüten Jonathan Powell iki yıl önceki mülakatında "demokratik hükümetlerin ortaya koyması gereken tek ön koşul, şiddete son verilmesidir. Müzakerelere, ateşkes olmadan başlanamaz" demiştir. Bunun ardından müzakerelere sorunun direkt olarak sorunun çözümüne yönelik yapılan müzakereler eklenmelidir. Askeri bir kördüğüm varken,  Sinn Fein(IRA'nın siyasi kanadı) partisi lideri Garry Adams, IRA'yı silahlı mücadeleden vazgeçirmek üzerine çalışmıştır ki şu an bizde uygulanan yöntemden müzakere yöntemi farkı buradadır. Devlet müzakere muhatabı olarak terör örgütü olan IRA'yı değil, Sinn Fein'i seçmiştir. Aynı mülakatta Powell, "Sinn Fein bizim işimizi kolaylaştırdı, yoksa devlet olarak terör örgütüyle görüşmemiz mümkün değildi" demiştir. Sinn Fein siyasi parti olarak IRA'yı silah bırakma konusunda ikna etmiştir. İşte Good Friday (Hayırlı Cuma) Antlaşmasına giden süreç böle başlamıştır.

Bir diğer önemli nokta bu müzakereleri yaparken Tony Blair ve ekibinin dikkati, İngilizlerinde, İrlandalılar kadar sürecin sonuçlarına hazırlanması gerekliliği yönündeydi. Yani, ayrılıkçı İrlandalılar ile sorunlar çözülürken başka sorunların çıkmasının önüne geçilebilmesiydi. Ülkemizle benzerleştirme yaparsak, Kürt sorunu çözülürken, Türk sorununu yaratmadan bu müzakereleri yürütüp sonuca erişebilinmelidir. Aksi halde şu andan daha da kötü günler bizi bekliyor olabilir.  Ülkemizin daha demokratik bir ülke olabilmesi sadece Kürt meselesinin çözümüyle olmayacaktır. İngiltere'de sorunu İşçi Partisi'nin çözdüğünü düşünürsek, sosyal demokrat bir partinin çözüm konusunda olası katkıları, meseleden bir Türk sorunu doğmaması anlamında çok önemlidir. Çözüm tek taraflı olamayacağı için sorunun toplumsal tarafları, bu sürece hazırlanmalıdır. Bunun da en iyi yöntemi, IRA, ETA vb. diğer müzakere örnekleri incelenerek ve atılan adımlar bilimsel bir değerlendirme ışığında hakla anlatılmalı ve bilinçlenme sağlanmalıdır. Ayrıca muhalefet partileri bilgilendirilmelidir. CHP Genel Başkan'ı Kılıçdaroğlu'nun sürece destek için "AKP'ye kredi veriyoruz, çözün bu sorunu" söylemine Başbakan'ın verdiği "Sen nereye kredi vereceksin sen krediye muhtaçsın bir defa" yanıtı umalım ki İngiltere'de yaratılan muhalefet-iktidar işbirliğinden uzak kalınacağının ve sürecin tekrardan sığ siyasi sulara çekileceğinin sinyali değildir. Sığ siyaset kendini her Cumartesi günü, Cumartesi annelerinin sesine tıkayan siyasettir yâda ölen şehit askerlerinin bedenleri üzerinden yapılan siyasettir. Bizimde Hayırlı Cuma Antlaşması gibi bir dönüm noktasına ihtiyacımız varken süreç umutsuzluğa doğru gitmemelidir.  Neden Hayırlı bir Cumartesimiz olmasın? Olması dileğiyle.



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.