Değişen Türkiye’de değişmeyen gerçek: Devlet fetişizmi

03.06.2014 09:30:05
A+ A-

AKSAM (Akdeniz Stratejik Araştırmalar Merkezi Derneği) öncülüğünde SDP, Ülfet Derneği, Barış FM ve ANASİAD işbirliği ile 29.05.2014 tarihinde “Değişen Türkiye Toplantıları” adıyla bir panel tertipledi. Moderatörlüğü Anadolu Platformundan Gazi Kılıçparlar yaptı, Panelistler Doğu Ergil, Ayhan Oğan, Fadime Özkan, Mehmet Uçum ve Kerim Paker’di. Kerim Paker hariç katılımcıların tamamı barış sürecinde oluşturulan “akil insanlar” heyetinden seçilmiş kişilerdi.

AKSAM Başkanı Kasım Pamuk öncelikle böyle bir derneği Adana’ya kazandırdığı için tebriki hak ediyor. Salon seçkin insanlarla doluydu uzun zamandır böyle zevkle dinlediğim bir panel ve dinleyici kitlesi olmamıştı öncelikle paneli tertipleyenleri ve katılımcı kitleyi kutladığımı belirteyim.

SDP Başkanı Ayhan Doğan bu toplantıları Türkiye’nin birçok ilinde ve ilçesinde yapıyoruz. “Amacımız konuşmaları deşifre edip, kayıt altına alıp, ulaştırmamız gereken yerlere ulaştırmak”, cümlesi ile panelin amacını da ortaya koyuyordu aslında. Türk toplumu fazla politize oldu, son seçimler bunun bir göstergesidir, bu avantajlı bir durumdur çünkü, sadece Türkiye’de değil dünyada da siyasal ve ekonomik paradigmalar değişiyor dedi.

Gazeteci Fadime Özkan, Diyarbakır’dan geldiğini söyleyerek, orada PKK tarafından dağa çıkarılan çocukların aileleri ile görüştüğünü, “bu ailelerin tutumları Kürt sorunun çözüm yoluna girdiğini gösteriyor, daha önce asker aileleri çocuklarının ölümlerini sorguluyordu şimdi dağdakilerin aileleri de sorguluyor.” dedi.

Mehmet Uçkum, “egemenliğin kayıtsız şartsız millete olduğu sözünün uygulamasıdır bu toplantılar, bu güne kadar yukarıdan aşağıya doğru bir yönetim anlayışı varken şimdi aşağıdan yukarıya doğru oluyor bu işler, bugün toplumla devletin yüzleşme süreci yaşanır, adalet anlayışı süreci, değişim süreci yaşanıyor, bugün toplumsal egemenlikle bürokratik egemenlik çatışması yaşanıyor. Toplumsal egemenlik sorun çözmek için uğraşırken, bürokratik egemenlik sorunun kaynağını oluşturuyor, halk devlet fetişizmini değiştirmek istiyor.” şeklinde konuştu.

Kerim Paker, “yaklaşık 140 yıldır yani birinci meşrutiyetten beri halk egemenlik mücadelesi veriyor, hem iç politikada hem dış politikada devlet riske girmeden iş yapıyordu, devlete belli bir zümre hakimdi, Türkiye’nin sürdürülebilir bir değişime ihtiyacı var, sosyal, siyasal, ekonomik anlamda bir değişim gerekiyor.” dedi.

Doğu Ergil, “savaşı da barışı da topluluklar sürdürür. Değişim var, biz bu değişimi nasıl karşılıyoruz, neler kazanıp neler kaybettiğimizi sorgulamalıyız, insanlar konuş ise anlaşabilir, bir araya gelebilirse sorunu çözebilir, bir problem varsa onu ortaya koyabilmek çözümün yarısıdır, yönetilemeyen olgu sorundur, soruna kök çözüm getirilirse biter, yıllardır entelektüel geviş getiriyoruz, pratik adımlar atılmalıdır.” şeklinde konuştu.

Panelistlerin konuşmaları kısaca bu çerçevede idi.

Daha sonra dinleyicilere söz verildi. En az konuşmacılar kadar dinleyicilerde konuyla ilgili hem doyurucu hem de pratik çözümler önerdi. İlk olarak bendenize söz verildi. Ardından sırasıyla, Recep Kurdoğlu, Murat Balkı, Abdurrahman Acar, İsmail Yiğit, Muhyeddin Yıldırım, Necip Gazel, Ahmet Batur, İrfan Ayanoğlu, Zahide İncioğlu, Hatice Kara, Seyfullah Sarıaslan, Nevzat Ardıç, Osman Tekin, Ramazan Yıldız, Ali Aygün, Muhiddin Satıcı, Serap Torun, Halime Ünver ve Esma Nur Satıcı söz alarak görüşlerini dile getirdi.

Panelistlerin ve dinleyicilerin çoğunlukla ortak vurgusu, Türkiye’de topluma önderlik edebilecek aydınların yetersizolduğu, değişimin tavandan değil, tabandan olması gerektiği, kendi ayakları üzerinde duran bir tolum olunması gerektiği, eğitim sisteminin yeterli olmadığı, toplumdaki parçalanmışlık halinin sonradan suni olarak çıkartıldığı, temelde böyle bir sorunun olmadığı şeklinde idi.

Hülasa Türkiye değişiyor hem de çok hızlı değişiyor. Devlet değişiyor, toplum değişiyor, düşünceler değişiyor, algılar değişiyor, anlayışlar değişiyor, yaklaşımlar değişiyor kısacası her şey değişiyor. Değişmeyen tek şey değişime karşı direniş, bürokrasi direniyor. Devletin yaklaşımları değişiyor, devlet memuru direniyor, yasalar değişiyor yasaları uygulayıcılar direniyor. Devlet fetişizmi biterse değişimin önündeki en güçlü engel de biter.

Bu toplantılarda kanımca en önemli durumlardan biri Doğu Ergil gibi liberal bir isimle, Ayhan Oğan gibi İslamcı birinin aynı masa etrafında, aynı konuda çözümler sunmasıdır. Bu ekibe bir sosyalist, bir Kürt milliyetçisi, bir de Türk milliyetçisi eklenir ise paneller daha verimli geçer diye düşünüyorum.

Vesselam.

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.