Elleri güzel çocuk Şahin Öner

13.02.2013 11:30:15
A+ A-

Çocukluk soyutlama yapamamaktır bir yandan da.

İstediğini her neyse direkt dolaysız elde etme ruh hali.
Belki de bu onların bu hali 'yetişkin olan' bizim için, çocukların içine cin kaçmış hissi uyandırıyordur.
Sosyal öğretilerle yoğrulmuş ve kıvama gelmiş olan biz, hakikatle yaşanmakta olan arasındaki gerilimi biliyoruz nasılsa. Hakikat başka, günlük hayat düzeni başka!. Bu gerilimi bildiğimiz ve çözemediğimiz için belki de terapilerle şifa bulmaya çalışıyoruz.

Aklımda çocukluğumdan kalan bir dükkanı hayal meyal hatırlıyorum. Vitrininde ''bilmem ne bedava'' yazıyordu. Yazıyordu yazmasına da kimseler de gidip o bedava olanı almıyordu.

Hayat içerisinde anlıyorsunuz bedava diye bir şey yoktur.

Uzun süre kelimeleri gerçek anlamıyla anlayan ben, neden sonra soyutlamayı da öğrendim nihayet.
'Bedava demek, bedava demek değildir''
.
Twitter'da fotoğrafları yayınlandı Şahin Öner'in, soğuk, katı ve sağlam elleriyle...
Panzerin altında kalan bedeninin verdiği acıyla, ölümün acısıyla kasılmış olan ellerinin.

Oysa neredeyse bütün gazeteler sözbirliğiyle; elinde bomba patladı demiş, deyivermişlerdi.O bomba aslında onun ellerinde değil ama bizim hakikat inancımıza patladı, yine ve yeniden.
Bir kez daha yalanla yattık, yalanla kalktık.
.
Şahin'in niye ve neden öldüğünden ziyade bir yalanla uğraşmak zorunda kalmak.
.
Anlıyorum tabii niye böyle dendiğini.
Biz yapmadık, onlar kendi kendilerini öldürüyor dezenformasyonu en iyisiydi.Biz de faşizm, ırkçılık yoktur. Dersim, Maraş Sivas, Roboski...tüm bunlar rivayettir, söylentidir!...

Oysa barış, hakikatle gelirse barış olur. Aksinde, el sıkıştığınızın ertesi günü 'nerede kalmıştık' diye her şey eskisi gibi devam eder. Ve bu durum olsa olsa barışa olan inancı dejenere etmekten başka bir şeye yaramaz...

Hatırlıyormusunuz 2 sene öncesinde Ermenistan'la yapılan protokolleri...İmzayı atan bürokratların yüzlerinden dahi belliydi yaptıkları işe inanmadıkları. Ve sizin de bildiğiniz gibi protokoller imzalanmış olduğu halde ertesi günden itibaren çöpe atılmıştı. Sınırın hala kapalı olduğunu söylemelimiyim! Böylelikle kendi imza ve sözlerini yine kendi elleriyle dejenere etmişlerdi...
.
Kendi 19 yaşını hatırlayanlar bilirler Şahin'in neler hissettiğini. Yaşadığını değilse de hissettiklerini bilirsiniz. Hayata itirazınız bir de yok sayılan dilinizle birleşince.
.
Dedim ya öğrenmiştim vitrinde bedava yazması, bedava anlamına gelmiyor diye.
Objektif, tarafsız gazetecilik anaakım medyanın neredeyse ortak şiarı. Yazıyor hemen hepsinin vitrininin bir yerlerinde. Klişeleşmiş. Eğer gerçekten öyle olsa ve yaşansaydı belki bu kadar içi boş bir klişeye dönmezdi de.
Hasretinizi, meramınızı sloganlaştırmış olabilirsiniz...Ama şiarınızı, anak kritik zamanlarda ki tutumlarınız gerçek kılmaya muktedirdir. Yoksa söz söylemekte ne var...
Daha dün devletin Trt'ye hangi tanımı nasıl yapacağını dikte ettiği haber olmuştu. İşte burada...
Nihayet hasretlerinize ulaşmak bir bedel istiyor.
Ulaşmayıp vazgeçmek de.
.
Şahin Öner elleri güzel çocuk.
.
Eski İnka kültüründeki insan kurban etme kendi topraklarında son bulmuş olsa da memleketim de devam ediyor hala.
Kurbanın kalbi hızlıca sökülüp hala gören ve yaşayan gözlerine gösterilirmiş. Sen bizim için kurban oldun diye. Ama söylemeliyim kurbana hürmette en ufak bir saygısızlık dahi yapılmıyormuş. Nihayet o tanrısal bir şekilde hayat veren olarak da kabul ediliyormuş.
.
Şahin de bu barış sürecinin kurbanlarından biri oldu
Ama söktüğünüz kalbini bırakın ona göstermeyi, kendiniz dahi görmüyorsunuz.
Hoşçakal elleri güzel çocuk.
Hoşçakal iki gözüm.

 

Bir gayriresmi idam biçimine dündü panzerin altında ölmek, 77 1 mayısından bu güne! Yusuf Yılan'ı hatırladım yine ve yine...
Siz hiç ölmezmişsiniz...Öyle söylediler...



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.